Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının sanık hakkında kurulan beraat hükmünün gerekçesine yönelik olduğu; katılan vekilinin temyizi yönünden ise, her ne kadar hüküm 03/03/2012 tarihinde katılanın yüzünde tefhim edilmiş ve temyiz süresi bu tarihten itibaren başlamış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamında da belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, katılanın yüzüne karşı tefhim edilen hükme ilişkin temyiz süresinin vekili yönünden tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle katılanın yanıltıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek ve tebliğnamenin red yönündeki görüşüne iştirak edilmeyerek, sanık Musamettin hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılanın aşamalardaki beyanı ve beyanını doğrulayan doktor raporu karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi,

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.07.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 229 sayılı ilamında da belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K229 md.232/6 K1412 md.321 K5320 md.8/1