11. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin otel ve restorantlara mutfak araç gereç ve sanayi tipi mutfak malzemeleri satışı yapan bir şirket olup, söz konusu senedin davacı şirkete satışı yapılan mutfak araç gereçleri nedeniyle düzenlendiğini, yapılan alışverişe ilişkin faturaların bu mallarla birlikte davacı şirketin Alaçatı'daki mekanına bizzat teslim edildiğini, bono borçlusu ...'nın davacı şirket adına hareket ederek bu alış verişi gerçekleştirip, bonoyu davalı şirkte verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Aldırılan 11/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda İcra takibine dayanak bononun ön yüzündeki imzalar ile, davalı şirket tarafından düzenlenen 16/06/2017 tarih ve "049355", 049354", "049353" 049352" 049351 seri numaları irsaliyeli faturalar üzerindeki imzaların aynı şahıs eli ürünü olduğu ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda aldırılan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibari ile davalının davacıdan ispatlanabilir fatura alacağının 28.345,38 TL olup, bu faturalardan 49351-49352- 49353 -49354-49355 nolu 15.607,54 TL tutarlı irsaliyeli faturaların davacı tarafça kabul edilip ticari defterlerine kaydedildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/131514 soruşturma nolu dosyasında davacı şirket yetkilisi ...'nin vermiş olduğu ifadesinde, davacı şirketin gayri resmi ortağı olan ... isimli şahsın davalı şirketten senet karşılığında ürünler aldığını, ancak bu ürünleri alan ...'nın davacı şirket ile herhangi bir resmi bağlantısının bulunmadığını belirtmesi, takip konusu senedin verilme sebebini oluşturan fatura içeriği malların da bu şahıs tarafından teslim alındığı ve BA formları ve faturalar incelendiğinde davaya konu icra takibine dayanak bonoların ihdas sebebini oluşturan fatura içeriği malların davacı şirkete teslim edildiği ve bunların davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alması nedeniyle dava dışı ...'nın davalı ile davacı şirket ortağı ve yetkilisi olarak görüştüğü ve davacıya ait işyerinde kendisini davacı şirketin yetkilisi olarak göstererek fatura içeriği malları teslim aldığı, davacı şirketin bu hususa herhangi bir itirazda bulunmadığı, ...'nin kollukta vermiş olduğu ifade de belirtildiği üzere ...'nın davacı şirketin gayri resmi ortağı olduğu ve davacının ...'nın eylem ve işlemlerine itiraz etmediği bilakis bunları benimseyerek malları kabul ettiği ve ticari defterlerine işlediği sabit olup, ödemeden kaçınmak için ...'nın imzasının şirketlerini bağlamadığı yönündeki iddiasının Türk Medeni Kanunun 2 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, müvekkili adına atılan imzanın sahibi olan ...'nın şirketi temsile yetkili olmadığını, TTK'nun 678. Maddesi gereğince temsil yetkisi bulunmadığı halde temsilci gibi senet imzalayan bu kişinin senetten dolayı bizzat sorumlu olduğunu, ...'nın şirketi borç altına sokma hak ve yetkisi olmamasına rağmen bono ciro etmesinin müvekkili şirketi bağlamayacağını, ...'nın müvekkil şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı ticaret sicil kayıtları ve sgk kayıtlarında da açıkça ortada olduğunu, davada tanık dinlenemeyeceğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyasındaki ...'nin kollukta alınan ifadesinde ...'nın müvekkil şirketin gayriresmi ortağı olduğunu söylemesine karşın, bu ifadenin avukat huzurunda verilmediğini, mahkemece alınan alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda görevli mali müşavirin hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu, bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı davalı tarafa ait faturaların bulunduğunu ve davaya konu bononun da işbu borçtan kaynaklandığını belirtmiş ise de, bilirkişinin bu tutumunun soyut bir durumdan somut vakıa oluşturma çabasından ibaret olup, müvekkili ile davalı taraf arasında mal-hizmet alışverişi olduğunu, fakat taraflar arasındaki bu ilişkinin fatura ve sözleşmeye dayalı olup ayrıca bir icra takibi ve yargılama konusu olduğunu, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın