Elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan sanık hakkında kurulan beraat hükmünün katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay' a gönderilen dava dosyası, "02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması" için 24.07.2012 tarihinde mahkemesine iade edildiği, ancak mahkemesince 17.09.2012 tarihli yazı ile beraat kararı yönünden yapılacak bir uyarlama yargılaması değerlendirmesi bulunmadığı bu nedenle verilen beraat hükmünün temyizen incelenmesi gerektiği gerekçesi ile Dairemize iade edilmesi üzerine yapılan incelemede; 6352 Sayılı Yasanın 82. maddesi ile davanın dayanağını oluşturan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunu düzenleyen, 5237 sayılı TCK' nın 142. maddesinin 1 fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmış, aynı Yasanın 83.maddesi ile de, 5237 sayılı TCK' nın karşılıksız yararlanma suçunu düzenleyen 163. maddesine; "(3) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenleme içeren 3. fıkra eklenmiştir. Aynı Yasanın 84. maddesi ile de; "5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ve karşılıksız yararlanma" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz." hükmü getirilmiştir. Aynı Yasanın 103. maddesi ile de; 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(2) Karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanması dolayısıyla şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında verilen kararlar adlî sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Onbeş yıl süreyle muhafaza edilen bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından istenmesi halinde verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.Anılan düzenlemeler ile daha önce hırsızlık suçu olarak düzenlenen, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi, su ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi eylemleri karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlenmiştir. 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında; (2) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Hükmüne yer verilmiş olması ve anılan suçlara ilişkin açıklanan düzenlemer karşısında; temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay' da bulunan dosyalar hakkında ne tür bir işlem yapılacağına dair aynı maddenin 1. fıkrasında ise, (1) Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar,