Davacı Hazine; davalıların kayden malik olduğu 40 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler karşısında hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı ancak 6099 sayılı Yasa uyarınca yargılama giderleri ve avukatlık ücreti bakımından değerlendirme yapılması gereğine değinilerek“ bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... bakımından husumet yokluğu nedeniyle , diğer davalılar bakımından ise kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.