9. Ceza Dairesi         2021/3988 E.  ,  2023/3594 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/458 E., 2014/473 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
SUÇ TARİHLERİ: 24.10.2013 - 27.10.2013
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Katılan mağdure vekilinin sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun kanuni temsilcisi olması sebebiyle, yaşı küçük katılan mağdureye tayin edilen vekilin bu suçtan kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sanık müdafiinin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2013/458 Esas, 2014/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2017 tarihli ve 14-2015/74263 sayılı kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebligname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Sanığın eylemleri nedeni ile katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna, sanığın mağdureye karşı birden fazla cinsel istismarda bulunduğuna, hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmadığına, eksik hapis cezasına hükmedildiğine ve temyiz incelemesinde belirecek durumlar gözetilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece ''Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında olay tarihinde mağdurenin 14 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşı içinde olduğu, geceleyin annesinden habersiz oda kapısını kilitleyip odanın balkonundan atlayarak evden çıktığı, yetiştirme yurdunda kalıp yurttan kaçmış olan arkadaşı tanık ... ile parkta buluştuğu, bir süre sonra annesinin mağdurenin evden ayrıldığını farketmesi üzerine mağdurenin eve dönemediği, tanık ...'in mağdureyi sokakta bırakmak istemediğini beyanla facebook adlı internet sitesinden tanıdığını söylediği sanık ...'i telefonla internete girerek bulundukları yere çağırdığı, bir süre sonra sanığın yanında tanık ...**** olduğu halde taksiyle mağdure ve tanığın yanına geldiği, beraber bir okul bahçesine giderek orada alkol aldıkları, ardından tanık ...'in tanık ...ile ...'in evine, mağdurenin ise sanık ... ile birlikte sanığın evine gittiği; mağdurenin anlatımları sanığın evinde bir gece mi iki gece mi kaldığı yönünde çelişki arzediyor ise de diğer deliller, tanıklar ...ve ...'in birbiriyle örtüşen beyanları ve mağdurenin sair yönleriyle tanık beyanlarıyla örtüşen anlatımları karşısında atılı suçun niteliği de gözetildiğinde bu çelişkinin esasa etkili görülmediği; sanık ve mağdurenin sanığın evinde aynı yatakta yattıkları ve burada sanığın mağdureyi yüzükoyun döndürmek suretiyle bir kez anal yoldan mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunduğu; her ne kadar sanık savunmalarında atılı suçu kabul etmemiş ise de bir yandan da mağdureyi hiç görmediğini, tanımadığını, evine götürmediğini başından beri ifade ettiği, ancak tanık ...ve tanık ...'in birbiriyle örtüşen dosya kapsamıyla uyumlu anlatımları, duruşmada sanıkla birlikte aynı celsede hazır bulunan ve bizzat delillerle yüzyüze temas etme ilkesi uyarınca mahkememizce ifadesi sırasında gözlemlenen mağdurenin gerek kendisinin gerekse sanığın anlatımları sırasındaki hal ve tavrı karşısında mağdurenin daha önceden hiçbir tanışıklığının olmadığı sanığa karşı böyle bir suç isnat etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve diğer delillerin de mağdurenin anlatımlarını desteklediği görülmekle sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış olup, 15 yaşından küçük mağdureyi anal yoldan vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği, bu suça yönelik olarak her ne kadar iddianamede TCK.nun 43.maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de mağdurenin mahkememizdeki beyanlarında eylemin bir kez gerçekleştiğini beyan etmesi karşısında TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla üzerine atılı suçtan mahkumiyetine,

TCK.nun 103/6 maddesinin de alınan kurul raporuna göre koşulları oluşmadığından uygulanmasına yer olmadığına; sanığın fiilden sonraki davranışlarına göre işlediği suçtan pişmanlık sergilediğine dair mahkememizde kanaat oluşmaması nedeniyle TCK.nun 62.maddesinin hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Öte yandan yine sanığın kanuni temsilcisinin bilgisi dışında evini terkeden ve çocuk statüsündeki mağdureyi ailesi ve yetkili makamlara haber vermeden yanında tuttuğu ve eyleminin de TCK.nun 234/3 maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla bu suçtan da mahkumiyetine karar vermek gerekmiş, açıklanan nedenlerle sanık hakkında aşağıdaki hükümler kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun kaçırılan ya da alıkonulan çocuğun kanuni temsilcisi olması sebebiyle, yaşı küçük katılan mağdureye tayin edilen vekilin bu suçtan kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden

Tüm dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük olması nedeniyle rızası hukuken geçersiz olan katılan mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın alıkoyduğu anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilip ek savunma hakkı verilmek suretiyle bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve hükümle birlikte sanığın aynı eylemi için ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suç duyurusunda bulunulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii İle Katılan Mağdure Vekilinin Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde;

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2013/458 Esas, 2014/473 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık Müdafiinin Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;

Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2013/458 Esas, 2014/473 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
29.05.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5237 sayılı Kanun 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince 1412 sayılı Kanunu 1412 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu