ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait .... San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin karar defterinin çalındığını ya da kaybolduğunu, aramalara rağmen bulunamadığını, bu nedenle karar defterinin zayi olduğunu, müvekkilini ticaret sicile kaydettiremedikleri için imza sirkülerini alamadıklarını, müvekkilinin şirketine ati karar defteri müvekkili hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, TTK'nun 82/7 maddesine istinaden açılmış zayi belgesi istemine ilişkindir. -6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. -Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, Cilt I, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt I, s. 332). -Somut olayda her ne kadar davacı gerçek kişi ... tarafından dava dışı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin karar defterinin çalındığı iddiası ile zayi belgesi isteminde bulunulmuş ise de davanın şirketler adına açılmadığı, bu haliyle davacının dava açma ehliyetinin yani aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap