3. Ceza Dairesi         2023/6193 E.  ,  2023/4286 K.

"İçtihat Metni"

¸

T. C.

Y A R G I T A Y

3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L Â M I

T U T U K L U

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma
HÜKÜM: TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, dairenin 13.04.2022 tarih ve 2021/5813 - 2022/1999 sayılı ilamı ile, İlk Derece Mahkemesince verilen ve temyiz incelemesinden geçmemiş olan kasten öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden öncelikle Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarih ve 2022/753 - 2022/825 sayılı Kararı ile, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden ise bozma kararları verildiği, anılan suçlarla ilgili usulüne uygun bir temyiz talebi bulunmadığından münhasıran devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden yapılan incelemede, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve benzer dosyalardan anlaşılması karşısında;

Somut olayda; sanığın Silopi ilçesinde kazılan hendeklerin, kurulan barikatların, döşenen patlayıcıların bulunduğu ve kolluk kuvvetleri ile yer yer çatışmaların yaşandığı mahalde hendek ve barikatlar kazmak, silahlı olarak nöbet tutmak, polis aracına ateş etmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin vahamet arzeden nitelikte bulunduğu ve TCK'nın 302 nci maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden;

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ... ... ... ...

Karar Etiketleri
14.06.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 7165 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 3713 sayılı Kanun TCK md.302 TCK md.62/1 TCK md.302/1 CMK md.302/1