11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2012 tarihli ve 2012/1287 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır . 2. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2012/341 Esas, 2015/768 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/17228 Esas, 2017/13432 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2017 tarihli ve 2017/645 Esas, 2017/423 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiştir . 5. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2018/939 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; katılanı sanığın aramadığına ve hakkında yakalama emirleri bulunan sanığın bankaya giderek para çekmesinin oluşa aykırı olduğuna, basit dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi olduğuna ve sanığa uzlaştırma teklifinin ulaşmadığına, Mahkemece zararı giderebilmesi için süre verilmeksizin uzlaşma hakkından ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimalinin ortadan kaldırıldığına, dosyanın sürüncemede kalmaması için alelacele karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Meçhul bir kişinin Adana ilinde mukim katılanı 09.08.2011 tarihinde cep telefonundan arayarak kendisini emniyet mensubu olarak tanıttıktan sonra katılanın hesaplarının PKK terör örgütü mensupları tarafından boşaltıldığını tespit ettiklerini, teröristleri yakalamak için yapacakları operasyon kapsamında katılanın verecekleri hesaba para göndermesini söylediği, katılanın bunu kabul ederek 18.000,00 TL parayı talimatlarına uygun şekilde çeşitli bankalardan yolladıktan sonra dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık, suçta kullanılan hesaba ait banka kartını 2011 yılında üzerinde şifre yazılı halde kaybettiğini, hakkındaki yakalama emirleri nedeniyle bankaya gidip kapattıramadığını, kartın başkaları tarafından kullanılmış olabileceğini savunmuştur. 3. Türkiye Ekonomi Bankasının cevabi yazısında; paranın yatırıldığı hesabın sanığa ait olduğu, paranın 9.750,00 TL'lik kısmının Şanlıurfa Şubesinden sanığa ait kimlik ile çekildiği belirtilmiştir. 4. Mahkemece sanığın oluşa aykırı savunmaları, katılanın beyanı, bankanın cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olay ve Olgular bölümünde belirtilen delillere göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2018/939 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın