3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; TTK madde 560, “Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, şu kadar ki, bu fil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." Hükmü gereği davanın zaman aşımına uğradığını, davacıların; şirket kira gelirlerinin düşük gösterildiği, kar payı dağıtılmadığı, ortaklara kira geliri ödenmediği iddiaları zaman aşımına uğradığını, davacıların 1ş bu davaya konu yaptıkları hususları bildiği, ayını iddia ve taleplerle açtıkları bursa 1 asliye ticaret mahkemesinin 2018/399 e.. 2019/43 k ve 16/01/2019 tarihli kararına konu davanın 20,03.2018 tarihinde açılmış olması ve üzerinden geçen iki seneyi aşkın süre dikkate alındığında zamanaşımının açıkça görüleceğini, davacılar Bursa 1.Âsliye Ticaret Mahıkemesinde 20.03.2018 tarihinde şirket feshi talebi ile dava açtıklarını, 20.03.2018 Tarihinde açılan dava ile sundukları dava dilekçelerinde, “pay sahibinin hakkını sürekli ve ciddi şekilde ihfal eden durumların var olduğu, şirketin ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı şirketin amacından uzaklaştığının ileri sürüldüğünü, yine bu dava ile zararın doğduğu, kar payı dağıtılmadığı iddiasında bulunulduğunu, bu davanın Bursa 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/399 E.. 2019/43 K ve 20/03/2018 tarihli kararı davacılar lehine sonuçlandığını, Bursa 5.Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/997 E., 2019/825K. ve 30/09/2019 tarihli kararı ile davalı şirketin haklı nedenle fesih şartlarının oluşmaması, davacı ortakların şirket kar payı ile kira alacağı isteminin yerinde olmaması, şirkete ait taşınmazın payları oranında ortaklar adına tescili talebinin şirketler hukuku TTK hükümleri çerçevesinde dinlenme olanağının bulunmaması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/'1. maddesine göre esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin 16.01.2019 tarih 2018/399-2019/43 E. K. sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek davanın esastan reddine karar verildiğini, karar davacılar tarafından temyiz edilerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4836 E., 2021/4728 K. ve 03.06.2021 kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı onandığını, müvekkillerin şirketi ve dolayısı ile ortakları zarara sokan eylem ve kararları bulunmadığını, şirket kayıtlarının da bu iddiayı teyit etmekte olduğunu, davacıların iyi niyetli olmadığını, yönetim kurulu çoğunluğunun ortaklar arasında yapılan açık oylama ile sağlandığını bilmelerine rağmen yönetimi ele geçirme diye adlandırmasından anlaşılmakta olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davacı ortakların dava dilekçesine konu edilen hususlar nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı, kusur ve illiyet bağı prensipleri göz önüne alınarak davalı taraflardan istenip istenemeyeceği, ve bu tutarların davacı tarafa ödenmesine karar verilip verilemeyeceği, tutarın neden ibaret olacağına ilişkindir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap