2. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/11694 Esas, 2022/16830 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2022 tarihli ve KD-2022/133311 sayılı itiraz istemi yerinde görülerek, onama kararının kaldırılmasına ve tebliğnamenin sanığa tebliğ edildikten sonra dosyanın yeniden ele alınıp incelenmesine karar verildiği, mahallince tebliğnamenin cezaevinde bulunan sanığa 17.01.2023 tarihinde okunup anlatılarak tebliğ edildiği ve temyiz incelemesi için dava dosyasının Dairemize gönderildiği belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2008 tarihli ve 2008/14799 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, suç tarihinde gece vakti katılanın ikametine hırsızlık amacıyla girdiği, katılanın eve geldiğinde sanığı görmesi üzerine sanığın herhangi bir şey alamadan evden kaçması şeklindeki sanığın eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35/2, 116/1-4, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.07.2008 tarihli ve 2008/674 Esas, 2008/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 35/2, 62, 63, 116/4, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Yukarıda anılan mahkûmiyet kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/32887 Esas, 2013/4551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2022 tarihli ve KD-2022/133311 sayılı itiraznamesi ile özetle; tebliğnamenin sanığa tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlâl edilmesi gerekçesiyle, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/32887 Esas, 2013/4551 Karar sayılı hükümlerin onanmasına dair kararının kaldırılmasına, sanığa tebliğnamenin usûlüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra, sanık hakkında kurulan hükümlerin onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 6. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/11694 Esas, 2022/16830 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz istemi yerinde görülerek, onama kararının kaldırılmasına ve tebliğnamenin sanığa tebliğ edildikten sonra dosyanın yeniden ele alınıp incelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; üzerine atılı suçu işlemediğinden hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihinde gece vakti evde bulunmayan katılanın evinin çevresinde dolaşıp komşulara katılanın nerede olduğunu sorduğu, evde kimse olmadığını öğrenince katılana ait ikamete hırsızlık amacıyla girdiği, komşularının haber vermesi üzerine katılanın eve geldiği ve sanığı evde gördüğü, sanığın evden çıkarak çatıya doğru koşup, oradan atlayarak kaçtığı, bir süre sonra sanığın yakalandığı, katılanın uzlaşmayı kabul etmediği, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık savunmasında; atılı suçu inkâr etmiş, bir evin kapısının önünde dinlenirken merdivenlere oturmak için açık olan kapıdan girdiğini savunmuştur. Katılan sanığı canlı olarak teşhis etmiş olup, sanığı evin içinden çıkıp kaçarken gördüğüne dair aşamalardaki ifadeleri ile tanıklar Y.U. ve Ş.Y'nin ifadeleri dosya içerisinde bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Sanık katılanın ikametinin merdivenlerine oturmak için girdiğine dair savunmada bulunmuşsa da katılanın aşamalardaki ifadelerinde, komşularının haber vermesi üzerine evine gittiğinde, 2. kattaki dairesinin kapısının açık olduğunu gördüğüne, sanığın dairenin içinden koşarak çıkıp çatıya doğru kaçtığına dair beyanı ve sanığı duruşmada canlı olarak teşhis etmesi, katılanın beyanlarıyla uyumlu olan tanık ifadeleri, karar yerinde gösterilen gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna dair Mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.07.2008 tarihli ve 2008/674 Esas, 2008/732 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın