9. Ceza Dairesi 2021/15932 E. , 2023/2832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 14.04.2015 tarihli ve 2015/757 numaralı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; sanık lehine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili olarak beraat kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hata hükümlerinin uygulanması durumunda beraat kararı verilmesi gerektiğini, sanığın atılı suçları işlemediğini, kararın bozulmasını ve sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekillerinin Temyiz İstemi
Özetle; sanığın hata hükümlerinden yararlanamayacağını, sanığın başka bir çocuğa da nitelikli cinsel istismardan dolayı dosyası bulunduğunu, buna rağmen cezasında indirim yapıldığını, mağdurenin cinsel birlikteliğe kendi iradesi dahilinde girmediğini, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile alakalı olarak mahkemenin değerlendirmesinin eksik olduğunu, sanık hakkında bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğini, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; ''Mağdur ... ***'ın, facebook.com adlı internet sitesinde sanık ... ***'ı gördüğü ve sanığa arkadaşlık daveti gönderdiği, bir müddet arkadaşlıktan sonra sanıkla sevgili olduğu, mağdurenin sanıkla görüşmek istemesi üzerine 26/12/2014 tarihinde gündüz vakti sanıkla mağdurenin buluştuğu, sanığın mağdureyi yaşamış olduğu evine götürdüğü, burada mağdureyle rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri, sonrasında mağdurenin kendi evine gittiği, bu olaydan 2-3 gün sonra mağdurenin sanığın telefonuna mesaj atarak yanına gelmek istediğini söylediği, sanığın da kabul ettiği, eve gelmeden önce yağmur yağdığı için mağdurenin ıslandığı, sanığın evinin civarındaki markete gelince mağdurenin sanığı aradığı, sanık ve tanığın markete geldikleri, mağdureye geri dönmesini evine gitmesini söyledikleri, mağdurenin ise evde sıkıntı olur diye dönmek istemediği, sanığın mağdureye kurulanması gerektiğini söyleyerek evine gizlice götürdüğü, sanığın odasında önce hep beraber oturdukları, evde sanığın babası tanık ... ***'ın da olduğu fakat mağdurenin geldiğinden haberi olmadığı, tanık ...'in bir müddet sonra sanıkla mağdurenin yanlarından ayrılıp diğer odaya gittiği, sanık ile mağdurenin aynı yatakta birlikte sabaha kadar uyudukları, sabah olunca cinsel ilişkiye girdikleri sübut bulmuştur.
Mağdure İrem hakkında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi Adli Tıp Uzmanı Tarafından tanzim edilen 29/12/2014 tarihli raporda, mağdurenin jinekolojik pozisyonda yapılan muayenesinde kızlık zarının annüler yapıda olduğu, erişkin bir erkeğe ait erekte bir penisin duhulüne uygun olduğu, kızlık zarında saat kadranına göre 8 hizasında vajen duvarına kadar inen eski yırtık ve 6 hizasında taze ekimoz saptandığı, vücuduna organ sokulduğuna dair eski ve yeni bulgulara rastlandığı belirtilmiş olup, bu hususun da mağdure anlatımlarını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavclığı tarafından Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan kamu davası açılmışsa da, sanığın mağdureyle internet üzerinden tanıştığı, mağdurenin yaşını internet üzerinde 17 olarak belirttiği, bu hususun mağdure tarafından da doğrulandığı, sanık ile mağdurenin sevgili olduğu süre ve cinsel ilişkiye girdikleri zamanın tanışmalarından itibaren 15 günlük sürede gerçekleştiği dikkate alındığında, sanığın, mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı görülmediği, mağdurenin cinsel ilişkileri rızası doğrultusunda yaşadığını kabul ettiği gibi, olayın anlatımından da bu hususun anlaşılabileceği görülmekle, Türk Ceza Kanunun 30. maddesinde düzenlemesini bulan Hata hükümleri gereği, mağdurenin yaşında yanılması sonucu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen sanığın TCK 103. maddesinden sorumlu tutulamayacağı, fakat mağdurenin 17 yaşında olduğunu sanan sanığın, rızası dahilinde mağdureyle cinsel ilişkiye girmesinin TCK 104. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, işlendiği yer ve zaman nazara alınarak asgari hadden cezası belirlenmiş, suçun, aynı mağdura karşı iki kez işlendiğinden TCK 43. maddesine göre artırıma gidilmiş, cezanın olası etkileri, sanığın sabıkasız geçmişi, sanığın duruşmalardaki iyi halli tutumu nazara alınarak takdiri indirime gidilmiştir.
Yine sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan açılan kamu davasında, mağdurenin rızası dahilinde eylemlerin gerçekleştiğinin mahkememizce kabul edildiği, mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olmakla beraber, bu hususta sanığın hataya düşürüldüğü, bu suç bakımından da sanığın 17 yaşında olan mağdureye karşı işlenmiş Hürriyeti Yoksun Kılma suçundan muhakeme yapılması gerektiği, mağdurenin 17 yaşında olduğu varsayıldığında göstermiş olduğu rızanın hukuka uygun olacağı, bu halde ise düzenlemesini TCK'nın 234/3. maddesinde bulan Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçunun oluştuğu, katılan ...'ın bu suç açısından da şikayetçi olduğu nazara alınarak, sanığın cezası,suçun işlenmesindeki özellikler, işlenndiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak asgari hadden belirlenmiş'' hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun anne ve babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurunun anne ile baba olması, somut olayda mağdurenin anne-babası olan kanuni temsilcilerinin hiçbir aşamada ifadelerine başvurulmayıp şikayete dair beyanlarının bulunmaması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediği halde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.