16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ...A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirmediğini, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yapılarak aracın güncel değerinin ödenmesine ilişkin talebin kabulünün mümkün olmadığını, aracın ayıplı mal niteliğine haiz olmadığını, ayıplı malın varlığından bahsedilmek için, maldan beklenen faydanın, kullanım amacı bakımından azalması gerekmekte veya malın niteliğine ya da etkileyen niceliğine aykırı olan bir hususun varlığının aranması gerektiğini, ancak somut olayda araçta şikayet konusu yapılan arıza bakımından araçta üretim kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmadığını, mezkur aracın kullanımına engel teşkil edecek bir husus bulunmadığını, araçla ticari faaliyetlerin ifa edilmesi sebebiyle çok yoğun trafiklerde dur-kalk şeklinde aracın kullanılması durumu veya başka bir husustan kaynaklanıp kaynaklanmadığı durumlarının gözetilmesi de gerekirken, dosya muhtevasında bu durumu ispatlayan hiç bir teknik verinin bulunmadığını, aracın ayıplı olduğu yönündeki beyanların kabul edilmemesi gerektiğini, davacının fatura tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, ayıbı kabul etmemekle birlikte davaya dayanak sorun nedeniyle akitten dönme değerlendirilecekse de; iadeye konu olacak şekilde davacının bu zamana kadar aracı kullanmayla elde ettiği tüm ticari kazançların hesaplanarak, son kertede araçtan faydalanmaya engel bir durumun olmadığı da gözetilerek her halükarda hak ve menfaatler dengesi gereği TBK. 227. madde hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının eksik harcı tamamlaması gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı yanın ayıba ilişkin tüm talep ve dava haklarının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının talep ettiği denkleştirici adalet ilkesi yönündeki talebinin kabulünün de mümkün olmadığını, dava konusu araç hakkındaki gizli ayıp iddiasının yerinde olmadığını, araçtaki arızaların dış kaynaklı olduğunu ve kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın davacı yedinde iken herhangi bir hasar ve kusur nedeniyle arızalanmış olabileceği hususunun değerlendirilmeksizin aracın ayıplı olduğu yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığını, bedel iadesi talebinin kabulü halinde faizin aracın iadesinden itibaren hesaplanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın