12. Ceza Dairesi
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 20.04.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 22.04.2011 tarihinde tutuklandığını, 26.12.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama neticesinde beraat ettiğini, kararın kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 18.05.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat yasal koşullarının oluşmadığını, istenilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ve açılan davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.032,93 TL maddi, 8.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 4. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.01.2018 tarihli, 2017/8704 Esas 2018/337 Karar sayılı ilamıyla "davanın süresinde açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğinin gözetilmemesi, tazminat davasının dayanağı olan davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesinin gerektiği, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının diğer hükümlülüğünden mahsup edildiği araştırılarak, tamamının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde ise mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için de makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesi, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiği, kabul ve uygulamaya göre de; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, maddi tazminatın eksik tayin edildiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/66 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.378,18 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.09.2019 tarihli, 2019/685 Esas 2019/8789 Karar sayılı ilamıyla "davacının haksız gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin başka suça ilişkin hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve kabul ve uygulamaya göre de; yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2019/473 Esas, 2020/113 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 8. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli, 2021/3412 Esas 2022/4903 Karar sayılı ilamıyla "Davacının 03.03.2020 havale tarihli temyizden feragat içerikli dilekçe sunduğu, davacının, nitelikli hırsızlık suçundan aldığı 1 yıl 8 ay hapis cezası sebebi ile hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, bu kapsamda kendisine vasi atanmış olup olmadığının araştırılarak, varsa vasisinin temyizden feragate muvafakatinin alınması, muvafakatin alınamaması halinde feragat yetkisi bulunmayan davacı hakkında, vekili tarafından bulunulan temyiz isteminin incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi, kabule göre de; davacının 22.04.2011 -26.12.2011 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerinin mahsup edildiği; Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli 2011/346 Esas, 2012/245 sayılı karar içeriğinden anlaşılmakla, bu şekilde davacının mahsup edilecek haksız bir tutukluluk süresinin kalmadığının anlaşılması karşısında, bu durum gözetilerek hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gözetilmeden davacı lehine fazla tazminata hükmedildiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 9. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/359 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2023 tarihli, davacının temyizden örtülü feragati nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi; temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davacı tarafın hazine aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince; davacı ... hakkında Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama dosyası kapsamında davacının 22.04.2011-26.12.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/484 esas, 2014/238 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 14.07.2014 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 23.10.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleştiğinin ilgilisine tebliğ edilmediği, tazminat davasının 20.04.2015 tarihinde süresi içinde açıldığı, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde haksız tutuklanması nedeniyle 20.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre davacının tutuklulukta kaldığı döneme ilişkin maddi zararını (vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi, ücret bodrosu vebenzeri) itibar edilebilecek bir belgeyle ispat etmesi gerektiği, tanık beyanlarına, kolluk araştırma tutanağına ve tahmine dayanılarak ya da ilgili meslek odasına sorularak davacının maddi zararının tespitinin mümkün olmadığı, sosyal güvenlik kayıtlarına göre gözaltı ve tutuklama tarihlerinde çalışma süresinin gözükmediği, bu durumda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek gözaltında ve tutuklulukta kalınan dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden davacının maddi zararının hesaplaması gerektiği, bu husus göz önüne alındığında davacının 22.04.2011-26.12.2011 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin maddi zararının 5.378,18 TL olduğu, her ne kadar CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin tamamının diğer bir hükümlülüğünden mahsup edildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre hakkında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak makul bir tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacının tutuklulukta kaldığı sürenin tamamı başka bir dosyasından mahsup edilmesi nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile makul olan 2.000 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 22.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal, kültürel ve ekonomik durumu, duyduğu üzüntü, acı ile cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı süre ve manevi tazminatın bir zenginleşme sebebi olmaması ilkesi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, davacının tutukluluk süresinin tamamının diğer bir hükümlülüğünden mahsup edildiğinden haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin hak ve nesafetin sağlanması gerektiği de gözönüne alınarak manevi tazminatın kısmen kabulü ile makul olan 2.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 22.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/484 Esas - 2014/238 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve hırsızlık suçlarından 23.10.2014-20.04.2015 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 23.10.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından hükmün süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla; hükümlü davacının feragat yetkisi bulunmadığından tebliğnamedeki davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02.12.2022 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 08.12.2018 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlik sınırının altında olduğundan bahisle reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak; 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının tazminata esas ceza dava dosyasında tutuklu kaldığı sürenin tamamının davacının başka bir mahkumiyetinden mahsup edildiği anlaşılmakla, bozma ilamı doğrultusunda ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak 1. Tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılaması neticesinde beraat eden, süresinde dava açan ve tazminat isteyemeyecek kişilerden olmayan davacı lehine, gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin mahsup edildiği göz önünde bulundurularak, makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/359 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararında davacı ... davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın