9. Ceza Dairesi         2021/11865 E.  ,  2023/2682 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önce yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'ın kasten yaralama, sanık ...'nın ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kasten yaralama suçlarından anılan suçlar sabit olmadığından beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun teyzeleri ile aralarında husumet olduğuna, dosyadaki rapor içeriğinin gerçekçi olmadığına ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın daha ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
C. Temsil Kayyımının Temyiz İstemi Tüm dosya kapsamı ve rapor içeriklerine göre sanık ...'nın diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiği için atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğine ve sanık ...'ın ise daha ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'ın, diğer sanık ... ile 4 sene aynı evde yaşadıkları, ...'yı ilk evliliğinden olan mağdurun da yanlarında yaşadığı, sanığın zaman zaman mağduru banyoya götürdüğü, cinsel organını mağdurun anüsüne sürdüğü, yine cinsel organını ağzına soktuğu, kucağına oturttuğu, kendisine kadın kıyafeti giydirip makyaj yaptırdığı, tanık ...'in sanık ...'nın kardeşi olduğu, ...'yı arayarak yeğeni olan mağduru özlediğini söylediği, bu nedenle ...'nın mağduru tanığın evine götürdüğü, evden ayrıldıktan sonra tanığın mağduru banyo yaptırmak için elbiselerini çıkarttığında vücudundaki morlukları görünce mağdurdan nedenini sorduğu, mağdurun da tanık ...'e üvey babası ...'ın kendisini darp ettiğini, kucağına oturttuğunu, cinsel organı ile kendisine iğne yaptığını, cinsel organını yalattığını, kendisine makyaj yaptırdığını, evin içinde oynattığını beyan ettiği, bu nedenle tanığın mağduru polis merkezine götürerek şikayetçi oldukları, Mağdurun tanık ...'in evine getirildiğine evde tanık ... ....'nin de bulunduğu, Sanık savunmasında; yüklenen suçu kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını beyan ettiği,

Mağdur hakkında düzenlenen Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.01.2012 tarihli raporunda; anal sfinkter tonusu normal fissür olmadığı, fiili livata bulgusuna rastlanmadığı, sağ uyruk bölgesinde ekimoz gözlendiği, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğunun belirtildiği, Olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinden rapor alındığı, ATK 6. İhtisas Kurulunun 29.04.2013 tarihli raporunda; "... *** ***'un 29.07.2012 tarihinde mağduru bulunduğu ... ***'ın eylemleri sonucu ruh sağlığının bozulduğunun" belirtildiği,

24.11.2006 doğumlu olan mağdurun olay tarihinde on beş yaşından küçük olduğu, olayın yukarıda özetlenen şekilde meydana geldiğinin kabul edildiği,

Sanığın mağdura karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşıldığından yüklenen suçtan cezalandırılmasına, sanık ...'nın ise atılı suçları işlediği iddia edilmiş ise de yüklenen suçları işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir soyut iddiadan başka kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelemesinde

Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.06.2013 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.

C. Sanık ...

Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince

Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli, sanık ... ve diğer sanık ...'nın olayı ihbar eden mağdurun teyzeleri ile aralarındaki husumet iddiaları, yaşı itibariyle beyanları alınamayan mağdur hakkında Sosyal Hizmet Uzmanı bilirkişinin duruşma tutanağına da yansıyan "...duruşma öncesi mağdurla görüştüm... olayı sorduğumda duraksadı, bir süre düşündü, teyzesinin evinde kaldığı sürede tanımadığı bir kişinin kendisine pipisini yalattığını söyledi... mağdur dışarıda ifade konusunda yönlendirilmiş olabilir." şeklindeki beyanı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararında mağdur vekili ve temsil kayyımı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdur vekili ile temsil kayyımının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Haklarında Kasten Yaralama Suçunda Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile temsil kayyımının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ...

Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, mağdur vekili ile temsil kayyımının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
03.05.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önce yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu