Esas No
E. 2021/4167
Karar No
K. 2023/1490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/4167 E.  ,  2023/1490 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/89 E., 2017/34 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (genel mahkemeden devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında Trabzon İli ... İlçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 32, 131 ve 167 parsel sayılı sırasıyla 1.463,00; 3.556,00 ve 3.585,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde, tapunun Haziran 1289 tarihli ve 46, Haziran 1288 tarihli ve 11 ile 12 sıra numaralarında kayıtlı taşınmazların yaklaşık 80 - 90 yıl evvelinde muris İsmail oğlu ... Ağa'nın vefatından sonra taksim edildiğini ve sınırlarını bildirdiği kısımların muris ... oğlu ...'na isabet ettiğini ve halen bu kişinin mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek iddia konusu taşınmazların ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın taşınmazda hak sahibi olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... 31.3.1983 tarihli dilekçe ile taşınmazların eşinin annesi ...'dan geldiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin (Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi) 09.12.1981 tarihli ve 1978/222 Esas, 1981/206 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede kadastro çalışmaları başladığı ve taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı tanzim edildiği belirtilerek Sürmene Kadastro Mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı verilerek, dava dosyası Kadastro Mahkemesi'ne devredilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin (Sürmene Kadastro Mahkemesi) 11.09.1998 tarihli ve 1982/7 Esas, 1998/2 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığı ve taşınmazların 50 - 60 yılı aşkın süredir davalılardan ...'nun zilyetliğinde olup, bu kişi yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile dava konusu taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.06.2004 tarihli ve 2004/7229 Esas, 2004/8766 Karar sayılı kararıyla davacı tarafından davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarına başlanıp, taşınmazlara ilişkin tutanak tanzim edilmiş olması nedeni ile Kadastro Mahkemesi'ne aktarıldığı, Hukuk Mahkemelerinden devredilen davalarda öncelikle yapılması gereken işin dava dilekçesinin mahalline uygulanıp, kapsamının belirlenmesi olduğu, buna karşın bu yolda işlem yapılmadığı, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının yeterli şekilde uygulanmadığı, bu kapsamda bilinmeyene sınırların tespiti bakımından tanık dinletme imkanı sağlanmadığı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmadığı, diğer yandan 167 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas vergi kaydı ile dosyada mevcut satış senetlerinin uygulanıp kapsamlarının belirlenmediği, bunlardan ayrı olarak çekişmeli taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, tarafların kök murisi İsmail oğlu ...'a ait ise bu kişinin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi mirasçıya neresinin verildiğinin araştırılmadığı, kök muristen intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar celbedilip terekenin taksim edilip edilmediğinin denetlenmediği, mahalli bilirkişilerin taşınmazların ... tarafından kullanıldığı yönündeki beyanlarına karşın bu kişiye kimden kaldığı ve kullanımının neye dayalı olduğunun saptanılmadığı, 167 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ...'e ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı belirtildiği halde hangi nedenle ... adına tescile karar verildiğine dair gerekçe gösterilmediği, taşınmazlardan 131 parsel sayılı taşınmaz çalılık vasfı ile tespit edildiği halde bu taşınmazın imar ihya edilip edilmediği, imar ihya edilmiş ise ihyaya ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığının araştırılmadığı açıklanarak öncelikle dayanılan tapu kayıtları ile tespitte uygulanan vergi kaydı, satış senetleri ve tüm komşu taşınmazların tutanak ve dayanağı belgelerin getirtilip dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle uzman ziraatçi bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmesi, keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları, vergi kayıtları ve taraflarca ibraz edilen satış senetlerinin ayrı ayrı okunup, hudutlarının yerel bilirkişilerce zeminde gösterilmesi, kayıtlarda yazılı olup, bilirkişilerce bilinemeyen hudutların gösterilmesi için taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarından istifade edilerek kayıtların kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymaması halinde nereye ait olduklarının saptanılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, tarafların kök murisi İsmail oğlu ...'a ait ise bu kişinin ölümünden sonra taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi parselin kime düştüğü, mirasçılar arasında satış bulunup bulunmadığı, taşınmazların imar ihya edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş iseler ihyanın ne zaman tamamlandığı, önceki keşiflerde ...'nun zilyetliğinden bahsedildiği nazara alınarak bu zilyetliğin neye istinaden olduğu, kendi adına mı yoksa tüm mirasçılar adına mı sürdürüldüğü hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, İsmail oğlu ... terekesinin taksime konu edilip edilmediğinin, muristen intikal eden tüm taşınmazların tutanakları celbedilip incelenmek sureti ile ile denetlenmesi, dayanılan kayıtların taşınmazlara uymadığı ve kullanımın kayda dayanmadığının belirlenmesi halinde zilyetleri yararına iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, tespit tutanaklarının edinme sütunundaki beyanlara aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenip aykırılıkların giderilmesine çalışılması, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların niteliği ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve bu kayıtlara göre taşınmazların konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, diğer yandan 167 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas vergi kaydı bu taşınmazı kapsamakla beraber, bu taşınmazda davacı yanın zilyetliği olmayıp, bu nedenle vergi kaydı zilyetlikle birleşmediğinden bu kayda da itibar edilemediği, 32 ve 167 parsel sayılı taşınmazlar yönü ile davalılardan ... yararına iktisap koşullarının gerçekleştiği, 131 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise taraflar yararına iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın ... ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı dışındaki davalılar yönünden sübut bulmadığından, ... ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, 687 ada 2 (eski 32), 592 ada 41 (eski 167) ve 676 ada 18 (eski 131) parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 676 ada 18 parsel sayılı taşınmazın "çalılık" vasfı ve 3.819,56 m2 yüzölçümlü olarak Hazine; 687 ada 2 parsel sayılı taşınmazın "ahşap ev ve çaylık" vasfı ve 1.312,70 m2 yüzölçümlü olarak ve 592 ada 41 parsel sayılı taşınmazın ise "fındıklık" vasfı ve 3.729,60 m2 yüzölçümlü olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ...

mirasçıları ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek miras bırakanı ... ...'den kaldığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, dolayısı tarafların taşınmazda birlikte hak sahibi olduklarını, davalı ... tarafından sürdürülen zilyetliğin tereke adına sürdürüldüğünü, ayrıca Yargıtay bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini, mahalli bilirkişilerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, davalının zilyetliğinin yargılama sürecine isabet ettiğini, tapu kayıtlarının yeterli ölçüde uygulanmadığını,vergi kaydı ve satış senetlerinin uygulanmasının da yeterli olmayıp, satış senedinin hak sahibi mirasçılar tarafından düzenlenmediği üzerinde durulmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalmakta ise taşınmazların kimden geldiği, tarafların ortak murisinden intikal etmiş ise taksim, satış, bağış gibi bir hukuki nedenle mirasçılardan bir ya da bir kaçına intikal edip etmediği ve zilyetlikle kazanım koşulları mevcut ise kimin yararına iktisap koşullarının gerçekleştiği hususlarına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 20 nci maddeleri

3.Değerlendirme

1.32 ve 131 parseller yönünden; Çekişmeli 32 parsel sayılı taşınmazın tespite esas 08.01.1952 tarihli "Gayrimenkul Satış Senedi" ile davacı ...'nun çekişmeli taşınmazdaki haklarını Yunus Reşat İsmailoğlu'na devrettiğinin anlaşılmasına ve temyiz edenlerin sıfatına göre bu taşınmaz bozmaya konu edilmemiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında çekişmeli 32 ve 131 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.167 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince (IV.B) bölümünde belirtilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyleki, tüm dosya kapsamı ile çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek miras bırakanı ... oğlu ...'ndan kaldığı belirlenmiş olup, davalı taraf çekişmeli taşınmazın taksim, satış, bağış gibi her hangi bir yolla kendilerine intikal ettiği ispat edememiştir. Şu halde, taşınmazın zilyetliği davalı tarafta olmakla birlikte bu zilyetliğin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, Mahkemece, bu taşınmaza yönelik davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek miras bırakanı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle, 32 ve 131 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle, 167 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog