5. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2023/6597 Esasına kayıtlı dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dava dosyası birlikte incelenmiştir. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/104 sayılı Kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2015 tarihli ve 2015/6199 Soruşturma, 2015/2128 Esas, 2015/206 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği de hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde ... köyü muhtarı olan sanık ile azalar ... ve ...'in, köy tüzel kişiliğine ait 945, 33 ve 709 parseldeki tarlaları ihaleye çıkartma hususunda karar aldıkları ve bunu karar defterine işledikten sonra imzaladıkları, ardından sanığın ... ve ...'ın haberi olmaksızın alınan kararın altına "Köy tüzel kişiliğine ait yolların malzemeli yolların bakımına karar verilmiştir." ibaresini eklediği, bu şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Mahkemece; sanığın sahtecilik yapmak amacıyla hareket etmediği, sadece yapılmış olan bir durumu kendince doğruya bağlamaya çalışarak görevini kötüye kullandığı kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde yapılan sorgulamada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/161 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine söz konusu davanın Dairemizin 2023/6597 Esasında kayıtlı olduğu ve 12/05/2014 tarihli iddianame içeriğine göre de suç tarihinin 23.01.2014 olması karşısında, bu davanın suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp, derdest olan davaların birleştirilmesi, suçun sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesinin birinci fıkrası göz önünde bulundurularak, sanığa verilecek cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen davalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden kanuni şartların oluşmaması" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması, Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak anılan kanun ve maddenin birinci fıkrasının uygulanması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/104 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap