Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/145 Esas - 2023/470

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/145 Esas
KARAR NO: 2023/470
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
...: ...
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2022
KARAR TARİHİ: 07/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin, ... İli, ... İlçesinde yukarıdaki adreste inşaat malzemeleri ticari yapmakta olduğunu, davacının iş yerinde çalışır iken, ... şirket temsilcisinin gelerek mal alım - satımı konusunda teklifte bulunmuş olduğunu, davacının da alıp - sattığı mallardan cazip fiyat olduğu için ... şirket temsilcisi ile anlaşarak ilk ilk etapta ilişikteki 03/07/2021 tarihli toplam 255.000,00-Tl'lik sözleşmeyi imzalamış olduklarını, dava sonuçlanıncaya kadar davalının yedinde bulunan çeklerin gerek ... ve gerekse kötü niyetli 3. Kişiler aracılığıyla tahsile konulması ihtimaline binaen müvekkili Ziraat Bankası, Ankara Caddesi, Şubesindeki hesabından...aralı 07.02.2022 tarihli 45.000,00-TL, ... seri numaralı 30.01.2022 tarihli 45.000,00-TL, .... seri numaralı 15.02.2022 tarihli 40.000,00-TL, .... seri numaralı 10.03.2022 tarihli 100.000,00-TL, .... seri numaralı 15.03.2022 tarihli 50.000,00-TL, .... seri numaralı 12.04.2022 tarihli 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 330.000,00-TL'lik çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bankaya bu konuda müzekkere yazılmasını, davanın kabulü ile, ... şirkete iş bu çeklerden dolayı 238.427,71-TL borçlu olmadıklarının tespitine, davalının elinde bulunan ve yukarıda bankası, seri numarası, tarihi ve miktarı belirtilen çeklerin iptalini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de ... tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... tarafın süresinde cevap dilekçesi vermediği, davacının ileri sürmüş olduğu tüm hususları inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce sözleşme kapsamında ne kadarlık malın teslim edildiğine ilişkin gerekli açıklamayı yapmaları, teslim edilen mallara ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize sunulması için davacı ve ... tarafa 2 haftalık süre verilmiş olup; davacı vekili tarafından verilen süre içerisinde istenilen hususlarda gerekli açıklamaların yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce ... Bankası Anonim Şirketi, Ankara Caddesi Şubesi'ne dava konusu edilen bahse konu çeklerin keşideciye verilip verilmediği, çeklerin ibraz edilip edilmediği, keşideci bilgileri, ödeme yapılıp yapılmadığı ile çekler ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış olup; müzekkere cevabının dosya arasına alındığı, banka cevabında; bahse konu .... seri numaralı, .... seri numaralı, ... seri, .... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı ve ... seri numaralı çeklerin şubelerince ...'na verilmiş ve tahsis edilmiş olduğunu, .... numaralı çek dışında tamamı şekilde tarihlerinde takas sisteminden ödendiğinin, .... numaralı çekin ise 12/01/2022 tarihinde takastan sorulmuş ancak keşideci....'nun çek üzerinde oynama olduğu ve bu tahrifatın kendisine ait olmadığı, bu sebeple çekin ödenmemesini istediğini belirten dilekçenin şubelerine sunmasından dolayı takas sisteminden ödenmeyerek 88 - değiştirilmiş / bozulmuş çek durum konu ile iadesinin sağlandığının, bu durumun 13/01/2022 tarihinde T.C. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildiriminin şubelerince gerçekleştirildiği şeklinde cevap verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 28/01/2022 Tensip zaptı (...) nolu ara kararı ile; "12-Davacının tedbir talebinin takdiren %15 teminat (49.500,00-TL) mukabilinde kabulü ile; Davaya konu edilen Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesindeki hesabından .... seri numaralı 30.01.2022 tarihli 45.000,00-TL, .... seri numaralı 07.02.2022 tarihli 45.000,00-TL, .... seri numaralı 15.02.2022 tarihli 40.000,00-TL, .... seri numaralı 10.03.2022 tarihli 100.000,00-TL, .... seri numaralı 15.03.2022 tarihli 50.000,00-TL ve ... seri numaralı 12.04.2022 tarihli 50.000,00-TL bedelli çeklerin toplamda 330.000-TL değerindeki çeklerin ... tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesi ve icra takibine konulması halinde takibin durdurulmasına, tedbirin 3. Kişilere etkili olmayacağının ilgili bankaya bildirilmesine," şeklinde ara karar kurulmuştur.

Mahkememizce 05/07/2022 tarihinde müşavir bilirkişisi...'a dosya aslı tevdi edilmiş olup bilirkişiden; davacı ile ... tarafın 2021 yılına ait ticari defterlerinin incelenerek, davacı ile ... arasında kurulan ticari iş kapsamında davacıya ne kadarlık malın teslim edildiği, davacı tarafından ne kadarlık ödeme yapıldığı, davacı tarafın teslim edilmeyen mallar nedeniyle ne kadar fazla ödemede bulunduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterlerin açılış kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığı hususlarında taraf iddiaları da gözetilerek rapor tanzim edilmek görevlendirme yapılmıştır.

Mali Müşavir Bilirkişisi... 07/08/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ: ... tarafından dosyaya herhangi bir bilgi, belge ve defter sunulmadığından yapılan tespitlerin sadece davacı şirket kayıtlarına dayanmakta olup, karşılıklı teyidinin yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından dosyaya 2021 yılına ilişkin sadece yevmiye defterinin sunulduğu, defteri kebir ve envanter defterlerinin ise sunulmadığı görüldüğü, davacıya ait 2021 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defterin VUK ve TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğunun görüldüğü, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme içeriğinde bulunan sipariş listesi toplamının, yine sözleşmedeki fiyat ve iskonto bilgileri doğrultusunda toplam 254.551-TL olarak hesaplandığını, sözleşmeye konu 254.551-TL tutarındaki malların kısmen teslim edildiğini, büyük kısmının teslim edilmediğinin görüldüğünün, ancak; ... şirket tarafından sözleşme öncesi ve sonrasında da farklı cinslerde mal teslimlerinin yapılarak faturalandırıldığı ve taraflar arasında yapılan ticarette toplam mal teslimlerinin karşılığının 307.944,13-TL olduğunun görüldüğünün, davacı şirket tarafından yapılan davalının cari hesabına borç kaydı olarak işlenen çekler toplamının 520.600-TL, nakit ödeme toplamının 7.900-TL, davacı tarafından biri iskonto diğeri mal faturası olmak üzere davalıya düzenlenen faturaların toplamının 17.871,84-TL olduğu, dolayısıyla davacı şirketin kayıtlarında davalının borç işlemleri toplamının 546.371,84-TL olduğu görüldüğünü, davacı şirketin kayıtlarına göre ödeme (borç) kayıtları toplamı olan 546.371,84-TL'den, ... şirket faturalarının toplamı olan 307.944,13-TL düşüldükten sonra davalının cari hesabı 238.427,71 TL borç bakiye vermekte olup, bu tutarın davacının defterlerinde 31.12.2021 tarihinde 858 yevmiye numarası ile 159 Verilen Sipariş Avansları hesabına aktarıldığının görüldüğünün, davacı şirket tarafından davalıya verilmiş olan ... No'lu 50.000 TL tutarındaki çekin bankaya ibraz edildiği halde ödenmediği anlaşıldığından davacının yevmiye defteri kayıtlarında bu çekin de borç kayıtlarında yer almasından dolayı, davalının toplam - borcundan bu- tutarın düşülmesi gerektiğinin anlaşıldığının, davacının defterlerinde ... şirketin borcu olarak görünen 238.427,71-TL'den 50.000-TL düşüldükten sonra kalan 188.427,71 TL olduğu görüş ve kanaatindeyim," şeklinde rapor düzenlemiştir.

Davacı vekilinin rapora karşı 26/09/20223 havale tarihli itiraz dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişisi ....'tan; davacı ile ... tarafın 2021 yılına ait ticari defterlerinin incelenerek, davaya konu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, sözleşme kapsamında davacı tarafın teslim edilmeyen mallar nedeniyle ne kadar fazla ödemede bulunduğu, sözleşme dışında verilen davaya konu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, ... tarafından malların teslim edilip edilmediği, mallar teslim edilmemiş ise davacı tarafın teslim edilmeyen mallar nedeniyle ne kadar fazla ödemede bulunduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterlerin açılış kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığı hususlarında taraf iddiaları da gözetilerek ek rapor düzenlenmek üzere dosya aslı 02/03/2023 tarihinde tevdi edilmiştir.

Mali Müşavir Bilirkişisi ...03/04/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; SONUÇ: Davacı ile ... tarafın 2021 yılına ait ticari defterlerinin incelenerek, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterlerin açılış kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığı; ... şirket tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir defter veya belge bulunmadığı gibi yerinde inceleme için gereken herhangi bir beyanda bulunmadığı için herhangi bir inceleme yapılması mümkün olmadığının, davacı şirketin ise kök raporda incelenen Yevmiye Defteri dışında bu defa Detter-i Kebir ve Envanter Defterleri incelenmiş ve açılış onaylarının süresinde ve usulüne uygun yaptırıldığı, usulüne uygun defter tutulduğunun görüldüğünü, davaya konu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, sözleşme dışında verilen davaya konu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, sözleşme tarihi olan 03.07.2021 tarihinden önce bir adet fatura karşılığı bir adet çek verilerek hesabın kapatıldığı, 09.06.2021 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından ... şirkete verilen ve sözleşmede yer alan/almayan tüm çeklerin avans niteliğinde olduğunun görüldüğü, ... tarafından malların teslim edilip edilmediği, mallar teslim edilmemiş ise davacı tarafın teslim edilmeyen mallar nedeniyle ne kadar fazla ödemede bulunduğu, sözleşmede yer alan siparişe ilişkin teslimler 09.07.2021-12.07.2021 ve 13.07.2021 tarihlerinde yapılmış olup teslim edilen malların bedeli 73.054,02 TL, toplam 255.000-TL tutarındaki çekler karşılığında teslim edilmeyen mallar nedeniyle davacı tarafından yapılan fazla ödeme 181.945,98 TL olarak hesaplandığının, sözleşmede KDV dahil tutarlar üzerinden ödeme yapıldığından tüm hesaplamalara 9618 KDV dahil edildiği, bu tutarların sözleşmede yer alan sipariş ve ödemelere göre hesaplanmış olup sözleşme dışı işler nedeniyle 2021 yılı sonu itibarı ile davacının ... tarafa avans olarak ödediği ve alacaklı olduğu tutarın defter kayıtlarında 238.427,71-TL olarak yer aldığının görüldüğü görüş ve kanaatindeyim," şeklinde ek rapor düzenlemiştir.

Davacı vekili ek rapora karşı sunmuş olduğu 25/04/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; Bilirkişi ek raporunun iddialarımızı doğrular mahiyette olup; tespit ve incelemelerin doğru olduğu, bu sebeple rapora bir diyeceklerinin olmadığı, davanın kabulü ile ... şirkete dava konusu çeklerden dolayı 238.427,71- TL borçlu olmadıklarının tespitini; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de ... tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 18/05/2023 Celse Tarihli duruşma zaptı (1) nolu ara kararı uyarınca; "1-Bilirkişi raporunun 6. Sayfasında 19/06/2021 tarihinde verilen 10/03/2023 vadeli 100.000,00-TL tutarındaki çekin sözleşme ile ilgili olmadığı, 28/06/2021 tarihli 2 adet fatura karşılığı olduğunun belirtildiği, ancak bilirkişi raporunun sonuç kısmında 09/06/2021 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından ... şirkete verilen ve sözleşmede yer alan/almayan tüm çeklerin avans niteliğinde olduğu bildirildiği anlaşılmakla, 10/03/2022 vadeli 100.000,00-TL bedelli çekin davalıya avans olarak mı yoksa fatura karşılığı olarak mı davalıya verildiği, fatura karşılığı verilmiş ise faturaların davacı ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı hususunda ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup; bu hususta ek rapor düzenlenmek üzere dosya aslı 18/05/2023 Tarihinden Mali Müşavir Bilirkişisi ... ... tevdi edilmiştir.

Mali Müşavir Bilirkişisi ... ... 20/07/2023Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Özetle: Davacının davalıya ilk işlemleri haricinde 09/06/2021 tarihinden itibaren her defasında mal tesliminden önce çek vermiş olmasından dolayı her ne kadar ileri vadeli olsa da mal tesliminden önce verildiği için bu çeklerin raporunda avans olarak nitelendirildiğinin, tablodan da görüleceği üzere; 10/03/2022 vadeli çek hariç tutularak iptali istenen çeklerin özetlendiğinde sözleşmede yer alan çeklerin (255.000,00-TL) ve ilave verilen çeklerin (50.000,00-TL x 2= 100.000,00-TL) toplamının 355.000,00-TL olduğunu, sözleşmeye istinaden teslim edilen malların toplamının ise 73.054,02-TL olduğu, dolayısıyla ilave çeklerle birlikte 281.985,98-TL tutarında fazla çek verildiğinin, ancak sözleşme dışı malların teslimi nedeniyle davalının davacıya bu miktarda borcunun bulunmamakta olduğu, davalının toplam borcunun 238.427,71-TL olduğundan sadece bu tutarı karşılayacak kadar çekin iptal edilebileceği kanaatinin hasıl olduğunun, çeklerden herhangi birinin kısmi olarak iptal edilmesinin mümkün olup olmadığının mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaatindeyim," şeklinde ek rapor düzenlemiştir. Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora karşı beyanda bulunduğu, ... tarafın rapora karşı beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili 20/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; Bilirkişi ek raporunun iddialarını doğrular mahiyette olup; tespit ve incelemelerin doğru olduğu, bu sebeple rapora bir diyeceklerinin olmadığı, davanın kabulü ile ... şirkete dava konusu çeklerden dolayı 238.427,71-TL borçlu olmadıklarının tespitini; ödenmeyen çekler yönünden çeklerin iptalini, ödenen çekler yönünden ise çek bedelinin istirdatına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de ... tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa; ... tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.

Bedelsizlik iddiası, 6762 sayılı TTK’nın 599. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.687) maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.

Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 61 vd. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd.) maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedi düzenlenmesine neden olan hukukî ilişkinin, karşılıklı borç yükleyen sözleşme olması ve bu sözleşmeden doğan borcun ifası için kambiyo senedinin düzenlenmesi hâli ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, temel borç ilişkisindeki para borcunun (kambiyo senedindeki temel alacağın) karşılığı olan edimin ifa edilmemesi hâlinde kambiyo senedinin bedelsizliğinden bahsedebilmek için, borçlunun BK 106 ve 108’deki (TBK m.

125.seçimlik haklardan borcun ifa edilmemesi sebebi ile olumlu zararının tazminini veya sözleşmeden dönerek olumsuz zararının tazminini talep yolunu seçmesi gerekir. Zira seçimlik haklardan ilki olan borcun ifası ve gecikme tazminatının talep edilmesi durumunda, sözleşmenin ifasını talep eden taraf kendi borcunu ifa ile yükümlü olduğundan, senet henüz bedelsiz kalmayacaktır. Borçlunun zaten var olan borcun ifası ile gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçmesi ile alacaklı (kambiyo senedi borçlusu) ifayı talep etmek hakkını kaybederken, borçlu da asli edim yükümlülüğünü yerine getirme borcundan kurtulur. İşte bu noktada senedin bedelsizliği bu hâllerde gündeme gelecektir. (Hukuk Genel Kurulu2021/(19)11-659 esas 2022/82 karar)

Çek, bir ödeme aracıdır. TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çekleri keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilir. Karinenin aksi, iddia eden davacıya aittir. Bu sebeple, dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini, çeklerin bedeli kadar malların teslim alınmadığını iddia eden davacının, bu iddiaları yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çekler karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Çek,

TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) ( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 2021/6679) Somut olayda;

Davacı ... ile aralarında 03/07/2021 tarihli mal alım satımına ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşme yapıldıktan sonra davalıya çek ile ödemelerde bulunulduğunu, malların bir kısmının teslim edildiğini, ... tarafından teslim edilmeyen malların bulunduğunu, davalının teslim ettiği mallar mahsup edildikten sonra davalıya verilen çeklerden dolayı alacaklarının bulunduğunu belirterek ... şirkete verilen ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 30.01.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 07.02.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, .... Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 15.02.2022 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli, ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 10.03.2022 keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli, ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 15.03.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli ve ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 12.04.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davalıya 238.427,71 TL borçlarının bulunmadığını tespitini talep ve dava etmiştir.

Davacı tarafından dosyaya sunulan 03.07.2021 tarihli sözleşmeye göre, davacı ile ... arasında boru satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, sözleşmeye göre davalıya 255.000 TL toplam bedelli çek verildiği, sözleşmede Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 30.01.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 07.02.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 15.02.2022 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli çeklere açık atıfta bulunulduğu anlaşılmıştır.

Ancak ... Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 10.03.2022 keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli, .... Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 15.03.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli ve Ziraat Bankası .... Caddesi Şubesi ... seri numaralı 12.04.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli çeklere sözleşmede açık atıf bulunmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı yasanın 778/1-b maddesine göre çek bir ödeme aracı olup, bu çekler yönünden avans olarak verildiğini iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesinin gerektiği anlaşılmıştır.

Davacının dosyaya sunulan ticari defter kayıtlarına göre bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu, davalının ise tüzel kişi tacir olduğu nazara alındığında, ticari defterlerin taraflar yönünden delil olabileceği anlaşılmıştır. Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).

HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Bu bağlamda ... tarafın defterlerinin sunulması için ... tarafa 14.04.2022 tarihli duruşmada kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde 2021 yılına ait ticari defterlerin sunulması ihtarını içerir tebligatın davalıya tebliğe çıkartıldığı, 05.05.2022 tarihinde tebligatın tebliğ edildiği, kesin sürenin son günü olan 19.05.2022 tarihine kadar ... tarafından defterler ibraz edilmediği gibi yerleri de bildirilmediğinden ... defter ibrazından kaçınmış sayılmıştır.

Davacının defterlerinin incelenmesi sonucu alınan 07.08.2022 tarihli rapora göre, davacı tarafından dosyaya 2021 yılına ilişkin sadece yevmiye defterinin sunulduğu, defteri kebir ve envanter defterlerinin ise sunulmadığı, sözleşmeye konu 254.551 TL tutarındaki malların kısmen teslim edildiği, büyük kısmının teslim edilmediği, davacı şirketin kayıtlarına göre ödeme kayıtları toplamı olan 546.371,84 TL'den ... şirket faturalarının toplamı olan 307.944,13 TL düşüldükten sonra davalının cari hesabının 238.427,71 TL borç bakiye verdiği, bu tutarın davacının defterlerinde 31.12.2021 tarihinde 858 yevmiye numarası ile 159 sipariş avansları hesabına aktarıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda defteri kebir ve envanter defterlerinin dosyaya sunulmadığı belirtilmekle davacı tarafa 16.02.2023 tarihli celsede ticari defterleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş ve sunulan ticari defter kayıtları sonrasında bilirkişiden 03.04.2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 19.06.2021 tarihinde verilen 10.03.2022 vadeli 100.000-TL tutarındaki çekin bu sözleşme ile ilgili olmadığı 28.06.2021 tarihli 2 adet fatura karşılığı olduğunun anlaşıldığı, sözleşme tarihi olan 03.07.2021 tarihinden önce bir adet fatura karşılığı bir adet çek verilerek hesabın kapatıldığı, 09.06.2021 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından ... şirkete verilen ve sözleşmede yer alan/almayan tüm çeklerin avans niteliğinde olduğunun görüldüğü, sözleşmede yer alan siparişe ilişkin teslimlerin 09.07.2021-12.07.2021 ve 13.07.2021 tarihlerinde yapılmış olup teslim edilen malların bedelinin 73.054,02 TL olduğu, toplam 255.000 TL tutarındaki çekler karşılığında teslim edilmeyen mallar nedeniyle davacı tarafından yapılan fazla ödemenin 181.945,98 TL olarak hesaplandığı, sözleşmede KDV dahil tutarlar üzerinden ödeme yapıldığından tüm hesaplamalara %18 KDV'nin dahil edildiğini, bu tutarların sözleşmede yer alan sipariş ve ödemelere göre hesaplandığını ve sözleşme dışı işler nedeniyle 2021 yılı sonu itibarı ile davacının ... tarafa avans olarak ödediği ve alacaklı olduğu tutarın defter kayıtlarında 238.427,71 TL olarak yer aldığı bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun 6. Sayfasında 19/06/2021 tarihinde verilen 10/03/2023 vadeli 100.000,00-TL tutarındaki çekin sözleşme ile ilgili olmadığı, 28/06/2021 tarihli 2 adet fatura karşılığı olduğunun belirtildiği, ancak bilirkişi raporunun sonuç kısmında 09/06/2021 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından ... şirkete verilen ve sözleşmede yer alan/almayan tüm çeklerin avans niteliğinde olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, 10/03/2022 vadeli 100.000,00-TL bedelli çekin davalıya avans olarak mı yoksa fatura karşılığı olarak mı verildiği, fatura karşılığı verilmiş ise faturaların davacı ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı hususunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiden tekrar ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 20.07.2023 tarihli ek raporda bahsi geçen 10.03.2022 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çekin sözleşme dışı malların teslimini içeren 28.06.2021 tarihli ... ve .... No’lu faturalarda yer alan toplam 104.809,02 TL'nin karşılığı olduğunu, bu çekin makbuz tarihinin 19.06.2021 olup malların tesliminden önce çek verildiğinden bu çekin de avans olarak nitelendirildiğini, ancak bu çekin verilme tarihinden sonra sözleşme dışı mallar teslim edildiğinden 100.000,00 TL tutarındaki çekin 2 adet fatura ile ilişkilendirildiğini, zira bahsi geçen çekin söz konusu 2 adet faturanın karşılığı olmadığı varsayılırsa bu defa davalının 2 adet faturasının ödenmemiş olduğunun kabulü gerekeceğini, söz konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu,10.03.2022 vadeli 100.000,00 TL bedelli çek hariç tutularak iptali istenen çekler özetlendiğinde sözleşmede yer alan çeklerin (255.000 TL) ve ilave verilen çeklerin (50.000 x 2 = 100.000 TL) toplamının 355.000 TL olduğunu, sözleşmeye istinaden teslim edilen malların toplamının ise 73.054,02 TL olduğunu, dolayısıyla ilave çeklerle birlikte 281.985,98 TL tutarında fazla çek verildiğini, ancak sözleşme dışı malların teslimi nedeniyle davalının davacıya bu miktarda borcu bulunmadığını, davalının toplam borcunun 238.427,71 TL olduğundan sadece bu tutarı karşılayacak kadar çekin iptal edilebileceği kanaatinin hasıl olduğunu belirtmiştir. Anılan bilirkişi raporu ve ek raporlara göre sözleşmede yazılı Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi ... seri numaralı 30.01.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 07.02.2022 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli, Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 15.02.2022 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli çeklerin ve sözleşmede bulunmayan ancak sözleşme dışında ilave verilen Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 15.03.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli ve Ziraat Bankası Ankara Caddesi Şubesi .... seri numaralı 12.04.2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli çeklerin avans çeki olduklarının anlaşıldığı, davacının 2021 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, davalının sözleşmede belirtilen ve sözleşme dışında teslim edilmeyen mallar nedeniyle 238.427,71 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, çeklerin avans çeki oldukları anlaşılmış çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.

Sözleşmede yer almayan 10.03.2022 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çekin sözleşme dışı malların teslimini içeren 28.06.2021 tarihli .... ve .... nolu faturalarda yer alan toplam 104.809,02 TL'nin karşılığı olarak verildiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bu nedenle davacının 10.03.2022 keşide tarihli 0006566 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacıdan alacaklı olmadığı anlaşılmış bu çek yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Dava devam ederken anılan çeklerin ödendikleri anlaşıldığından, 2004 sayılı yasanın 72/6.maddesine göre davaya istirdat davası olarak devam edilmiş, çek bedellerinin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın kısmen KABULÜ ile, davacının davacıya -... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 30/01/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 45.000,00-TL bedelli , davacının keşideci olduğu, -... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 07/02/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 45.000,00-TL bedelli , davacının keşideci olduğu, -... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 15/02/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 40.000,00-TL bedelli , davacının keşideci olduğu, -... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 15/03/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000,00-TL bedelli , davacının keşideci olduğu, -... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 12/04/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000,00-TL bedelli , davacının keşidecisi olduğu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek bedellerinin yargılama sırasında ödendiği anlaşıldığından 2004 sayılı yasanın 72/6 Maddesi gereği çek bedelleri toplamı olan 230.000,00-TL'nin çeklerin ödendikleri tarihlerden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2..... Bankası Ankara Caddesi Şubesinin 10/03/2022 keşide tarihli, 0006566 seri numaralı, 100.000,00-TL bedelli , davacının keşidecisi olduğu çek yönünden açılan davanın REDDİNE,

3.Yürürlükte Bulunan Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 15.711,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.071,75-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.639,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 35.200,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 4.071,75-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.152,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan; 2.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 734,20-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.984,20-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.878,72-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

8.Dosya arasında yer alan ticari defterlerin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzünde, ... tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 07/09/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Üye ....0677

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
07.09.2023 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6762 sayılı TTK’nın 599. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu HMK md.222/2 TTK md.780/1 K2004 md.72 İİK md.72/6 K2004 md.72/6 TTK md.599 K6100 md.321/2