11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/726 Esas, 2015/644 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası , 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/726 Esas, 2015/644 sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/6134 Esas, 2021/7217 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'un temyiz isteği; savunmasına itibar edilmediğine, beraat etmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçlamaların soyut iddialara dayandığına, aleyhe delil bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde katılan ...'ın Ankara ilinden Hatay iline büyükbaş hayvan almak amacıyla geldiği, Veli Koyuncu isimli şahsın aracılığı ile kendisini Reşit Ilgar olarak tanıtan kişi ile irtibat kurduğu ve 120.000,00 TL karşılığında 36 adet büyükbaş hayvan almak için anlaştıkları, Narlıca Beldesi taş ocakları civarında bulunan ahıra giderek hayvanları gördükleri, daha sonra tekrar şahıslarla buluştukları, Reşit'in dayısı olduğunu söyleyen Mehmet ile yeğeni Hasan'ın da geldiğini, katılanın avans olarak 3.000,00 TL parayı Reşit'e verdiği, Reşit'in de parayı Mehmet ve Hasan'a verdiği, işlemlerin tamamlanması için katılanın ikinci kez 7.000,00 TL para verdiği, daha sonra şahıslar ile irtibatının kesildiği, yapılan araştırmada kendisini Hasan olarak tanıtan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, kendisini Reşit Ilgar olarak tanıtan şahsın kullanmış olduğu 0537 (...) (..) 22 numaralı telefonun sanık ...'un adına kayıtlı olduğu ve bu kişi tarafından kullanılmakta olduğunun belirlendiği, bu şekilde sanıkların katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılan ... beyanında, iddiaları doğrulayarak şikâyetini devam ettirmiştir. 3. Sanık ... savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, adı geçen kişileri tanımadığını, bir alışverişinin olmadığını, kimseyi dolandırmadığını ifade etmiştir. 4. Sanık ... savunmasında, adı geçen kişileri tanımadığını 0 537 (...) (..) 22 numaralı telefon hattının kendisine ait olduğunu ve halen kullanmakta olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini, suç tarihinde Antakya'da olmadığını ifade etmiştir. 5. 13.08.2011 tarihli mağdur ...'ın sanık ...'yu zanlılar albümünden teşhis ettiğine dair tutanak ile 13.08.2011 tarihli yer gösterme tutanağının dosyada mevcut olduğu görülmüştür. 6. Katılan ...'ın 11.09.2015 tarihli celsede, sanık ...'ya ait 6 adet fotoğraf gösterildiğinde, "ben bu şahsı tanıyorum, bu şahıs kendisini bana farklı isimle tanıtmıştı ancak aradan zaman geçtiği için o ismi tam olarak hatırlamıyorum ancak beni dolandıran kişiler arasında bu kişide vardı, hatta bu kişi arabayı kullanan kişidir." sanık ...'un fotoğrafı gösterildiğinde, "ben bu şahsı tanıyorum, suç tarihinde kendisi bıyıklıydı, kendisini bana Halil olarak tanıtmıştı, beni dolandıran kişiler arasında bu kişi de vardı." şeklinde teşhiste bulunduğu anlaşılmıştır. 7. Bozma üzerine, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak 15.09.2021 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır. 8. Yargılama sonucunda, mahkeme sanıkların katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanık ... müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap