2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesinden sonra gelmek kaydıyla; ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak yahut tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davanın ticari nitelikli ipotek fekki ve sonuç ve istem kısmındaki talebin de 1.000,00 TL tazminat olduğunu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuğa başvurulduğuna ve anlaşamamaya dair son tutanak bulunmadığını, bu sebeple davanın ticaret mahkemeleri görev alanına girdiği ve arabuluculuk zorunlu şartına tabi olduğu göz önüne alınarak arabuluculuk zorunlu şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, açılan davanın ticari şekilde akdedilen sözleşmeden kaynaklı olarak açılan huzurdaki dava ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiğini, huzurdaki davanın davacılar ile müvekkil banka dışındaki diğer davalı arasındaki husumetten kaynaklanmakta olduğunu müvekkili banka tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın müvekkil banka bakımından husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, ipotek tesis tarihinin 2014 olup aradan geçen sürede dava zamanaşımına uğradığını, müvekkili banka dava konusu sözleşmelerin tarafı olmadığını, dava konusu sözleşmeler ipoteğin tesisi sırasında tapuya şerhedilmiş olmadığını, müvekkili bankanın bu sebeple aleni tapu kaydına güvenerek ipotek tesis ettiğini, iyi niyetli bankanın tapu kaydına güven ilkesi gereğince, aleni olan tapu kayıtlarında hiçbir sınırlayıcı hak yahut şerh bulunmamasına güvenerek banka özen yükümlülüğünü yerine getirerek tapuda takyidat olup olmadığını sorgulamadığını, ipotek tesisi ile sınırlı ayni hak sahibi olan bankamızın tapunun tüm takyidatlardan ari tescili talebi karşısında hakkı zedeleneceğini, müvekkili bankanın dava dışı ....Ltd.Şti'den alacaklı olduğunu, müvekkili banka Kayseri Şubesinden kredi talebinde bulunan dava dışı asıl borçlu firma ...Ltd.Şti.ve diğer grup firmalarının kredilerine teminat olarak dava konusu olan aşağıdaki 3 adet ve dava konusu olmayan diğer (toplam 42 adet) bir kısım taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis tarihi itibariyle ipotek tesis edilen taşınmazların maliki kredi borçlusu ... firması olduğunu, müvekkili bankanın krediyi kullandırırken de hesapları kat ederken ve takip başlatırken de asla kötü niyeti olmamış tüm aşamalar usule yasaya aradaki sözleşmelere uygun olarak gerçekleştirildiğini, bir kamu bankası olan müvekkil Halkbankası kullandırdığı kredinin batmasını takibe atılmasını tabi ki öngörmemiş bu aşamaya gelmemesi için de elindeki tüm imkanları kullandığını, tapu kayıtları ile de sabit olduğu üzere ipoteğin tesis edildiği sırada taşınmaz üzerinde hiçbir kayıt, şerh yada takyidat bulunmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli olduğunu, taşınmaz üzerine ... lehine ipotek tesis edildiği sırada taşınmazın kaydında kısıtlayıcı (taşınmaz satış vaadine ilişkin şerh dahil) hiçbir şerh bulunmadığını, müvekkili banka, üzerinde hiçbir kayit yada takyidat bulunmayan dava konusu taşinmaz üzerinde tapu siciline itimat ederek kredinin teminati olarak tesis edilen ipotek neticesinde kredi kullandirmiş ve kredi alacağına teminat olarak yasal mevzuat çerçevesinde lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili bankanın huzurda ki davanın ya da dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacıların sözleşmeden doğan haklarının davanın ve sözleşmenin tarafı olmayan, ipotek alacaklısı sıfatı ile taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi olan müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının tazminat talebinin haksız ve yersiz olduğunu, usuli açıdan savunma sebeplerimize dayanılarak ihtiyati tedbir talebinin ve davanın müvekkil yönünden usulden reddini, esasa girilmesi halinde ise davanın müvekkili banka yönünden esastan da reddini, davanın reddi halinde dava masrafları ve vekalet ücretinin davacılara tahmilini, dava sonucu her ne olursa olsun davanın açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediği açık olduğundan ve yukarıda açıklanan diğer sebeplerle müvekkili banka yönünden yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamasını, davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap