Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ülkenin COVID-19 salgını ile mücadelesi kapsamında, başta sağlık çalışanları olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından ihtiyaç duyulan cerrahi maske, FFP3/FFP2/N95 Maske ve Koruyucu Tulum ihtiyaçlarının, Sağlık Bakanlığının ilgili kuruluşu olması sebebiyle müvekkili şirket tarafından tedarik edildiğini, bu kapsamda davalı taraf ile 25/03/2020 tarihinde sağlık çalışanları ve özellikle doktorların kullanacağı "N95 Maske Mal Alım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında N95 maskenin birim fiyatının 9,50-TL + KDV olarak belirlendiğini, sözleşme yürürlük süresi boyunca davalı tarafın müvekkili şirkete teslim etmiş olduğu N95 maske ürünlerine yönelik olarak, sağlık çalışanları tarafından davacı şirkete iletilen ihbar ve şikayetlerin dikkate alınarak, 03/04/2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'ne test amacıyla numune gönderildiğini, Genel Müdürlük tarafından düzenlenen 09/04/2020 tarihli, Solunum Koruyucu Maske Numunesi Test Sonuçları konulu yazı ile, davalı tarafın N95 maske markası olan "EKO" ürünlerine ilişkin olarak; ürünlerin TS EN 149:2001+A1:2009 standardına göre filtre malzemesi nüfuziyeti ile solunum direnci deneylerine tabi tutulduğunun, numunelerin beyan edilen koruma seviyelerini sağlamadığının ve güvenli olmadığının, ürünlerin yapısı dikkate alındığında güvenli hale getirilmesine de imkan bulunmadığının, ürünlerin nihai kullanıcıya ulaşmasının engellenmesi için depolarda bulunan ürünlerin bertaraf edilmesi de dahil olmak üzere uygun koruyucu tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiğinin bildirildiğini, Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla Sağlık Bakanlığınca, sağlık çalışanları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına maske temin edilmesi sürecinin başlaması ve davalının ürünlerinin ayıplı olduğunun tespiti neticesinde 22/04/2020 tarihi itibariyle sözleşmenin feshi bildiriminin müvekkili şirket tarafından gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'ne gönderilen numunelere paralel olarak Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'ne de numuneler gönderildiğini, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıkları Daire Başkanlığı Muayene Komisyonu tarafından da konuyla ilgili rapor düzenlendiğini, Komisyon Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü raporuna atıf yapılarak; "Ürünlerin başta sağlık çalışanları ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına teslimi halinde son kullanıcılar açısından geri dönülemez sonuçların doğması riskine binaen; FFP3/FFP2/N95 maske koruma seviyelerini sağlamayan ve bu hali ile güvenli olmayan ürünlerin sağlık tesislerinin kullanımına sunulmadığının ve iade edildiğinin bildirildiğini, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Muayene Komisyonu sonuçlarının, müvekkili şirket tarafından 01/09/2020 tarihinde ... 54. Noterliği'nin 30753 yevmiye numaralı işlemi ile davacıya gönderildiğini ve Genel Müdürlük yazısına da yer verilerek müvekkili şirkete teslim edilen ürünlerin N95 vasfını taşımadığının, başta sağlık çalışanlarının hayatı ile genel kamu sağlığının davalı tarafın bu eylemi neticesinde önemli derecede tehlikeye atıldığını ve müvekkiline teslim edilen ve gizli ayıplı olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin 1.713.420 TL tutarındaki fiyat farkı faturasının davalı tarafından ticari defterlerine işlenmesinin talep edildiğini, davalı tarafın söz konusu faturayı kabul etmediğini bildirir Yenimahalle 3. Noterliği'nin 04/09/2020 tarihli ve 25631 yevmiye numaralı işleminin müvekkiline tebliğ edilmesinin üzerine, müvekkili tarafından davacıya 10/09/2020 tarihinde ... 54. Noterliği'nin 31631 yevmiye numaralı işlemi ile cevabi ihtarname gönderilerek 1.713.420 TL tutarındaki fiyat farkı faturasının davalı ticari defterlerine işlenmesi talebinin yenilendiğini, bunun üzerine, söz konusu faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine TTK madde 21/2 uyarınca fatura içeriğinin davalı tarafça geçerli biçimde kabul edildiğinin göz önünde bulundurularak, müvekkili ticari defterlerine kaydedildiğini, diğer taraftan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün resmi yazısı ve talimatı ile Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Muayene Komisyonu yazısı üzerine ürünlerin nihai kullanıcıya erişimini engellemek üzere önlem alan müvekkili şirketin, N95 maske vasfını haiz olmayan gizli ayıplı ürünleri deposunda muhafaza altına aldığını ve son olarak 15/01/2021 tarihinde davalıya ait 167.000 adet "EKO" marka maskeyi ITC Invest Trading &Consulting AG Türkiye unvanlı firma yetkilileri nezaretinde imha ettirdiğini, imha sürecine ilişkin olarak görüntü kayıtlarının da mevcut olduğunu, yaşanan bu süreçler sonrasında, davalı tarafından ... 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3050 Esas sayılı dosyası üzerinden 24/02/2021 tarihinde, 1.713.420 TL'nin tahsili için ilamsız takip başlatılması üzerine dosyaya itiraz dilekçesi sunularak takibin durdurulduğunu, davalı tarafından itirazın iptali amacıyla ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/366 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/03/2022 tarihli 2021/366 Esas, 2022/203 karar numaralı kararı ile davalı tarafın davasının reddine karar verildiğini, söz konusu kararda; "Somut uyuşmazlıkta yanlar arasındaki sözleşmenin 4.4 ve 9. Maddeleri kapsamında davacının ağır kusuru ile gizli ayıplı olarak teslim edilen ürünlerin güvenli hale getirilmesi imkanı bulunmadığından toplum sağlığı bakımından imhası yoluna gidilmesi karşısında davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davacının ürün bedelinin ödenmesi talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " ifadelerine yer verildiğini, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararından görüleceği üzere; davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen ürünlerin N95 maske teknik gereklerini sağlamadığını, gerekli koruma seviyelerinde olmadığını, güvenli olmadığı ve güvenli hale getirilmesine de imkan bulunmadığını, ürünlerin gizli ayıplı olduğunu, covid-19 salgın hastalığı döneminde Sağlık Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak müvekkili şirket tarafından sağlık çalışanları ve diğer kamu kuruluşlarının ihtiyaçlarının temini için satın alınan ancak N95 maskenin sağlaması gereken koruyuculuğu sağlamayan ve güvenli hale getirilmesi de mümkün olmayan ürünlere ilişkin davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete sözleşme yürürlük süresince 228.175 adet ayıplı N95 maske teslim edildiğini, bu ürünlerden 167.000 adedinin imha ettirildiğini, müvekkili şirket tarafından, ürünlerin ayıplı olduğunu belgeleyen raporlar öncesinde ürünlerin sağlık çalışanlarının kullanımına sunulduğunu ve gelen şikayetler üzerine Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından ellerinde bulunan davalıya ait maskelerin müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirkete teslim edilen ürünlerin N95 maske vasfında olduğu düşünülerek davalı tarafa sözleşme hükümlerine göre 61.175 adet gizli ayıplı olduğu müteakip dönemde ilgili Kamu Kuruluşu tarafından tespit edilen ve ayrıca satıcının ağır kusuru mahkeme kararıyla ilan edilen N95 maske vasfını taşımayan mallar için toplamda KDV dahil 627.655,50-TL tutarında ödeme yapıldığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi ile alıcının seçimlik haklarından ayıp oranında satış bedelinde indirim haklarının bulunduğunu, 231 inci maddenin ikinci fıkrası ile ağır kusurlu satıcının iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağını, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı neticesinde, medikal sektöründe faaliyetlerini sürdüren davalının ağır kusurlu olduğunun ve ürünlerinin ayıplı olduğunun somut şekilde ortada olduğunu, müvekkili şirketin N95 maske vasfında olmayan 61.175 adet ayıplı ürünlere karşılık olarak yapmış olduğu 627.655,50-TL ödeme neticesinde açıkça zarara uğradığını ve davalı tarafa fazladan ödeme yapmak durumunda kaldığını, davalı tarafa ait ürünlerin ayıplı olduğunu belgeleyen raporların tanziminden önce, 61.175 adet ayıplı N95 maske için ödenen 627.655,50-TL'lik tutarda ayıp oranında ki, bu ayıp 4703 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi uyarınca 'güvenli hale getirilmesi imkânsız olan ve taşıdığı risklere göre kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini gerektirir nitelikte, bir indirim yapılması gerektiği ve bu sayede müvekkil tarafından fazladan ödenmek durumunda kalan tutarın müvekkiline iadesinin sağlanacağını ileri sürerek bu kapsamda müvekkili şirket tarafından N95 maske vasfında olmayan ürünler için fazladan ödenenen tutarın; ayıp oranında indirim yapılması suretiyle giderilmesi için davalıya fazladan ödenmiş olan müvekkili şirket alacağının şimdilik 50.000-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap