1. Hukuk Dairesi

Davacı, davalıların miras bırakanı adına kayıtlı olan 301 ada 38 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek kıyıda kalan kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasını istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazın Hazinenin de taraf olduğu dava sonucu tapuya bağlandığını ve ortada kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kabulüne dair önceden verilen kararın dairece " 5841 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya getirilen düzenlemeler karşısında davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulması üzerine hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda verilen davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kararın bu kez de " dava konusu taşınmazın dayanağını teşkil eden tescil ilamının kapsamının keşfen belirlenerek, sonucuna göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gereken tarafın saptanması" gereğine değinilerek bozulmasından sonra mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmaza kadastro tespitinde uygulanan tapu kaydının dayanağı olan ve Hazinenin taraf olduğu tescil ilamının çekişmeli 301 ada 38 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı ve bu kararın eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturacağı ve Hazineyi bağlayacağı , bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap