9. Ceza Dairesi         2023/2144 E.  ,  2023/2858 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/81 E., 2020/722 K.
SUÇ: Cinsel taciz
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/124 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kamu davası açılmış; Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/274 Esas, 2014/435 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Hükmün katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesi'nin 02.12.2019 tarihli ve 2018/6672 Esas, 2019/16950 Karar sayılı kararı ile; "Dosya kapsamından katılan adına kayıtlı cep telefonuna birden çok cinsel içerikli mesaj gönderdiği anlaşılan sanığın eyleminin, bir bütün olarak cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşürülerek, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2022 tarihli, 2020/81 Esas, 2020/722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 11.01.2022 tarihli ve 2021/27620 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin (Kapatılan 18. Ceza Dairesi) görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 12.04.2022 tarihli ve 2022/6436 Esas, 2022/10051 Karar sayılı kararı ile iş bölümü gereği Yargıtay 9. Ceza Dairesinin görevli olduğundan bahisle verdiği görevsizlik kararı akabinde görev uyuşmazlığının giderilmesini teminen dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 31.11.2022 tarihli 2022/Bşk-48 Esas 2022/177 Karar sayı ile Yargıtay 4. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı isabetli bulunarak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya dairemize tevdi edilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.11.2021 tarihli tebliğname ile onama görüşünü bildirmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın Temyiz İstemi Mesajları kendisinin yazmadığına, gözlerinde sağlık sorunu olduğu için numarayı karıştırmış olabileceğine, katılanı tanımadığına, cinsel saldırı ya da rahatsız etme kastının olmadığına, davanın zamanaşımına uğradığına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılanın adına kayıtlı ancak oğlunun kullanmakta olduğu 05*** numaralı hattına tanımadığı 05*** numaralı hattan hakaret içerikli mesajlar geldiği, TİB'den gelen müzekkere cevabına göre mesaj gönderilen telefon hat kullanıcısının sanık olduğunun tespit edildiği, sanığın katılana 01/08/2013-02/08/2013 tarihleri arasında oniki adet sinkaflı ve cinsel içerikli mesajlar gönderdiğinin tespit olduğu, sanığın, katılan adına kayıtlı hatta dosya kapsamında tespit edilen şekilde birden fazla cinsel içerikli mesaj göndermek suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği mahkemece belirlenmiş,

2.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendine temas ettiği, aynı Kanun'un yedinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca lehe aleyhe yasa değerlendirmesi yapılması zorunluluğu bulunduğu ve önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hükümlerin sanık lehine olduğunu anlaşılmakla, sanığın hukuki süreç başlığı altında yer alan şekilde mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

3.Mahkemece temel ceza ve zincirleme suç hükümleri yönünden sanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli, mesaj içerikleri ile sayıca fazlalığı dikkate alınarak ayrı ayrı teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2022/6436 Esas, 2022/10051 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
08.05.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5237 sayılı Kanun 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanunu 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunu 7188 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5271 sayılı Kanun