T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
04.11.2020 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Tüketici Hukuku 6171 sayılı ve 28.5.2009 tarihli kararında bu hususun şu şekilde açıklandığını, "Mahkemece, iade isteminin konusunu oluşturan katma değer vergisi tahakkukunun dayanağı olan düzenleyici işlemin iptali istemiyle davacı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı; düzenleyici işlemin iptali istemiyle başka bir şahıs tarafından açılan davanın davacı adına hak doğurucu bir nitelik taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının sadece taraflar açısından değil, düzenlemeden etkilenen herkes açısından hüküm doğuracağı İdare Hukukunun genel ilkelerindendir.Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen EPDK kurul kararının, dağıtım şirketlerinin müşterilerine uygulanmakta olan yani belirli bir topluluğu ilgilendiren ve o topluluk üzerinde kamu gücünü haiz olan bir idari işlem olduğunu; nitekim sadece bahsi geçen İdare Mahkemesi kararının taraflarını etkilememekte olduğunu; ilgili olduğu topluluk dâhilindeki herkes açısından etki ve sonuçlar doğurmakta olduğunu; EPDK'nın iptal edilen söz konusu idari işleminin davalı şirketten hizmet alan tüm tüketiciler nezdinde bağlayıcı olan bir idari işlem olduğunu; dolayısıyla, işbu işlemin iptalinin sadece bir kişi için etki doğuracak olması düşünülemeyeceği gibi böyle bir durumun idare hukuku ilkelerine de aykırı olacağını,Bahsi geçen 5598 sayılı EPDK kararının, Davalı ... A.Ş.'nin 2012-2016 yılları arasında yapacağı tüm perakende satışa yönelik olarak çıkarıldığını; davalının perakende satış yaptığı herkes üzerinde etkili olan bir idari işlem olduğunun izahtan vareste olduğunu; dolayısıyla EPDK kararının iptalinin 3. kişilere etki etmeyeceği iddiasının idare hukukunun temel ilkelerine ve kamu düzeni gereklerine aykırı olduğunu, İptal davalarının, yönetimin hukuka uygunluğunu sağlayan bir yol olup, bu yolla idarenin hukuka aykırı işlemlerinin iptal edilerek kamu düzeni sağlanmakta olduğunu; Ankara İdare Mahkemesi'nin de bu amaçla vermiş olduğu iptal kararında, ilgili idari işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti yapıldığını; İdare Mahkemesi'nin ilgili iptal kararının amacının, idari işlemin hukuka aykırılığını sadece o davanın tarafları için ortadan kaldırmak olduğu yönünde bir yorumda bulunmanın, İdare Mahkemesi'nin bu işlemden etkilenen diğer kimseler için hukuka aykırı işlemin devamına göz yumulmasını amaçladığı anlamına gelmekte olduğunu, bununda en başta hukuk devletinin ilke ve temellerine aykırı düşer nitelikte olduğunu, Bu itibarla, Ankara İdare Mahkemesinin iptal kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilen bu kurul kararına binaen tahsil edilen sistem kullanım bedellerinin hukuki dayanağının da ortadan kalktığını; dolayısıyla işbu haksız Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını ya da davanın kabulünü dairemizden talep ettiklerini, Mahkemenin işbu davaya konu sistem kullanım bedelinin sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülük olarak değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili Şirket ve Davalı tarafın akdetmiş olduğu sözleşmenin tüm yönleriyle özel hukuk sözleşmesi niteliğini haiz olmadığını, bu sözleşmede tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırdıklarının yanında idarenin tarafından belirlenen birtakım hükümlerin de mevcut olduğunu,Taraflar arasındaki akdedilen Sözleşme'nin sistem kullanım bedeline ilişkin maddesinin, taraflar arasında serbest müzakere usulü ile belirlenmediğini; sözleşme tarafları dışında yer alan EPDK'nın kurul kararı ile sözleşmede düzenlendiğini; dolayısıyla dava konusu iadesi istenen sistem kullanım bedellerinin, taraflar arasında müzakere sonucu oluşmayan, tarafların iradelerini yansıtmayan, fakat onlar bakımından hak ve borç yaratan EPDK'nın idari işlemi neticesinde doğduğunu; bu bakımdan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin salt bir özel hukuk sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Sistem kullanım bedelinin, 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu 5598 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı'nın, Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 09.01.2017 tarihli 2015/3323 F. 2017/32 K. Sayılı kararı ile iptal edilmesi kararının sadece o davanın davacı tarafı hakkında geçerli olacağı ve dava konusu kullanım bedellerinin iade talebi ile kararın iptal edilmesi arasında bir nedensellik bağı bulunmadığı şeklinde hatalı, hukuki ve meşru bir dayanağı olmayan değerlendirmede bulunduğunu, İdare Hukuku ilkelerine göre, bir düzenleyici işlemin iptal edilmesi halinde iptal kararının sadece davayı açanı değil, bu düzenleyici işlem ile ilgili üçüncü kişileri de etkileyeceğini ve aynı hukuki durumda bulunan kişiler için de hukuki sonuçlarını doğuracağını; dolayısıyla mahkeme tarafından iptal edilen bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlarının da ortadan kalkacağını, Nitekim bu hususun Danıştay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/3406 E. Sayılı 25.10.2011 tarihli kararında şu şekilde açıklandığını, "İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun doğmasını sağlar. Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da bu yoldadır."Dolayısıyla, EPDK'nın iptal edilen söz konusu idari işleminin Davalı şirketinden hizmet alan tüm tüketiciler nezdinde bağlayıcı olan bir idari işlem olduğunu; işbu işlemin iptalinin sadece bir tüzel veya gerçek kişi için etki doğuracak nitelikte olması düşünülemeyeceği gibi açıklandığı üzere böyle bir durumun idare hukuku ilkelerine de aykırı olduğunu, Diğer bir kabul edilemez hususun ise bilirkişi raporunda; bilirkişilerin, Hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunması olduğunu; bu durumun hukuka aykırılığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.1 K5598 md.282 K6171 md.279/4 HMK md.282 HMK md.355 K5598 md.1 K4646 md.1 HMK md.361/1