2. Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Şikâyetçiler ..., ... ve ...'a Yönelik Hırsızlık Suçundan ve Tüm Şikâyetçilere Yönelik Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/344 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak,ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Şikâyetçiler ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Hırsızlık Suçundan ve Tüm Şikâyetçilere Yönelik Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecinde ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanık ...'nın temyiz kapsamında olmayan diğer sanıklar Mesut Kurt ve ... ile birlikte suç tarihinde gece vakti, önce şikâyetçiler ..., ..., ..., ... ve ...'in ikamet ettikleri "5-F No'lu" apartmanın bodrum katına girdiği ve burada anılan şikâyetçilere ait 5 farklı kömürlük diye adlandırılan depo içerisine girerek çeşitli eşyaları çaldığı, daha sonra şikâyetçiler ..., ... ve ...'ın ikamet ettikleri "4-D No'lu" apartmanın bodrum katına girdiği ve burada anılan şikâyetçilere ait 3 farklı kömürlük diye adlandırılan depo içerisine hırsızlık amacıyla girdiği, yapılan ihbar üzerine kolluk görevlilerince olay yerinde yakalandığının anlaşıldığı olayda, aynı apartmanın bodrum katındaki farklı depolara girilmesi eyleminde tek konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun oluşacağı nazara alınıp, sanık hakkında 2 farklı apartmanın bodrum katına girmesi eylemleri nedeniyle 2 defa konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyet hükümlerinin kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde şikâyetçi sayısınca 8 defa mahkûmiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ...'nın temyiz kapsamında olmayan diğer sanıklar Mesut Kurt ve ... ile birlikte suç tarihinde gece vakti, ikinci olarak girdikleri "4-D No'lu" apartmanın bodrum katındaki depolardan hırsızlık yapmaya teşebbüs ettikleri sırada ihbar üzerine olay yerinde yakalandıkları, kolluk görevlilerince düzenlenen 10.11.2011 tarihli yakalama, geçici muhafaza altına alma, üst arama tutanağına göre, "4-D No'lu" bina önündeki sanığın kullanımındaki araç içerisinde çeşitli şofben, matkap, bakır tencere, helke, kablo gibi eşyaların görüldüğü, sanıklarla yapılan şifai görüşmede sanıkların araçta bulunan eşyaları bir arka sokaktaki binanın kömürlüklerinden çaldıklarını beyan edip, polis refakatinde "5-F No'lu" binayı gösterdikleri ve bu şekilde henüz müracaatları bulunmayan şikâyetçiler ..., ..., ..., ... ve ...'e ulaşıldığı, şikâyetçiler ... ve ...'in çalınan tüm eşyalarının araç içerisinde bulunarak iadesinin sağlandığı, diğer şikâyetçiler ..., ... ve ...'in ise bir kısım çalınan eşyalarının bulunarak iadesinin sağlandığı, şikâyetçiler ... ve ... yönünden soruşturma aşamasında gerçekleştirilen tam iade söz konusu olduğundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, diğer şikâyetçiler ..., ... ve ... yönünden soruşturma aşamasında gerçekleştirilen kısmî iade nedeniyle anılan şikâyetçilerden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızalarının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun'un 168/1-4. madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/344 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sebeplerinin hakkında 04.04.2012 tarihli ilk kararda mahkûmiyet hükümleri kurulan ve süresinde temyiz edilmeksizin kesinleşen diğer sanık Mesut Kurt'a da SİRAYETİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın