12. Ceza Dairesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2017 tarih ve 2013/12 E. 2017/33 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince 227.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2017/2047 Esas, 2020/405 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün, sanığın beraatine dair hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2020/2197 Esas, 2022/5875 Karar sayılı kararı ile özetle; duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/3622 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) fıkrası gereğince beraat kararı verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.01.2023 tarihli ve 2023/9904 sayılı, "Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği; "...Sanık ... hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/3014 esas sayılı iddianamesi ile taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açıldığı, Yapılan yargılama sonucunda Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2017 tarih ve 2013/12 E. 2017/33 K. sayılı kararı ile sanığın taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21/12/2022 gün ve 2022/3622 Esas ve 2022/2436 Karar sayılı kararı ile yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle müsnet suçtan CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın BERAATİNE karar verildiği, ancak gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında özetle; zemin katta bulunan kolonlardan yirmi altı adetinin kesit donatı alanı ve pursantaj oranı açısından yetersiz olduğunun belirtildiği, yine binanın zemin raporu, statik hesap ve raporu ile statik projesinde yetersizlikler bulunduğunun belirtildiği, ayrıca binanın projesinin teknik olarak sorunlu olduğu, kirişlerin kolon akslarından kaydırılarak her iki yönde sağlıklı kolon ve kirişlerden oluşan çerçevelerin meydana gelmesinin engellendiği, ... Apartmanın da yapıda yanal ötelemeyi sınırlandıracak bulunma düzensizliğini iyileştirecek ve deprem kuvvetlerini yoğunlukla üzerine alacak betonarme perde duvarlarının kullanılmadığı, binanın zemin kat kolonlarındaki zayıflık ve sorun sadece imalat hatasından kaynaklanmadığı, projelendirme hatasının da olduğunun belirtildiği, binanın yapımında proje hatalarının bulunduğu ve sonuç olarak ilgililerin sorumlu olduğu belirtildiği, dolayısıyla sanık ...'ın maliki olduğu ve deprem neticesi yıkılan binanın 1975 Afet Yönetmeliği'ne uygun olarak inşa edilmediği, sözü edilen mevzuata göre yapının maliki olan sanığın binanın yapımındaki bozukluklardan ve bakımındaki eksikliklerden sorumlu olduğu, Sanığın gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verdiğinden sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu hukuki kanaatine varılmıştır..." gerekçelerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/3622 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararı ile; "...Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, binanın 1975 Afet Yönetmeliği'ne uygun olarak inşa edilmediği, daha sonra ülkemizde meydana gelen depremler neticesinde yapıların inşa edilmesiyle ilgili mevzuatta değişiklikler yapıldığı, yapı denetim sisteminin kurulduğu, sözü edilen mevzuata göre yapının malikinin binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden sorumlu olduğu, bu kuralın en temel şekilde yönetmeliklerde ve Türk Borçlar Kanunu'nun 69. Maddesinde düzenlendiği, ... Apartmanı'nın yapımındaki bozukluklardan ve sonradan yürürlüğe giren ve depremden doğan zararları önlemeye yönelik mevzuat kapsamında binanın bakımındaki eksikliklerden dolayı, bina maliki olan sanık ...'ın objektif özen yükümlülüğü mahiyetinde sorumlu olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Ancak, ... Apartmanı'nın 1992-1994 yılları arasında inşasına başlanıldığı, proje verilerine göre, binanın 1 bodrum, 1 zemin, 4 normal kat ve 1 yarım çatı katı olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, 07/04/1994 tarihli Yapı Ruhsatına göre, bina yol seviyesi altı 1, yol seviyesi üstü 5 olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, bodrum kat için 25/11/1994 tarihli yapı kullanma izni verildiği, bodrum ve zemin katının işyeri amaçlı kullanıldığı, incelemeler sonucunda zemin kat kolonlarından 26 tanesinin ( SZ12, SZ13, SZ14, SZ15, SZ20, SZ21, SZ23, SZ24, SZ25, SZ26, SZ29, SZ30, SZ32, SZ34, SZ35, SZ36, SZ37, SZ42, SZ43, SZ45, SZ46, SZ47, SZ48, SZ51, SZ52, SZ54 ) kesit, donatı alanı ve pursantaj oranı açısından yetersiz olduğu, diğer kolonların ise kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda, sürekli temelleri zemin emniyet gerilmesi ve kesit alanı açısından %12' sinin yetersiz olduğu, zemin kat kolonlarının kesit, pursantaj oranı ve donatı alanı açısından %65' inin yetersiz olduğu, birinci normal kat kolonlarının kesit alanı açısından %5' inin yetersiz olduğu, ikinci normal kat kolonlarının kesit alanı açısından %2,5' unun yetersiz olduğu, binanın meydana gelen depremde Zemin kat üzerine diğer katların yığılması şeklinde yıkıldığı, tanık ifadeleri ile desteklenen savunmanın aksine sanık ...'ın...Apartmanında kolon kestiğine ilişkin soyut iddia dışında, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, binanın 1998 yılında tamamlanarak iskan izni alınması ve yıkılma tarihi gözetildiğinde, ülke koşullarına göre binanın eski yapı olarak kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki, yıkılmadan önce binada bakım ve onarımı gerektiren bir iz veya emare bulunduğuna dair bir iddia veya delil de bulunmadığı, binanın yapım işini üstlenen müteahhit olan diğer sanığın dava açıldıktan kısa bir süre sonra vefat ettiği, sanığın iş ve eğitim durumuna göre, binanın yapım aşamasındaki proje ve uygulama hatalarını bilmesi ve bu hataları denetlemesinin kendisinden beklenemeyeceği, eğitimini aldığı konuda kendisine verilen ehliyet uyarınca, mühendis tarafından çizilen proje ile bunun inşaat alanında uygulanmasının, denetiminin imar mevzuatı uyarınca kamu kurumu olan Belediye'nin ilgili bölümleri vasıtasıyla yapılması gerektiği, Belediye görevlilerinin işini gereği gibi yapmayarak, proje ve yapım hatalarına rağmen binanın usulüne uygun olarak yapıldığı ve güvenle oturulabileceğine delalet eden iskanı vermelerinin sorumluluğunun sanık ...'a yüklenemeyeceği, yine iskan sonrası bakım veya onarım yapılması gerektiğine dair iz veya emare bulunmayan, Ülke koşullarına göre yeni sayılabilecek binanın şiddetli sayılabilecek deprem esnasında yıkılması nedeniyle, bina sahibinin bakım, onarım veya güvenlik tedbirlerinin alınmasına yönelik denetim yükümlülüğünü ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, cezai sorumluluğun kusura dayalı şahsi bir sorumluluk türü olduğu, Borçlar Kanununun 69. maddesinde düzenlenen hukuksal sorumlulukta karşılaşılan kusursuz sorumluluğun ceza hukukunda uygulama alanı bulamayacağı, ceza hukukunda failin, sadece kusur olarak tanımlanabilecek nitelikteki kendi davranışlarından sorumlu tutulabileceği, taksirin, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olduğu, ceza hukuku kapsamındaki cezalandırmanın, tazminat gibi bir paranın mağdura verilmesinden farklı olduğu ve farklı ölçütler çerçevesinde geliştiği, cezalandırma için gerekli olan kusurluluğun, haksız fiil sorumluluğu için aranan kusurdan farklı olarak sübjektif ölçütler, yani faile ilişkin ve failce bilinen şartlar içinde belirlenmesini zorunlu kıldığı, Yukarıda açıklanan nedenlerle taksirle ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan olayın gerçekleşmesine yönelik sanık ...'a atfedilebilecek kusur bulunmadığından..." gerekçeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) fıkrası gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. Olay günü saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Van ili, ... ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Bahçıvan Mahallesi, Kazım Karabekir Caddesi üzerinde bulunan sanığın maliki olduğu...Apartmanı'nın yıkılması ve çökmesi sonucu 20 kişinin öldüğü, yapılan ölü muayene ve otopsi işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği, şikayeti devam eden biri vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde iki kişinin yaralandığı, 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılan...Apartmanı isimli binanın sanık ... tarafından 1993 yılında inşasına başlanması için Hazar İnşaat Ltd Şti ile anlaştığı, 1993 yılında Van Belediye Başkanlığına müracaat edildiği, Van Belediyesinin 07/07/1993 tarih ve 1607 sayılı kararıyla binanın inşa edilmesine onay verildiği, bunun üzerine Bahçıvan Mahallesi Kazımkarabekir Caddesi Hamzadayı Sokak 99 numarada bulunan 456 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde...Apartmanı isimli binanın inşasına 1993 yılında başlandığı, inşaatın Hazar İnşaat Ltd Şti yetkilisi ve aynı zamanda inşaat mühendisi olan sanık...’ın denetim ve gözetiminde başlandığı, sanık...’ın aynı zamanda inşaatın bodrum katının yapılması konusunda yüklenicisi olduğu, tanık beyanlarına göre, sanıklar arasında 13/07/1993 tarihinde akdedilen sözleşme ile binanın bodrum katının yapılması hususunda sanık...’ın yüklenici ve inşaat mühendisi sıfatlarıyla statik projesinin hazırlanıp inşa edildiği, 1994 yılında borum kat olan servis ve bakım istasyonu bitirildiği, aynı yıl yapı kullanma izni alınarak faaliyete geçirildiği, onsekiz daire ve iş yerinden oluşan binanın tamamının 1997 yılında bitirilerek teslim edildiği, 31/12/1998 tarih ve 46 sayılı yapı kullanma izni verilerek bina üzerinde kat mülkiyetinin kurulduğu, yargılama aşamasında binanın bodrum katı için yüklenici olan, aynı zamanda binanın statik projesini hazırlayan sanık... hakkında ölümü nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmaktadır. 3. Ölenler ..., .....a ait ölü muayene tutanakları, yaralılara ilişkin adli muayene raporları, tanıklar .......'nın anlatımları, uzman mütalaaları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4.... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Nisan 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Van ili Merkez ilçe, Bahçıvan Mahallesi 34 pafta, 456 ada ve 11 parselde bulunan...Apartmanı 1992-1994 yılları arasında inşa edildiği, 03.11.2011 ve 13.12.2011 tarihli ön inceleme raporlarına göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, 1 bodrum ve 5 normal kattan oluştuğu, proje verilerine göre ise bina 1 bodrum, 1 zemin, 4 normal kat ve 1 yarım çatı katı olmak üzere toplam 7 kattan oluşmakta olduğu, 07.04.1994 tarihli Yapı Ruhsatına göre bina yol seviyesi altı 1, yol seviyesi üstü 5 olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, bodrum kat için 25.11.1994 tarihli yapı kullanma izni verildiği, 31/12/1998 tarih ve 46 sayılı yapı kullanma izni ile de binanın diğer kısımları ile ilgili yapı kullanma izni alındığı, bu izne dayalı olarak da 18 daire 2 işyerinden oluşan bu binanın bağımsız bölümleri kat mülkiyetine çevrilerek ayrı ayrı tapulandırıldığı, bodrum ve zemin katın işyeri amaçlı kullanıldığı, zemin sınıfının Z3, deprem bölgesinin 1.derece olduğu belirlenmiştir. Van-Merkez depreminde A ve B Bloktan oluşan bina bodrum kat hariç tamamıyla yıkılmış olduğu, Van Valiliği'nin 05.12.2011 tarihli yazısına göre bina için hazırlanmış ön hasar tespiti olmadığı, binaya ait mimari ve statik projeler, hesaplar ve zemin raporunun bulunduğu hususlarına yer verilmiştir. 5. Aynı raporda, proje verilerine göre, binanın kısa kenar doğrultusunda yerleştirilen sürekli temel kirişleri arasında bağlantı, uzun kenar doğrultusu boyunca bağ kirişleri ile sağlanmış olduğu, 23.12.2011 tarihli ön inceleme raporuna göre, temel tipi belirlenmesi için yapılan kırım sonucu, üst tabakada 5cm kalınlığında mozaik ve altında 15cm ile 20cm kalınlığında donatısız beton, beton altında blokaj bulunduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, ... Apartmanı hakkında dosya üzerinden yapılan incelemeler, deneysel çalışmalar, araştırmalar ve üç boyutlu analizler neticesinde 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina önem katsayısı l olup, yapı ruhsatında çatı katının görünmediği anlaşılmaktadır. 6. Dosyadaki raporlar ve belgeler incelendiğinde, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, ayrıca gönderilen beton numuneleri içersinde standart dışı agregalar olduğunun belirlendiği, ... Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 13.15N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen bu değerin de 1975 yılında yayımlanan ve...Apartmanının analizlerinde dikkate alınan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'dan daha düşük olduğunun tespit edildiği görülmektedir. 7. ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Nisan 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyleri sonucunda ise, bahis konusu donatı çubuklarının ilgili standardın verdiği kriterleri sağladığı, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte kolon boyutlarının kat yüksekliği boyunca değişimleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı, ancak...Apartmanı projesi üzerinde yapılan incelemelerde katlar arasında kolon boyutlarında ani değişimlerin olduğu, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temellerin, zemin emniyet gerilmesi ve kesit alanı açısından %12'sinin yetersiz olduğu, zemin Kat kolonlarının kesit, pursantaj oram ve donatı alanı açısından %65'inin yetersiz olduğu, 1. Normal Kat kolonlarının kesit alanı açısından %5'inin yetersiz olduğu, 2. Normal Kat kolonlarının kesit alanı açısından %2.5'inin yetersiz olduğu, tüm katlara ait röleveler elde edilemediğinden binanın mevcut durumuna ait analizler gerçekleştirilemediği, sonuç olarak da soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği görülmektedir. 8. Soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan bilirkişi kuruluna tanzim ettirilen 15.12.2011 tarihli raporda; binanın bodrum ve zemin katında herhengi bir kolonun kesilmediğinin belirtildiği, bu tespitin tanık beyanlarıyla uyumlu olduğu, sanığın...Apartmanının zemin katında bulunan iş yerinde alan açmak için kolon kestiğine ilişkin kanaat uyandıracak bilimsel bir tespitin yapılmadığı görülmüştür. 9. Yargılama aşamasında Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık bölümlerine mensup öğretim üyeleri ile hukuk fakültesi Ceza Hukuku Ana Bilim Dalı’na mensup öğretim üyesinden oluşan bilirkişi kuruluna ait 23/01/2015 tarihli raporda; binanın inşa edildiği zemin ile ilgili bilgilerin yetersiz olduğu, zemin etüdüyle birçok parametrenin eksik olduğu, ancak ülkemizde zemin etüt çalışmalarının 1999 Marmara Depremi’nden sonra zorunlu hale getirildiğini, bu nedenle 1999 yılından önce inşa edilen binalarda zemin etüdü yapılmadığı, binanın projesinin teknik olarak sorunlu olduğu, kirişlerin kolon akslarından kaydırılarak her iki yönde sağlıklı kolon ve kirişlerden oluşan çerçevelerin meydana gelmesinin engellendiği, ... Apartmanın da yapıda yanal ötelemeyi sınırlandıracak bulunma düzensizliğini iyileştirecek ve deprem kuvvetlerini yoğunlukla üzerine alacak betonarme perde duvarlarının kullanılmadığı, binanın zemin kat kolonlarındaki zayıflık ve sorun sadece imalat hatasından kaynaklanmadığı, projelendirme hatasının da olduğu, binanın yapıldığı tarihle yürürlükte olan mevzuata göre beton kalitesinin minimum B 160 olması gerektiği, ... Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda, binada alınan karot numunelerinin ortalama basınç dayanımlarının 13,15 N/mm² olarak tespit edildiği, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda binadan alınan karot numunelerinin ortalama basınç dayanımlarının 25,6 N/mm² olarak tespit edildiği, binadan alınan karot numunelerinin sağlam kalın betondan alındığı, ancak binanın tümünden deprem öncesi karot örnekleri alınmadan depremden sonra hasarlı elemanlardan alınan karot örneklerinden net bir sonuç alınmasının mümkün olmadığı, kolonların dayanımını ve deprem performansını etkileyen diğer bir unsurun etriyelerin uygun aralıklarla ve uçlarının 135 derece bükülerek kullanılmasına inhisar ettiği, ancak projede etriye uçlarının 90 derece büküleceğinin ön görüldüğü, proje gereği 90 derece bükülerek kullanılan etriyeler depremde açılarak işlevini göremeyeceği, etriyeler 90 derece büküldükleri için açılacağı ve görevlerini yerine getirimeyeceği, bu durumda depremde kolunun işlevini yitireceği ve yıkılarak üst katları taşıyamayacağı, üst katlardan aşağıya doğru düşmek suretiyle yıkılmasına neden olacağı, ... Apartmanında görülen ve yıkılmayan bodrum katının tavanında ve döşemesinde meydana gelen aşırı deformasyon üst katların hızla bodrum üzerine yıkılmasının bu husustan kaynaklandığı, binanın projesinde etriye sıklaştırması bulunmasına rağmen uygulamada yapılmadığı, bu nedenle binanın deprem performansının kötü olduğu, ... Apartmanı’nın 1975 Afet Yönetmeliği’ne göre projesinde hesaplama ve tasarım (zemin kat kolonları zayıf, düzenli çerçeveler oluşturulmamış) ve uygulamada kötü demir işçiliği (etriyelerin 135 derece bükülmemesi, bükülen boyların 10 cm’den kısa olması, etriye sıklaştırılması yapılmaması) ve bodrum kat hariç bazı bölgelerde kötü beton kalitesi sebebiyle yıkıldığı, binanın inşası tamamlandıktan sonra dayanıklılığını, mukavemetini etkileyen herhangi bir olayın gerçekleştiğine dair veri bulunmadığı, binanın bodrum katında kolon kesildiğine ilişkin beyanlara hukuken itibar edilebilir mahiyette olmadığı, binanın yapımında proje hatalarının bulunduğunun belirtildiği, Raporun "Hukuki Değerlendirmeler" başlığı altında yer verilen değerlendirmelerde de; "...1) Bina ile ilgili olarak yapı ruhsatiyesi düzenlenmiş ve bilahare iskan alınmış olması, binanın tekniğine uygun olarak yapıldığı konusunda bir karine oluştursa bile, bir delil ve dayanak olarak ittihaz edilemez.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın