10. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Her ne kadar tebliğnamenin sanık isimlerinin yazıldığı kısmında hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz isteminde bulunulmayan ... da sanık olarak yazılmış ise de, tebliğnamenin görüş kısmında Cumhuriyet savcısı tarafından hakkındaki beraat hükmü aleyhine temyiz isteminde bulunulan sanıklar ... (...) ve ... hakkında görüş belirtildiği anlaşıldığından, bu husus yazım hatası olarak kabul edilerek, sanıklar ... (...) ve ... hakkındaki beraat hükümleri yönünden inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihli ve 2015/281 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/194 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/194 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Adres ve araç belirtmek sureti ile ayrıntılı ihbar bulunmasına, fiziki ve sıcak takip sonucu yakalanan ve haklarında uyuşturucu kullanmak suçundan ayrıca işlem yapılan tanıkların teslim ettikleri uyuşturuculara ve müdafi huzurunda alınan ayrıntılı ifadelerine rağmen, olayda uygulama imkanı bulunmadığından arama kararı alınamadığı halde sanıkların arabasında ele geçen uyuşturucuların, "suçun maddi konusunu teşkil eden uyuşturucuların usulüne uygun arama kararı bulunmadan ele geçirildiği"nden bahisle, sanıkların mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kolluk görevlileri önceden yapılmış ihbara rağmen, usulüne uygun şekilde plakası da tespit edilmiş araç içinde arama kararı alıp sanıklara müdahale etmek aramak imkanı olduğu halde böyle bir karar almaksızın arama yapmak suretiyle suçun delili ve maddi konusu olan uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi, olayda ihbar nedeniyle niteliği ve hangi araç tarafından işlendiği faili de belli olan bir suç olduğu konusunda şüphe oluştuğu, 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddeleri uyarınca adli arama kararı alınması gerekirken, böyle bir karar alınmaksızın yapılan aramanın usule uygun olmadığı ve usule uygun olmayan şekilde elde edilmiş delillerin mahkûmiyete esas alınamayacağı gerekçesiyle, sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... (...) Hakkındaki Hüküm Yönünden Olay tutanağı içeriğine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık ...'nun kolluk aşamasında müdafi huzurundaki beyanlarına, tutanak düzenleyici tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın tanık ...'ya uyuşturucu madde sattığının kolluk görevlilerince görülmüş olması, yakalama sonrasında tanık ...'nun kaba üst aramasında ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği ile sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, nitelikleri ve çeşitliliği, suç üstü hali olması ve uyuşturucu maddelerin kaba üst yoklamasında ele geçirilmiş olması nedeniyle olayda arama kararının gerekli olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.05.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... (...) Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) başlıklı bendinde açıklanan nedenle, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlıklı bendinde açıklanan nedenle, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap