4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; ...'nin iş sahibi olduğu, aralarında adi ortaklık bulunan davalı/borçluların ise ana yüklenici olarak görev aldığı, ...'nın yapım inşaatına teslim edilmek ve bu inşaatta kullanılmak üzere davacı ve adi ortaklıkları bulunan davalılar arasında gerçekleştirilmiş ticari alışverişten kaynaklanan cari hesapta yer alan ... Tarih ve ... yevmiye numaralı faturanın ödenmediğini, davacı tarafından tanzim edilen ve davalılar tarafından imzalanarak teslim alınan bu faturaya istinaden davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin, davalılara ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların borca ve ferilerine itiraz ettiklerini ayrıca borçlu ... Şirketinin yetki itirazında da bulunarak yetkili icra dairesinin ... İcra Dairesi olduğunu ileri sürdüğünü, davalı/borçluların alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla haksız ve mesnetsiz olarak gerçekleştirdikleri itirazları neticesinde takibin durdurulduğunu, konuya ilişkin arabuluculuk başvurusu gerçekleştirildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, TBK madde 89/1 uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, uyuşmazlık halinde davacının ikametgahının bulunduğu Antalya mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki, aralarında adi ortaklık bulunan davalı/borçluların ana yüklenici olarak görev aldığı ...'nın yapım inşaatına teslim edilmek ve bu inşaatta kullanılmak üzere davacı ve adi ortaklıkları bulunan davalılar arasında gerçekleştirilmiş ticari alışverişten kaynaklanan cari hesapta yer alan ... Tarih ve ... yevmiye numaralı faturanın ödenmemiş olmasından doğduğunu, dolayısıyla, taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde işin yapıldığı ve mal/hizmetin teslim edildiği ifa yerinin de Antalya olduğunu, davalıların itirazlarının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen takibi durdurmaya yönelik olması sebebi ile borçlu firmaların Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazlarının iptali ile takibinin devamına, haksız itirazdan dolayı davalı borçlu firmalar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev, yetki, hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'ilerinin dikkate alınmasını, esasa ilişkin ise; davalı şirketin içerisinde bulunduğu iş ortaklığı ile davacı arasında sözleşme yapılmış olup iş ortaklığı adına söz konusu iş diğer davalı ... Şirketi tarafından yürütülmüş olup cevap dilekçelerinde bildirmiş oldukları üzere davacı tarafın söz konusu davasının tamamen haksız olduğunu, davalı şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, dava konusu icra takibi ve dayanağı faturanın maddi gerçeği yansıtmamakta olup davacı yanın davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi uyarınca davalı yan ile ... İşinin ... işlerinin yapımı için anlaşıldığını, davacı yanın sözleşme konusu işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınarak işi bırakmış olup bu nedenle faturaya konu edilen işi de yerine getirmediğinden faturanın hukuki dayanaktan yoksun ve maddi gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle haksız yere ikame edilen huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı kesilen faturanın hiçbir geçerliliği bulunmadığını, bilindiği üzere fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetecek düzeyde bir belge olmadığını, faturanın dayanağı olan temel ilişkiye konu işin yerine getirildiğinin ve bu temel ilişki neticesinde taraflar arasındaki belirlenen bir bedel varsa bunun ispatı gerektiğini, ayrıca tek yanlı olarak düzenlenen faturanın her zaman herkes tarafından düzenlenebilir nitelikte olduğunu, davacı yanın, fatura haricinde dosya içeriğinde davalının borçlu olduğuna kanaat oluşturabilecek ne faturaların tebliğ edildiğine dair bir belge ne de cari hesap mutabakatına ilişkin bir evrak ne de davalı şirket/adi ortaklık ile iddia edilen bedel üzerinden anlaşıldığına, fatura konusu işlerin davacı yan tarafından yerine getirildiğine ilişkin yazılı bir delil sunmadığını, bunun yanında davacı yanın ilk hak edişe hak kazandığına, işin geçici veya kesin olarak kabul edildiğe dair de yine dosyada hiçbir yazılı evrak bulunmadığını, salt tek başına her zaman, herkes tarafından düzenlenebilecek olan faturalara ilişkin olarak ve soyut nitelikteki iddialar neticesinde davacı yanın alacak talebinde bulunması kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, kaldı ki; söz konusu faturanın davalı şirketin de tarafı olduğu adi ortaklık tarafından iade faturası kesilmek suretiyle iade edildiğini, davacı yanın işi bırakması ve işin başka bir firmaya yaptırılmak zorunda kalınması; ilaveten, davacı yan adına söz konusu işteki tüm malzemelerin müvekkil şirket tarafından temin edilmesi ve işin gecikmesi nedeniyle üst işverenin hak edişlerinden yaptığı kesintiler nedeniyle davalı şirketin maddi olarak zarara uğradığını, bu nedenle davacı yana karşı dava açma hakları saklı tutmakla birlikte huzurdaki davaya karşı takas-mahsup defi itirazı ileri sürdüklerini belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir. Davalı ... Şti. Vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılması, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olması nedeniyle davaya karşı öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, dava konusu icra takibi ve dayanağı faturanın maddi gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı yan taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, söz konusu iş kapsamında adi ortaklık tarafından yapılan malzeme alımları davacı yanın ilk hakedişinden mahsup edilmiş; davacı yana işçilik bedeli ödendiğini, ancak davacı yanın ilk hak edişi takiben hiçbir gerekçe göstermeksizin işi bıraktığını, bunun üzerine malzeme alımının büyük bir kısmının da adi ortaklık tarafından yapıldığı ve işin süresinde bitirilmesi gerektiği de gözetilerek dava konusu faturada bildirilen tüm iş kalemlerinin hepsinin taşeron şirket olarak ... Şti.'ne yaptırıldığını, ... şirketinin bu iş kalemlerini cam ustası ve doğrama ustası vb. sıfatlarla işe aldığı işçiler aracılığı ile yerine getirdiğini, davacı tarafından tek taraflı kesilen faturanın hiçbir geçerliliği bulunmadığını, kaldı ki; söz konusu faturanın davalı şirketin de tarafı olduğu adi ortaklık tarafından iade faturası kesilmek suretiyle iade edildiğini, davalı şirket aleyhine haksız açılan davanın esastan reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır. Takibe konu faturaya ilişkin BA ve BS formlarının gönderilmesi için ilgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Takibe konu Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap