Esas No
E. 2021/7066
Karar No
K. 2023/4428
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/7066 E.  ,  2023/4428 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/1009 E., 2015/281 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı (1412 sayılı Kanun) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2010/1009 E, 2015/281 Karar sayılı kararı ile;

a)Sanık ... hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

b)Sanık ... hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2018 tarihli ve 2015/223137 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz Sebebi

Dosyada şikayetçi mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı, intikalin üç sene sonra gerçekleştiği, adli raporuna göre şikayetçi mağdurede cinsel istismara uğradığına dair bulgu bulunmadığı, ayrıca ne darp ve cebir izi ne de ruhsal durumuna ilişkin emare olmadığı, sanık ve şikayetçi mağdure arasında husumet bulunduğu, evin fiziki durumu incelendiğinde iddia edilen eylemlerin gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, mağdurenin kovuşturma aşamasında dinlenilmemesinin usulü bir eksiklik olduğu, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz Sebebi

Dosyada şikayetçi mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı, ayrıca şikayetçi mağdurenin 20.05.2014 tarihli dilekçesinde diğer sanık ...'e iftira attığını belirttiği, şikayetçi mağdure kovuşturma aşamasında dinlenilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğu, tanıkların atılı suça ilişkin görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığı, sanığın şikayetçi mağdureye mesaj attığı hususunun mahkemece araştırılmadığı, adli raporuna göre şikayetçi mağdurede cinsel istismara uğradığına dair bulgu bulunmadığı, ayrıca ne darp ve cebir izi ne de ruhsal durumuna ilişkin emare olmadığı, iddia edilen eylem sırasında mağdurenin yarfım istememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın ifadesinin kovuşturma aşamasında avukat huzurunda alınmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde sanık ...'in öz yeğeni olan şikayetçi mağdurenin boynunu öperek emdiği, emme neticesinde şikayetçi mağdurenin boynunun morardığı, bazen de mağdureyi kucağına otutturtuğu, 2010 yılının şubat ayı içinde diğer sanık ...'in ise evin içinde koridorda şikayetçi mağdurenin dudağını öptüğü ve bacağını ellediği, sanıkların bu suretle üzerine atılı suçları işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.

2.Dosya kapsamında bulunan deliller; Sanıkların savunmaları, şikayetçi mağdure ve annesi olan şikayetçi Zinet'in beyanları, tanık anlatımları,Kartal Adli Tıp Şube müdürlüğü'nün 25/06/2010 tarihli raporu, doktor raporu, kolluk kuvvetleri tarafından tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE 5271 sayılı

Kanun'un 217 inci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanunun 210 inci maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayların tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı şekilde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2010/1009 E, 2015/281 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.