11. Hukuk Dairesi
Davalı ... Şirketi vekili, KTK'nın 97. maddesi gereğince, sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, refakatçi gideri, bakıcı gideri, yol masrafı, ilaç masrafı, tıbbi malzeme masrafı gibi sair tüm masraflardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacıların maddi taleplerinin tümünün ... 'nın sorumluluğunda olduğunu, kaza nedeniyle işitme cihazının kaybolduğuna ve gözlüğün kırıldığına dair davacı tarafın beyanlarından başka bir delil bulunmadığını, 69 yaşında ve emekli olan davacının çalışma gücünün azalması veya kaybının söz konusu olmadığını, manevi tazminat taleplerinin haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurumun yasal sınırlar içerisindeki sorumluluklarının yasa ile tespit edilmiş olduğunu, dava konusu trafik kazasının davacının ileri sürdüğü yasanın yürürlüğü öncesi meydana geldiğinden ve bu tarihten önce meydana gelen kazalar ile ilgili sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkını kısıtladığından, davacının müvekkili kurumdan yapmış olduğu tedavi giderleri ile ilgili talepte bulunamayacağını, davacıların trafik kazasından kaynaklı ilk tedavisine Türkiye'de başlandığını, tedavinin devamını kurumları ile anlaşması olmayan Sağlık Hizmet Sunucusunda (Almanya'da) gerçekleştirmiş olmasının Sağlık Uygulama Tebliğinin 1.7 maddesinde tanımlanan acil hal kapsamında olmadığını, yine Sağlık Uygulama Tebliğinin 2.2.19 maddesine göre ilk müdahalenin müvekkili kurum ile sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucusu tarafından yapılmadığından söz konusu tedavi giderlerinin kuruma yüklenmesinin mümkün olmadığını, davacılar Türk Vatandaşı olmadığından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava açılmadan önce KTK'nun 97. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketinin dava şartına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı; kazanın oluşumunda davalı sürücü ... 'un %100 oranında kusurlu olduğu, 30.07.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacı ... 'un davaya konu trafik kazasına bağlı olarak oluşan sakatlık oranının %2 olduğu, davacının yaralanması nedeniyle talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant Formülü”, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 iskonto faizi esas alınarak yapılan hesaba göre 6.077,65 Euro; davalı malik ve sürücü yönünden Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, PMF Yaşam tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre 4.783,73 Euro olduğu; davacının kaza esnasında gözlüğünün kırıldığı ve buna ilişikin olarak fatura ibraz edildiği, davacının özel hastanede gördüğü tedaviye ilişkin olarak yaptığı 2.733,68 TL zararın 6111 Sayılı Yasa ile değişik KTK'nun 98. maddesine göre davalı ... 'nın sorumluluğunda kaldığı; davacının pasif dönem içinde kaldığı bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığı, kaybolan işitme cihazına yönelik herhangi bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle bu talebin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı ... 'ya karşı açılan davanın kabulü ile 2.733,68 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsiline, davacı ... 'un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 809,00 Euro gözlük bedeli, 6.077,65 Euro sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.886,65 Euro tazminatın (davalı ... 'un 4.783,73 Euro ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Şirketi yönünden 23.01.2017 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının davalılar ... ve davalı ... A.Ş.'den müteselsilen ve müştereken alınarak davacı ... ' a verilmesine, davacı ... 'un işitme cihazı ve geçici iş göremezlik tazminatına yönelik davasının reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000,00 Euro, davacı ... için 500,00 Euro manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının davalı ... 'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi raporunda baz alınan yönetmeliğin hatalı olması nedeniyle maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, kazanın 12.04.2016 tarihinde gerçekleştiğini, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin uygulanması gerektiğini, kaza sebebiyle müvekkilinde skapula kırığı oluştuğunu, maluliyetin en az %60 oranında olduğunu, sağ diz ön çapraz bağdaki yırtık ile iç menisküs hasarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezliğe uğramadığı yönündeki tespitin de hatalı olduğunu, pasif dönemde kişide herhangi bir gelir kaybı olmasa da bu kişinin yaşamsal faaliyetlerindeki zorluğun karşılığı olarak uğranılan iş görmezlik oranında tazminat hesabı yapılması gerektiğini, müvekkilin işitme cihazının kaza sonucunda kaybolduğunu, davalı sigorta şirketi ve davalı sürücünün bu zarardan sorumlu olduklarını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili, trafik kazasından kaynaklı tedavi gideri ve gözlük bedeli gideri taleplerinin 6111 sayılı kanun uyarınca teminat kapsamında olmayıp ... 'nın sorumluluğunda olduğunu, zarar görenin müterafik kusurunun bulunması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri vs. nedenlerle müterafik kusurunun tespiti ile zararın uygun oranda indirilmesi gerektiğini, davacı yanın gözlük bedeli, refakatçi masrafı, pansuman giderin vs. dolaylı zarar müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulması teminat kapsamında olmadığını, Türk Lirası üzerinden hasar bedeli belirlenmesi gerekirken Euro üzerinden bedel belirlenmesinin fahiş sonuçların çıkmasına sebep olduğunu, bilirkişi ek raporunun asgari ücretin üzerinde hazırlanmasının da hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizine yönelik taleplerin de reddi gerektiğini, müvekkili şirketin olay tarihinde değil, delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın