9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/5039 E. , 2023/3716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/2378 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/8070 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince atılı suçlardan kurulan hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince cinsel eylemin cebirle işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığı ve sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediği hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/2109 Esas, 2023/184 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.04.2023 tarihli ve 9-2023/38364 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ...
Vekilinin Temyiz İstemi; Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması, bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurun daha önce cinsel olayı maruz kalması, yalana yatkınlığı ve cinsel yöneliminin dikkate alınması gerektiğine, olay yeri olarak iddia edilen yerin atılı suçların işlenmesi için uygun olmadığına, mağdurdaki yaralanmanın başka bir nedenle meydana gelmesinin mümkün olduğuna, müşteki ve mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan mağdur ...'ın beyanında bisikletle giderken sanığın kendisini durdurup zorla konteynıra götürerek burada yine zorla fiili livatada bulunduğunu belirtmesine rağmen olayın akabinde alınan 07.09.2020 tarihli Yalova Devlet Hastanesi raporuna göre sadece boyun sol kısmında önde 3x2 cm'lik yüzeysel kontüze alan mevcut olup basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtildiği, basit tıbbi müdahale ile giderilebilen bu iz dışında bir yaralanma, cebir şiddet emaresi tespit edilmemiş, mahkemece belirtilen boyundaki yüzeysel izin de eylemle ilişkili olduğu belirlenmemiştir.
2.Afganistan uyruklu olan ve az Türkçe bilen sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında kendiliğinden mağdurun önceki iki gün boyunca da konteynıra geldiğini, yiyecek verdiğini, para istediğini, mağdurun babasının İstanbul'da olduğu, annesi ile kaldığı ve babası ile görüşmediğini kendisine söylediğini belirtmesine rağmen mağdur ...'ın daha önce sanığı tanımadığını belirttiği değerlendirilerek, mahkemece katılan mağdurun zor kullanıldığı yönünde kendi içinde çelişkili anlatımları dışında sanığın savunmasının aksine zor kullandığına ve konteynıra zorla götürüldüğüne dair delil bulunmadığı ve dolayısı ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının oluşmadığı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından da sanığın cinsel eylem süresi boyunca alıkoyması dışında mağduru zorla konteynırına götürdüğüne dair delil bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın cinsel eylemi sırasında cebir uyguladığına dair mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, mağdurun annesinin olaydan hemen sonra mağdurun yüzünde ve boynunda kızarıklığının olduğunu beyan etmesi, tanık beyanı, 07.09.2020 tarihli doktor raporu içeriği ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın suç tarihinde on üç yaşındaki mağdura cebir uygulayarak cinsel istismar eylemini işlediği anlaşıldığından, hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezada koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya içeriğine göre sanığın, olay tarihinde yolda bisiklet sürmekte olan mağduru cebir uygulayarak zorla kulübesine soktuğunun anlaşılması karşısında, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerekirken, oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/2109 Esas, 2023/184 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.