6. Ceza Dairesi 2023/17134 E. , 2023/12634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yargıtay (6). Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/2370 Esas, 2021/12141 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KD - 2023/61925 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle, " .. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/143 Karar sayılı ilamında mahkumiyet hükmüne ek olarak "TCK 58 md.si uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine" karar verildiği ve bu hükmü sanık temyiz ettiği halde, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/149 Karar sayılı kararında "ikinci kez mükerrir olduğu için, TCK'nun 58. Maddesi uyarınca hükmolunan cezanın 5275 sayılı kanunun 108/3 md.si uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi" ve bu hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından onanmasına ve bu yolla cezayı aleyhe değiştirme yasağının ihlal edildiğine yöneliktir.
Bilindiği üzere cezayı aleyhe değiştirme yasağı, hükmün temyiz incelemesine başlarken, bakış açısını belirleyen bir usul kuralı olduğu gibi, bozmadan sonraki aşamada da ceza miktarının sınırını belirleyen bir yargılama ilkesidir. Bu sebeple temyiz incelemesinde öncelikle temyizin lehe veya aleyhe mi olduğu tespit edilip, inceleme buna göre yapılmalı ve sanık lehine tecelli eden bir hatanın doğuracağı hukuki neticeler aleyhte başvuru bulunmadıkça değiştirilmemelidir.... Bu kuralla ilgili olarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/4. maddesinde ise; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun'daki açık düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; yaptırımı ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza miktarı ile sınırlı olacak, sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen ceza ve sonuç önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacaktır. 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması da mümkün değildir. 5275 sayılı Kanunun 108. Maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz şartları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın üçte ikisi olarak belirlenmiştir. Yine 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinin 3. Fıkrasına göre, "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir". Koşullu salıverme imkanını ortadan kaldırması bakımından, ikinci kez mükerrirliğin daha ağır sonuçlar içerdiği açıktır. TCK'nın güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümünde yer almasına rağmen maddi ceza hukukuna ilişkin olan ve hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında herhangi bir karar alınması da mümkün olmayan tekerrür hükmünün, kazanılmış hak oluşturacağı, başka bir ifadeyle aleyhe değiştirme yasağına konu olacağı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Somut olaya gelince, sanık ... hakkında açılmış kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesi 2014/143 Karar sayılı ilamında mahkumiyet hükmüne ek olarak "mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verdiği" ve bu hükmü sanık temyiz ettiği halde, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/149 Karar sayılı kararında "ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına" karar verdiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, infaz rejimini sanık aleyhine değiştiren ve koşullu salıverme olanağını ortadan kaldıran ikinci hüküm, 1412 s. CMUK'un 326/son maddesindeki düzenlemeyi ihlal eder nitelikte görülmüş olduğundan, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2020/2370 Esas, 2021/12141 Karar sayılı kararının kaldırılması, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2019 gün ve 2018/235 Esas, 2019/149 Karar sayılı kararının BOZULMASI, anılan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair kısmın hükümden çıkartılarak; TCK 58 maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanması.." talebine ilişkindir. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
Dosyanın incelenmesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KD - 2023/61925 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan itirazın kabulü ile Yargıtay (6). Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/2370 Esas, 2021/12141 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2014 tarihli ve 2013/288 Esas, 2014/143 sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükmünde mükerrir olduğu kabul edildiği ancak tekerrüre dayanak kararın gösterilmediği ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu hususunun belirtilmediği, sözkonusu mahkumiyet hükmünün de sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alındığında, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince cezanın aleyhe değiştirilmeyeceği gözetilmeden bozma sonrası kurulan mahkûmiyet hükmünde sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle itiraza uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasından, "..ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 58 md.si uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.