9. Ceza Dairesi 2023/2314 E. , 2023/3927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/24531 Esas, 2022/3003 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2018/353 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/809 Esas, 2021/948 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/24531 Esas, 2022/3003 Karar sayılı kararı ile "olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince sanığın, olay günü mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdureye değişik tarihlerde sarılma şeklinde sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.2, 43. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/2. maddesine göre hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sadece mağdurenin soyut ve çelişkili beyanlarına itibar edilerek sanık hakkındaki suçlamanın sabit görülüp cezalandırılmasına ve bu suçu üç kez işlediği kanaati ile zincirleme suça dair hükümlerin ve ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanmasına karar verilip cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğuna, yine yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırımın alt sınırdan yapıldığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği hususunun sabit olmasına rağmen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure beyanında; Sanık ...'ın ablasının eşi yani eniştesinin yeğeni olduğunu, sanık ile ablasını ziyarete gittiği sırada tanıştıklarını, sanığın bu tanışmada telefon numarasını aldığını, sanık ... ile telefonda konuştukların ve ...ın kendisi ile buluşmak istediğini, ilk kez ...ın geçen sene yaz aylarında, hafta sonunda bir gün araba ile yaşadığı köye geldiğini, kendisini arabayla alıp kimsenin yaşamadığı eski bir eve götürdüğünü, orada hap içirip hemen bayıldığını, uyandığında kendisinin ve ...ın tamamen çıplak olduğunu, kendisinin cinsel organında kan olduğunu, ...ın cinsel organında ise beyaz bir sıvı gördüğünü, ...ın kendisine ''Bu olayı kimseye anlatma anlatırsan sana bir şey yaparım'' dediğini sonra kendisini eve bıraktığını, yine Kasım ayı içerisinde köyde ... isimli bir kişinin düğününde aynı olayın olduğunu, ...ın yine arabayla gelerek kendisini aynı eve götürdüğünü, zorla kendisine hap içirdiğini, aynı olayın olduğunu, son olarak geçen Cumartesi (ifade tarihi itibariyle 05.05.2018 tarihinde) yine kendisine ilaç içirdiğine aynı olayın olduğunu, ...ın ilk iki olayda köye siyah arabayla üçüncü seferde beyaz renkli motosikletle geldiğini, bu olaylar dışında Anıl ile buluşmadıklarını, telefon ile konuştuklarını, kendisine ''Seni seviyorum'' dediğini, ilk buluşmalarında sanığın kendisine bir kolye hediye ettiğini ancak kolyenin kaybolduğunu beyan ettiği, 11.05.2018 tarihli adli görüşmeci psikolog tarafından düzenlenen Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda mağdure ...'ün ifadesinin güvenilir olduğunun belirtildiği, 09.05.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Edirne Şube Müdürlüğünün mağdureye ilişkin raporunda; hymen anüler tarzda olup saat kadranına göre 1, 5, 11 hizasında vajen duvarına varan eski yırtıklar olduğunun, kişinin halen bakire olmadığının, fiili livatanın maddi delilleri ile vücudunda haricen darp cebir izine rastlanılmadığının belirtildiği, mağdureye ait 01.06.2018 tarihli Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunda; mağdurenin hafif derecede zihinsel engelli olduğunun, bu durumun hekim olmayanlarca da anlaşılabileceğinin, cinsel istismar suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinin, verdiği ve vereceği ifadelere itibar edilemeyeceği ve kendini savunamayacağının belirtildiği, sanığın; mağdure ...'ü akrabası olması nedeniyle tanıdığını, kendisinden numarasını istediğini ve verdiğini, 3-4 kere köye gidip ... ile görüştüğünü, bir defasında da motosiklet ile köye gittiğini, ancak o gidişinde ... ile görüşmediğini, ...'ün yaşadığı eve hiç gitmediğini, evlerinin yakınında bulunan çeşmenin orada buluştuklarını, görüşmeleri esnasında karşılıklı olarak birbirlerine sarıldıklarına ancak bunun ötesinde herhangi bir yakınlaşmalarının olmadığını, ... ile ilk buluşmasında ondan hoşlandığı için üzerinde ... yazan gümüş bir kolyeyi mağdureye hediye ettiğini, ... ile telefon üzerinden konuşup mesajlaştıklarını, cinsel içerikli sohbet ettiklerini, ancak cinsel içerikli herhangi bir görüntü göndermediğini beyan ettiği, kovuşturmada ise; soruşturma aşamasında telefon görüşmesi üzerinden cinsel içerikli sohbet ettik şeklinde beyanı yazılmış ise de karakoldaki beyanında cinsel içerikli sohbet ettiğini hatırlamadığını ancak alkollü iken atılan mesajlara cevap vermiş olabileceğini söylediğini savunduğu, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, raporlar, tanık anlatımları, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda mağdurenin hafif derecede zihinsel engelli olduğunun, bu durumun hekim olmayanlarca da anlaşılabileceğinin, cinsel istismar suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinin, verdiği ve vereceği ifadelere itibar edilemeyeceği ve kendini savunamayacağının belirtildiği rapor ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince sanığın, olay günü mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdureye değişik tarihlerde sarılma şeklinde sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğundan mahkemenin direnme hükmü hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/24531 Esas, 2022/3003 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,06.06.2023 tarihinde karar verildi.