11. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, Kısmi bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2011/437 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden 05.08.2011 tarihli eylem nedeniyle (katılanlar ... ve ...), sanıklar ... ve ... yönünden 19.08.2011 tarihli eylem nedeniyle (mağdurlar ... ve ...) dolandırıcılık suçundan tüm sanıklar için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1'er yıl hapis ve 100,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir. 2. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2011/437 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararlarının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/21730 Esas, 2017/23361 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2017/1729 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden 05.08.2011 tarihli eylem nedeniyle (katılanlar ... ve ...), sanıklar ... ve ... yönünden 19.08.2011 tarihli eylem nedeniyle (mağdurlar ... ve ...) dolandırıcılık suçundan tüm sanıklar için 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1'er yıl hapis ve 100,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, sanıkların atılı suçu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve kararların bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'nın tanıdığı olan katılan ... ve onun vasıtasıyla tanıdığı diğer katılan ...'a, Osmanlı altını satacakları vaadinde bulunarak 05.08.2011 tarihinde, temyiz dışı diğer sanıklar ile birlikte buluştukları, ancak sanığın katılanların altınları almak için yanlarında getirdikleri 50.000,00 TL tutarındaki parayı alarak kaçtığı, yine sanıklar ... ve ...'in, temyiz dışı sanıklarla birlikte 19.08.2011 tarihinde mağdurlara Osmanlı altını satacaklarını söyleyerek buluştukları, sanık ...'in katılanların yanlarında getirdikleri 40.000,00 TL parayı alıp kaçmaya çalıştığı, mağdurların kovalaması nedeniyle para dolu torbayı yere atıp kaçmaya çalışırken çevredekiler tarafından yakalandığı, sanık ...'ın kendisini bekleyen diğer sanık ...'ün bulunduğu aracın plakasını söylediği ve bu şekilde sanık ...'ün de yakalandığı, araç içerisinde yapılan aramada, 29 adet, tarihi eser görünümlü sarı metal paranın ele geçirildiği iddiasıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır. 2. Sanıklar atılı suçları tevil yollu ikrar etmişlerdir. 3.Mahkemece sanıkların atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden 1.Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Dosya içeriğine göre delilleri takdir eden Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin dosyada mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı yönündeki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden 1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2011 tarihli ve 2011/3833 Esas sayılı iddianamesinde, ikinci olay olarak anlatılan 19.08.2011 tarihli eylemde, sanıkların, mağdurlar ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanıkların adı geçen mağdurlara yönelik dolandırıcılık eylemleri sabit görülerek cezalandırılmalarına karar verildiği, iddianamede birinci olay olarak anlatılan 05.08.2011 tarihli eylemin katılanlar ... ve ...'a yönelik gerçekleştirildiği ve adı geçen sanıkların bu katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle dava açılmadığı halde, 28.09.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre, sanıkların haklarında dava açılmayan katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle de uzlaşma görüşmesi yapıldığı ve adı geçen katılanlar ile uzlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, ancak sanıkların gerçekleştirdikleri eylemin 19.08.2011 tarihli olay nedeniyle mağdurlar ... ve ...'a yönelik olduğu ve uzlaştırma raporuna göre de taraflar arasında edimsiz olarak uzlaşmanın sağlandığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında atılı suçtan uzlaşma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi, 2. Kabule göre de; fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıklardan ...'in, mağdurların parasını alıp kaçmaya çalışırken mağdurun peşinden koşması nedeniyle sanığın parayı yere atıp kaçmaya çalıştığı ve çevredeki vatandaşlar tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması, Nedenleriyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.02.2019 tarihli ve 2017/1729 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.02.2019 tarihli ve 2017/1729 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap