3. Ceza Dairesi 2011/37003 E. , 2013/4574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
TCK'nin 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesinde, taksit süresinin 2 yılı geçemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece CMK'nin 231. maddesiyle ilgili olarak yapılan değerlendirmede, sanığın suç işleme eğilimi hususunda olumsuz bir kanaate varılmış olmasının yanı sıra, müştekinin şikayetinin devam etmesine karşın, sanığın aşamalarda müştekinin zararını karşılama hususunda bir girişiminin olmaması ve zararının giderildiğine dair dosyada bilgi-belge bulunmamasına göre, CMK'nin 231. maddesi şartları gerçekleşmediğinden ve hüküm sonuç fıkrasında temyiz mercii ve süresinin eksik-hatalı gösterilmesi de temyizin süresinde yapılmış olması sebebiyle, tebliğnamenin belirtilen hususlardaki 'bozma' istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. ancak;
1.Müşteki ve tanık beyanları ile müştekinin adli raporundaki verilere göre, sanığın eylemini şişe ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nin 6/1.f, 86/3.e maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Müşteki ve tanık anlatımları ile sanığın savunmasına göre, sanığın eylemini müştekinin olay öncesi kendisine hakaret etmesine öfkelenerek gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.