9. Ceza Dairesi 2022/2503 E. , 2023/4177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanıklar hakkında verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanıklar ... ..., ...ve ...müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2021 tarihli, 2019/276 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına,
b)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına,
c)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına,
d)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına, dair karar verilmiştir.
2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli, 2019/279 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvusunun;
a)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine,
b)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
c)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
d)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, dair karar verilmiştir.
3.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli, 2021/1054 Esas, 2021/1111 Karar sayılı ek kararı ile sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2022 tarihli tebliğnamesinde;
a)Sanıklardan ...müdafinin ek karara yönelik temyiz istemi hakkında hükmün "onanması",
b)Sanıklardan ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin "onanması",
c)Sanıklardan ...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün, delil takdirine ilişkin değerlendirmenin duruşma açılmadan yapılarak karar verilmesi nedeniyle "bozulması"; çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, suç tarihinin belirlenmesi, sanığın abisinin düğün tarihinin tespit edilmesi, katılanlar... ve ...'üm baz istasyonlarının tespiti ile sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle hükmün "bozulması",
d)Sanıklardan ... ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, kömürlükte gerçekleşen son eylemin gerçekleştiği hususunda şüphe oluştuğu, bu nedenle zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle "bozulması" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi;
Dosya kapsamına göre sanıklar hakkında yasada öngörülen en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi;
Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere karşı istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararlarının hukuka olduğuna, sanıklara iftira atması için bir neden ve akli rahatsızlığı bulunmayan mağdurenin yaşça büyük sanıklara yönelik gerçek olmayan şekilde ithamda bulunması uydurma ya da hayal ürünü olmadığına, mağdurenin anlatımlarının istikrarlı, ayrıntılı ve tutarlı olması nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... ... yönünden verilen istinaf kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin yaşanmayan olayları yaşanmış gibi anlattığına, mağdurenin henüz üç yaşında maruz kaldığı eylemler hatırlamasının mümkün olmadığına, ziyaret sırasında yanlarında bulunanlar hususunda mağdure ile katılan ...’ün beyanlarının çeliştiğine, mağdure sanığın evine sanığın abisinin düğünü nedeniyle 2018 yılı Ekim ayında gittiklerini iddia etmesine rağmen bahse konu düğünün Ağustos ayında olduğuna, olay tarihine dair beyanların çelişkili olduğuna, sanığın anne babasının Kasım ayında Sivas’a gelmesi nedeniyle daha önce mağdure ve ailesinin misafirliğe gelmesinin sözkonusu olmadığına, bu hususta telefon baz istasyonu tespiti için araştırması yapılması gerektiğine, sanığın bilgisayarında mağdurenin iddia ettiği oyunun olup olmadığına dair araştırma yapılmadığına, bilgisayarın kime ait olduğunun tespit edilmediğine, katılan ...’ün sanığın ailesinden olayı öğrenmesinden sonra 35 TL borç aldığına, katılan anne ...’ün olayı öğrendikten sonra suç duyurusunda bulunmadığına, bu nedenlerle soyut mağdure beyanı dışında mahkumiyete yeter delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.
D. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
İstinaf kararının usül ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurenin soyut iddiası dışında cezalandırmaya yeter somut delil olmadığına, olayın yaşandığı iddia edilen evde ve balkonda mağdure ile yalnız olmadıklarına, kömürlükte geçen bir olayın ise yaşanmadığına, yaşandığı varsayılsa bile mağdurenin beyanında "bu temasın kazara ile mi bilerek mi olmadığını bilmediğini anlık bir temas" olduğunu belirttiğine, mağdurun dahi gerçekleştiğine emin olmadığı bir eylemle ilgili sanığın cezalandırılması mümkün olmadığına, mağdurenin hayal gücünün geniş olduğuna, netice olarak mağdurenin soyut iddiası dışında delil olmaması nedeniyle sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
E. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararların hukuka aykırı olduğuna, salt mağdurenin ifadesinden yola çıkarak belirlenen ve sanığın yaş küçüklüğü dikkate alınmadan, beyanlardan birine, mağdurun beyanına üstünlük tanınarak başka delil olmaksızın verilen mahkumiyetin hatalı olduğuna, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, dokuz yaşında beyanı alınan mağdurenin dört - beş yaşlarında maruz kaldığı istismar eylemini hatırlamasının doğru ifadesinin pedagojik olarak beklenemeyeceğine, salt mağdure beyanına göre mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporuna göre sanık yönünden geçerli olan suç tarihine göre mağdurenin beyanlarına ancak kuvvetli delille desteklenmesi halinde itibar edilebileceği değerlendirmesi karşısında mağdurenin tüm beyanlarının doğru kabul edilerek hüküm kurulamayacağına, mağdure ile sanığın aileleri arasında arazı meselesi nedeniyle husumet bulunduğuna, köyün ortamında bir çocuğun kimse görmeden araçla bir yere götürülemeyeceğine, suç tarihinin hatalı belirlendiğine, mağdure beş buçuk yaşındayken (15.11.2013 tarihinde) sanığın on yedi yaş yedi ay bir günlük olduğuna ve bu halde 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanması, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
F. Sanık ...
Müdafiin Temyiz İstemi
Mağdurenin istismara maruz kaldığı yaşı itibariyle yaşadığı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek düzeyde olmadığı, iddia ettiği olayların yıllar sonra bu denli detaylı hatırlanması ve anlatılmasını hayatın olağan akışına uygun bulunmadığına, on iki yaşında olan mağdurenin dört - beş yaşında yaşanan istismar olayını bu denli hatırlamasının akla ve mantığa uygun olmadığına, bu nedenle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, nitekim Adli Tıp Kurumu 6 ihtisas dairesi raporu ile kovuşturmada mağdure dinlenirken hazır bulunan uzman tarafından bu hususların dile getirildiğine, mağdurenin beyan ettiği zaman zarfında söz konusu caminin inşaat halinde olup sürekli kilitli halde durduğuna, mağdurenin soyut iddiası dışında delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ile dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir. Ek karara yönelik temyiz sebepleri asıl karar yönelik temyizindeki benzer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
1.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
a)Sanık ...'ın suç tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan uzaktan akrabası katılan mağdure ...'ye karşı kıyafetleri üzerinden poposuna sürtünmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, ayrıca meşru bir amaca dayanmayacak şekilde katılan mağdureyi yanında cinsel saikle tutarak mağdureyi hürriyetinden mahrum bıraktığı, Sanık ...'nin suç tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan uzaktan akrabası katılan mağdure ...'ye karşı farklı tarihlerde birden fazla kez olmak üzere kıyafetleri üzerinden poposuna sürtünmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu,
Sanık ...'in suç tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan uzaktan akrabası katılan mağdure ...'ye karşı teni üzerinden poposuna sürtünmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, ayrıca meşru bir amaca dayanmayacak şekilde mağduru yanında cinsel saikle tutarak katılan mağdure ...'yi hürriyetinden mahrum bıraktığı,
Sanık ...'in suç tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan uzaktan akrabası katılan mağdure ...'ye karşı farklı tarihlerde birden fazla kez olmak üzere teni üzerinden göğsüne dokunmak, kıyafeti üzerinden vajinal bölgesine dokunmak, yine vajinal bölgesi ile poposunu yalamak suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, ayrıca meşru bir amaca dayanmayacak şekilde mağduru yanında cinsel saikle tutarak katılan mağdure ...'yi hürriyetinden mahrum bıraktığı mahkemece maddi vakıalar olarak kabul edilmiştir.
b)Sanıklar savunmalarında suçlamayı kabul etmemişler ise de, ispatı en zor suç olan cinsel suçların sanıklarca kimsenin görmeyeceği yer ve zamanlarda gerçekleştirildiğinin bilindiği, bu nedenle genelde bu suçların tanığının bulunmadığı, eğer kendilerince çekilmiş görüntü veya güvenlik kamerası görüntüsü yoksa taraf beyanları dışında başkaca bir delilin de olmadığı, bu nedenle taraf beyanlarından birine üstünlük tanınarak değerlendirmede bulunulduğu, bu açıklamaya göre sanıklara iftirada bulunması için neden tespit edilemeyen, ayrıca yaşı itibariyle bu yönde iftirada bulunması da beklenilemeyecek mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında tutarlı şekilde yukarıda yapılan kabul doğrultusunda iddiada bulunması dikkate alındığında mağdurenin beyanlarına üstünlük tanınarak eylemlerin mağdurenin anlattığı şekilde gerçekleştiğinin kabul edildiği, bu nedenle suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmalara mahkemece itibar edilmediğinin belirtildiği görülmüştür.
c)Mahkemece sanıklar hakkında temel ceza, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak tayin edilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli, 2019/279 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvusunun;
a)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf taleplerinin esastan reddine,
b)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden uygulamadaki hesap hatasından eksik ceza tayini nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile bu husus yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının F-3 bendinde yer alan "2 YIL 13 AY 15 GÜN" ibaresinin çıkartılarak yerlerine "3 YIL 1 AY 15 GÜN" ifadesi yazılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
c)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması gerekçesiyle sanığın beraatine hükmü dair karar verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
d)Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fırkası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak suç tarihinin tam olarak belirlenememesi, bu halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinin sanık lehine olduğu gözetilmeden 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini gerekçesiyle K-1 maddesindeki "..103/1-1. Cümlesi" ibaresi çıkartılarak yerine "6545 Sayılı kanunla değişik hali öncesi TCK'nın 103/1. Maddesi" ibaresinin, "..8 YIL .." ibaresinin çıkartılarak yerine "3 YIL" ibaresinin, K-2. maddesindeki "..10 YIL.." ibaresinin çıkartılarak yerine "3 YIL 9 AY" ibaresinin, K-3 maddesindeki "..8 YIL 4 AY .." ibaresinin çıkartılarak yerine "3 YIL 1 AY 15 GÜN" ibaresinin yazılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden uygulamadaki hesap hatası nedeniyle eksik ceza tayini nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile bu husus yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının J-5 bendinde yer alan " 2 YIL 13 AY 15 GÜN " ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "3 YIL 1 AY 15 GÜN" ifadeleri yazılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, dair karar verilmiştir.
3.Ek Karar
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli, 2021/1054 Esas, 2021/1111 Karar sayılı ek kararı ile sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz başvurusu hakkında, kesin nitelikteki kararlara yönelik olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar ...
..., ...ve ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı, ...ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden
Olayın sanıklardan ...'in eylemleri yönünden yaklaşık dört yıl, ... ...'nin eylemleri yönünden yaklaşık iki yıl, ...'in eylemleri yönünden yaklaşık bir yıl sonra gerçekleşen intikal süresi, intikal tarihinde dokuz yaşında olan mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 02.09.2019 tarihli raporunda mağdurenin beyanlarına olay tarihindeki yaşı itibariyle ana hatları ile itibar edilebileceğine yönelik değerlendirmesi, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre, katılan mağdurenin soyut beyanları dışında sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alındığında mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan ve düzeltilerek reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye kısmen iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Ek Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli, 2021/1054 Esas, 2021/1111 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Asıl Kararda Sanıklar ...
..., ...ve ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı, ...ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ..., ...ve ... müdafilerii katılan mağdure ve Bakanlık vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli, 2021/1054 Esas, 2021/1111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.