2. Ceza Dairesi 2010/6024 E. , 2011/41890 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/127625
MAHKEMESİ : Yunak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2008
NUMARASI : 2007/122 (E) ve 2008/19 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kabule göre, sanığın iki ayrı eyleminin zincirleme suç kabul edilip 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan kurum görevlileri tarafından sanığın evinde 12.12.2006 tarihinde yapılan kontrolde sayacın cam kenarının açık olduğu ancak sayacın çalıştığının tespit edildiği, 23.01.2007 tarihinde yapılan kontrolde ise, işletme mührü bozuk kaçak elektrikten dolayı kesilen elektriği, kurum bilgisi dışında sayaç değiştirmek suretiyle elektrik kullandığı ancak sayacın çalıştığının belirlendiği olayda, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, kızının evinde kiracı olarak 6 ay önce oturmaya başladığını, sayaç camının açık olduğunu bilmediğini, görevlilerin evin içinde olan sayacın dışarı çıkarılmasını istediklerini, bu nedenle dijital sayaç alıp bir elektrikçiye taktırdığını, mühürletmek için kuruma gittiğinde hakkında tutanak düzenlendiğini belirtmesi karşısında, bilirkişi raporuna göre, her ne kadar evdeki kurulu güç ile suç tarihi öncesindeki tüketimlerin orantısız olduğu bu nedenle kaçak elektrik kullanıldığı belirtilmiş ise de, öncelikle iki tutanak arasındaki frot tutulma nedeniyle oluştuğu bildirilen aşırı tüketimin teknik yönden ne anlama geldiği ile iki tutanak arasındaki 42 günlük süre içinde kayıtsız sayaç takmak suretiyle kullanılan ve kayıtsız sayaçta gösterilen elektrik miktarının bu süreye göre kurulu güç ile uyumlu olup olmadığı ve ikinci tutanak tarihinden sonraki bir yıllık tüketim ortalaması da tespit edilip suç tarihi öncesi ve sonraki dönemlere ait tüketim ortalamaları karşılaştırılmak suretiyle ikinci tutanak tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı hususlarında bilirkişiden ek rapor alınıp, 23.01.2007 tarihli suçun ne şekilde oluştuğu da açıklanıp tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve üst cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.