11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müteahhitlik yapan davalının bir dubleks daireyi 150.000,00 USD bedelle müvekkiline sattığını, 10.000,00 USD kaparonun davalıya ödendiğini, bakiyesinin çeşitli miktar ve tarihlerde ödenmesi için müvekkilinin tarih kısımları boş olarak düzenlediği teminat senetlerini davalıya verdiğini, senetlerin de gününden önce ödendiğini, teminat senetleri geri istenince davalının sadece 15.000,00 USD bedelli senedi iade edip diğer senetleri kaybettiğini söylediğini, 2011 yılı Ocak ayında binanın dış cephe sıvasının döküldüğünü, atık su tesisatında hasar meydana geldiğini, davalının onarıma yanaşmadığını, müvekkilinin diğer alıcıları da organize ederek davalıya karşı dava açmaya karar verdiğini, davalının müvekkilinin bu konudaki kararlılığını kırmak için kaybettim diyerek iade etmediği teminat senetlerini tarih kısımlarını gerçeğe aykırı doldurmak suretiyle takibe koyduğunu, davalının müvekkilini davadan vazgeçirmeyi amaçladığını, takibe konu senetlere ilişkin borcun itfa ile sona erdiğini ileri sürerek Şişli 7. İcra Müdürlüğünün 2011/3368 E. sayılı dosyası ile takibe konulan senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, kötü niyetli davalıdan tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belediyede memur olan davacının belediye adına kayıtlı gayrimenkulün müvekkiline kiralanması ve ardından benzin istasyonu ruhsatı alınması hususunda aracılık yapmasına karşılık müvekkilinin 350.000,00 USD komisyon ödemesi yapacağı yönünde tarafların anlaştığını, müvekkilinin 125.000,00 USD tutarındaki ödemeyi yaptığını, bu ödemelere karşılık güvence olarak takip konusu senetleri aldığını, toplam 50.000,00 USD’yi de davacının ortağı Gencer’e ödediğini, ondan da toplam 50.000,00 USD bedelli senetleri aldığını, davacının üstlendiği edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin senetleri takibe koyduğunu ileri sürerek davanın reddini, icra inkâr tazminatının tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 12.07.2018 tarih ve 2016/445 E., 2018/260 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2020 tarih ve 2018/3650 E., 2020/105 K. sayılı ilamı ile “.... dinlenen tanıkların davacının kardeşleri olması ve beyanların görgüye dayalı olmayan soyut beyanlar içermesi karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Davacı, davalıya vermiş olduğu bonoları kendi imzalamış olup söz konusu bonoların davalıdan satın aldığı taşınmaza ilişkin olduğunu da ispatlayamamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır...” gerekçesiyle bozulmuştur. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilamına uyularak bozma ilamına uyulmakla usuli müktesep hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin hiçbir taleplerini değerlendirmediğini, delillerin toplanmadığını, 01.07.2010 tarihli belgenin fotokopi olduğunu, ön yüzle arka yüzün birbirini tamamlamadığını, ön yüzün arka sayfadaki yazı ve imzalarla bağlantısının bulunmadığını, ön yüzde imza ve tarihe yer verilmediğini, arka sayfadaki imzaların hangi amaçla atıldığının belli olmadığını, davalı tanığının gerçeğe aykırı beyan verdiğini, müvekkilinin tanığının görgüye dayalı bilgisinin bulunduğunu, 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin baskı ve tehditle davacıya imzalatıldığını, gerekçede nispi harç yatırılmadığından maktu vekâlet ücreti taktir edildiği açıklanmışsa da davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmolunduğunu, gerekçe ile hükmün çeliştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından başlatılan icra takibi ve takibe dayanak bonolar sebebiyle davacının borçlu olup olmadığı, bono bedellerinin ödenip ödenmediği, 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, Mahkeme kararının gerekçe kısmında nispi harç yatırılmadığından davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedildiğinin belirtilmesinin maddi hataya dayanmasına ve sonuca etkisinin bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap