8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/3112 E. , 2023/499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, 2/B kapsamında olan 9 ada, 634 parselde kain 1200 m²'lik arsa vasıflı üzerinde gecekondu olan ve üç kardeş arasında kişi başı 400 m² olarak eşit biçimde fiilen pay edilen taşınmazların ortasında kalan hisse payının kardeşi ...'ın hissesi olduğunu, zikredilen hisseyi ... isimli şahsa sattığını, 400 m²'lik hisseyi satın alan davalının Kadastro Müdürlüğüne 450 m² olarak beyanda bulunması üzerine şahsına ait olduğu hisseden 59 m² tutarında kayma yapılarak hak kaybına uğradığını, maliki olduğu taşınmaz hissesinin 400 m² olması gerekirken tapu kaydına 337 m² olarak geçtiğini, 59 m² arsasının davalının arsasına yer kayması yapıldığını, davalının bu işi bilerek yaptığını, haberi olmadan tamamen bilgisi dışında hareketle 59 m²'lik yeri kendi adına tescil ettirdiğini, hile ve entrika ile aldığı 50 m²'lik yeri ... isimli şahsa satarak haksız çıkar sağladığını beyan ederek, davalının haksız müdahalesinin önlenmesi ile 59 m²'nin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, uzun yıllardan beri bu taşınmazı fiilen kullanmakta olduğunu, bu iddiaların hak düşürücü, zamanaşamına uğradığını, müvekkilinin malik bulunduğu taşınmazı uzun yıllardır malik sıfatıyla kullandığını, bu itibarla davacının iddialarının gerçek dışı ve asılsız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının hak iddia ettiği ve zeminde keşif sırasında fiilen gösterdiği 59 m² tutarındaki bölüm üzerinde, davalının uzun yıllardır kullanımında olan evinin bir bölümünün ve bahçe duvarlarının yer aldığı, davalı tarafından satın alınan 10/99 pay karşılığı 400 m² tutarındaki bölümün, zeminde fiilen kullandığı yer dikkate alındığında 365,38 m² yüzölçümünde olduğu, davacının da fiili kullanımının 337,67 m² olarak tespit edildiği ve bu fiili kullanım alanına göre Hazine tarafından satışının yapıldığı, fenni aletlerle tekniğine uygun yapılmayan yüzölçümü hesaplamaları ile kaba taslak belirlenen rakamlar ile yapılan satışlara değer verilemeyeceği, zemindeki fiili kullanım durumunun tapu kayıtlarındaki yüzölçümlerine tıpa tıp uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi heyet raporunda 634 parsel sayılı taşınmazda davalının kullanım alanının brüt alan olarak 450 m² olarak tespiti edildiğini, Hazine tarafından 400 m²'sinin davalı satışının yapıldığını, ekli krokide görüleceği üzere davalının 365,38 m² olduğu, davacının kullanım alanının 400 m² olarak tespit edildiğini, ancak ... Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/154 Esas sayılı ilamına göre 337,67 m² tespit edildiği kullanım alanına göre Hazine tarafından satışının yapıldığını, davacı tarafından iddia edilen ekli krokide mavi renkle taralı üzerinde davalıya ait sınırları duvarla çevrili bir katlı yapı olan 59 m²'lik alanı davalının kullandığının tespit edildiğini, rapordaki muallak tabirlerin açıklanması için itirazı üzerine alınan 01.08.2019 tarihi ek raporda davalı adına kayıtlı alandan 59 m²'lik yerin davacı adına tescil edilebileceğinin belirtildiğini, bilirkişi raporlarının kendisini haklı göstermesine rağmen yerel mahkemenin teknik konuda bilirkişi raporuna aykırı karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının şahitler huzurunda 59 m² yerin davacıya ait olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, sonradan taahhüdüne aykırı davrandığını, mahkemenin davalının kötü niyetini korur şekilde karar vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, bu hususun dava şartlarından olup yargılamada kesin hüküm oluşuncaya kadar geçerliliğini korumasının zorunlu olduğu, oysa somut olayda davacının davalının hissesi içerisinde bulunan 59 m²'lik alan için dava açmasına, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan idari satış ile güncel tapu kayıtlarının oluştuğunun inceleme sırasında anlaşılmasına, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın kabulü mümkün olmadığından sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı ...
temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun'un 8/1inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,3402 sayılı Kanun'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi , 6292 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.