4. Ceza Dairesi 2021/13657 E. , 2023/21260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1.Şikâyetçi ...'ya yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Şikâyetçi ...'ya yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3.Şikâyetçiler ... ve ... ile katılanlara karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi haksız tahrike, mahkeme kararının usul ve Yasa'ya aykırı olduğuna vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Jandarma görevlisi olan şikâyetçi ve katılanlar tarafından hükümlü olan sanığın rahatsızlığı sebebiyle hastanenin mahkum koğuşuna götürüldüğü, sanığın, şikâyetçi hekimin kendisine uygulayacağı iğne tedavisini kabul etmeyerek taşkın davranışlar sergilemesi üzerine jandarma görevlileri tarafından sedyeye yatırıldığı, hekime yönelik sinkaflı küfürler edip ölümle tehdit ettiği, hekimin tıbbi işlem sonrası mahkum koğuşundan ayrıldığı, sanığın taşkın davranışlarına devam ederek jandarma görevlisi olan şikâyetçi ve katılanlara hitaben "Beni götürün lan, benim ilaçlarımı yazdırın, bir dahaki gelişimde jilet getirerek kendime ve size zarar vereceğim, buraya çok getireceksiniz, çok da zarar vereceğim." dediği olayda; hekime yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit, jandarma görevlilerine karşı zincirleme şekilde sair tehdit suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, hükmün verildiği 05.11.2015 tarihli son oturumda Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanığın, şikâyetçiler ... ve ... ile katılanlara yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek ve bahse konu sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı da düşünülmeden 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Kabule göre; tüm suçlar bakımından, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.