Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
14.09.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 94087 sayılı soruşturma dosyasında verdiği ifadenin'' Enes yaklaşık 3 ay önce bu parayı bana ... bir araç alımı için ön ödeme olarak vermiştir. Ben de bu parayı muhasebe Finans ile ilgilenen ...'e teslim ettim. Uzun süre araştırmamıza rağmen araç bulamayınca Enes parasını tekrar istedi ben de ...'den parayı alamadığım için teminat olarak araçları rehin olarak vermek zorunda kaldım." şeklinde olup, ifadenin de bu durumu doğruladığını, ayrıca davacının iddialarıyla başlatılan soruşturmada ''kovuşturmaya yer olmadığına'' karar verildiğini, Müvekkilinin istediği şartlardaki araç istenilen sürede temin edilemediğinden ve davacılar da parayı iade edemeyeceklerini ama istenilen aracı bulacaklarını söylediğinden, müvekkilinin dava konusu senedi almayı kabul ettiğini, teslim ileri bir tarihte olacağından ve henüz ortada olmayan bir araç için fatura da kesilemediğinden ödemelerin elden yapılmasını davacı tarafın talep ettiğini, sonuç olarak müvekkilinin, araç fiyatlarındaki artış ve enflasyondan en az etkilenecek şekilde ödemesini gerçekleştirdiğini, Davacının cevaba cevap dilekçesinde senetteki imzalarını kıyaslayarak, sayfalarca imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple imzanın sahte olduğunu iddia ettiğini, şimdi ise imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak taşıma sureti ile senedin düzenlendiğini iddia ettiğini, bunun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını oluşturduğunu beyan ederek, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 05.06.2023 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden inceleme yapılarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince HMK 209. maddeye kıyasen karar verilmesinin mümkün olduğu, Şartları oluşmasına rağmen HMK’nun 209 maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde borçlu ancak İİK.’nun 72/3. maddesi gereğince icra kasasına yüklü miktarda para yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir ise de bu uygulama da 2011 yılında yürürlüğe giren yasanın borçluya tanıdığı hakların ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağı, borçlunun ekonomik durumu zayıf ise tamamen korunaksız olduğu için takip işlemlerinin sonuna kadar gideceği, haczi kabil malları, hak ve alacaklarının elinden çıkacağı, ceza mahkemesinin senedin iptali kararı kesinleştiğinde kötü niyetli takip alacaklısına zararını telafi ettiremeyeceği, çünkü kötü niyetli alacaklının haczi kabil hak ve alacağına ulaşılamayacağı, bu husus göz göre göre borçlunun haksızlığa uğramasına sebep olacağı için hukuka aykırı olacağı, Tüm bu nedenlerle yaklaşık ispatın kuvveti de dikkate alınarak HMK 389. ve devamı maddeler ile HMK 209. maddeye kıyasen takibin %15 teminatla durdurulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle ihtiyati tedbire itirazın yerinde olmaması nedeniyle itirazın reddine," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında belirttiği üzere, takip hukuku yönünden icra iflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.389 K6100 md.1 K492 md.1 İİK md.72 K6100 md.209 HMK md.362 HMK md.209 K94087 md.355 İİK md.257