6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/1714 E. , 2023/1973 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
2.... vekili Avukat ...
3....
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmalı, davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın annesi ... arasında 305 ada 21 parsel ve 36 pafta 335 ada 10 parsel üzerine inşaat yapmak konusunda 19.01.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin yüklenici olarak sözleşmede taahhüt ettiği edimleri yerine getirdiğini ve taraflar arasında bir sorun yaşanmadığını, arsa sahibi adına kurulan kat irtifakında B blok 2 nolu dairenin 3/12 payı ... adına tescil edildiğini, oysaki bu payın sözleşmeye göre yükleniciye ait olduğunu, tapu kaydına rağmen müvekkilinin arsa sahibine güvendiği için bu daireyi kullanmaya devam ettiğini, ...'ın vefatından sonra mirasçıları ile de sorun yaşamadığını ve daireyi kullanmaya devam ettiğini, muris ... adına kayıtlı olan hissenin müvekkiline ait olduğu mirasçı ... tarafından bilindiğini, davalı ...'ın ihtarname ile müvekkilinin oğlu ...'a hitaben bu davanın konusu B blok 2 nolu daireyi tahliye etmesi talebinde bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde arsa sahibi ... adına olan 3/12 payın intikal yolu ile 12/03/2008 tarihinde mirasçısı ... adına tescil edildiğini, davalı ...'nın da kendisine intikal eden bu hisseyi 14/01/2016 tarihinde tapuda satış suretiyle ... adına tescil edildiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu B blok 2 nolu dairede davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
2.1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede dava konusu bağımsız bölümün davacıya ait olduğuna dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu bağımsız bölüm hissesini tapuda satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine açılan davada davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir fiili ve hukuki münasebet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı ...'a yemin teklif edildiği ve davalı tarafından yemin edası esnasında dava konusu bağımsız bölümün alımı için ödeme yapıldığının beyan edildiği, bu haliyle davacı tarafın teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamayacağı ve yeni bir delil de gösteremeyeceği, bu haliyle yemin konusu vakıanın davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 11.07.2002 tarihli vekaletnamede ...’ın kendisine isabet eden daireleri belirleyerek bunların dışında kendi adına kayıtlı olan tüm bağımsız bölümlerin müvekkiline ait olduğundan bahisle satış yetkisi içeren vekaletname verdiğini, dava konusu dairenin 2002 yılından itibaren, müvekkili tarafından nizasız ve fasılasız olarak, 10.04.2017 ihtar tarihine kadar kendi malı gibi kullanıldığı konusunda ihtilaf olmadığını, kira ödemediği gibi kendisinden kira da talep edilmediğini, aksine delil de olmadığını, dairenin bulunduğu site inşaatlarının müvekkili ve ...’nin de içinde bulunduğu ortaklık tarafından yapıldığı konusunda da ihtilaf olmadığını, ... varisleri bakımından davanın kanıtlandığını, davalı ...’ın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... murisi ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılacak bağımsız bölümlerin %37’si arsa sahibine ait olacağı kararlaştırılmış ise de, sözleşmede herhangi bir paylaşım taslağı yapılmadığı, sonradan taraflarca bir paylaşım anlaşması yapılacağının düzenlendiği, taraflarca sonradan herhangi bir anlaşma yapılmamış ise de, arsa sahibi ...'ın 11/07/2002 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamede; 10 parsel üzerine yapılacak binada A blok 1-2-3-4-5-6-7-8 numaralı daireler ile 21 parsel üzerinde yapılacak binada A blok 1-2-3-4 numaralı daireler dışındaki çekişmeli daire de dahil diğer tüm bağımsız bölümlerin satış yetkisi ile davacıyı vekil tayin ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre de çekişmeli bağımsız bölümün inşasından bu yana ve halen davacının zilyetliğinde olduğu bu itibarla çekişmeli bağımsız bölümün sözleşme gereği davacıya kaldığı, nizalı bağımsız bölümün kullanımının davalı arsa sahibince davacı yükleniciye bırakılmış olması ve bu kullanıma ses çıkarılmaması nedeniyle davacıda ferağ ümidi oluşturduğu bu nedenle ifa zamanaşımının durduğu, arsa sahibinin ölümüyle nizalı bağımsız bölümün 3/12 payının mirasçılardan davalı ...’ya devredildiği, sonradan davacı yanca davaya dahil edilen diğer mirasçı davalının bu taşınmazda herhangi bir pay ve işleminin bulunmadığı bu itibarla dahili davalı ...’e karşı olan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, dava şartlarından olan husumetin yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese bile re'sen gözetileceği, davacı ...’in yapımını üstlendiği inşaatın, davalı ... ile ...,...’ın da dahil olduğu bir ortaklık tarafından yapıldığı, davalı ...’nin, arsada ... dışında pay sahibi olan dava dışı Münteha isimli bir kişinin payını cebri icra satışı ile satın almasından ötürü ayrıca arsa sahibi konumunda bulunduğu, nitekim buna istinaden nizalı bağımsız bölümün 9/12 payının maliki olduğu, bu itibarla davalı ...’nin hem arsa maliki olması, hem de yüklenici yanında ortak olarak yer alması ve davacı yüklenici ile akrabalığı nedeniyle nizalı taşınmaz payının davacıya ait olduğunu bildiği ve bu itibarla iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi, yemin delilinin kesin delil niteliğinde olduğu, yemin edilen konuların kesin delille ispat edildiği hususunun göz ardı edildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, sözleşmede ve vekaletnamede dava konusu bağımsız bölümün davacıya ait olmasının kararlaştırıldığına dair hiç bir düzenleme olmadığını, müvekkilinin, inşaatın tamamlanmasının üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtikten sonra halen yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını almadığını bilmesi veya bilmesinin gerekmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığını, iyiniyetli olduğunu,dinlenen tanıklarla müvekkili arasında husumet bulunduğunu, sadece yazılı delile ispat edilebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının ispat vasıtası olarak yemin deliline dayandığını ve davalının yemini eda ettiğini, yolsuz tescil davası açmakta davacının korunmaya değer hukuki yararı olmadığını, eser sözleşmesi 1995 tarihinde yapılmakla bu sözleşmeden doğan hakların 2000 yılında sona erdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK’nın 470 vd. Maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar ... ve ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmeyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ile ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.