Esas No
E. 2023/1528
Karar No
K. 2023/1605
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1528

KARAR NO: 2023/1605

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/05/2023

NUMARASI: 2021/441 E. 2023/401 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi tespit ve istirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ: 06/10/2023

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/05/2023 tarih ve 2021/441 E - 2023/401 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında 22/4/2019 tarihinde Özel Öğretim Kurumu Devir Sözleşmesi imzalandığını bu sözleşme ile müvekkili şirkete ait, ... Mah. ... Cad. ... Blok No:... - Melikgazi/KAYSERİ adresinde bulunan ... Şubesi adı ile faaliyet gösteren kurum ile bu kurumların çalışanları ve her türlü demirbaşı ile birlikte ayrıca Milli Eğitim nezdindeki ruhsat kullanım haklarını devralan davalı şirkete devredildiğini, bu sözleşmenin 5.3. maddesine göre; “Mevcut çalışan personellerin kıdem ve ihbar tazminatları ile her türlü işçilik alacakları devralan tarafından ödenecek olup, personellerin özlük hakları saklı kalmak üzere yeni imzalanacak iş akitleri ile devam edecektir. Devredenin bu personellere ilişkin olarak 2 yıl süresince devam edecek olan yasal sorumluluğu nedeniyle doğan zararlarını doğrudan devralana rücu etme hakkı saklıdır.” hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin 5.5. maddesine göre elektrik, su, doğalgaz, her türlü telefon ve internet abonelikleri ile ilgili her türlü diğer abonelik sözleşmelerini devir tarihi olan 02.05.2019 tarihinden itibaren en geç bir ay içinde kendi üzerine naklini sağlamayı kabul ettiğini, devir tarihinden itibaren nakil tarihine kadar doğacak bu borçlardan da devralanın sorumlu olacağının kabul edildiğini, sözleşmenin 5.8. maddesine göre; sözleşmenin imza tarihi itibariyle işletmenin devir tarihinden evvel doğmuş alacakların devredene ait olduğunun ve davacıya iadesinin gerektiğini, devralan davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmediğini, bu bedellerin bir kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, davalıya ait olması gerekirken adına tescil yaptırmadığı telefon aboneliğine ilişkin Ankara MTS'nin 2019/749553 esas sayılı dosyasına 735,71-TL ödeme yaptığını, elektrik aboneliğine ilişkin ödenmemiş 3 adet faturanın 4.911,55-TL güvence bedelinden bu tutarların mahsup edildiğini, devir sonrası döneme ilişkin 21.108,92-TL sigorta prim aslı ve 1.884,33-TL tutarındaki işsizlik prim aslı ile 142,00-TL tutarındaki damga vergisi aslı bedellerini de müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, ayrıca bir kısım öğrencilerin yaptığı ödemelerin de davalının hesap numarasına yapıldığını, internet aboneliğine ilişkin borçların da ödenmediğini ve müvekkilinin ödemek zorunda kaldığından bahisle davalının ödememesi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı şimdilik 10.000,00-TL'lik alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi itibariyle davalı şirketten tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle davanın belirsiz alacak olarak açılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, tutarlar belli iken belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin devirden sonra abonelikleri üzerine almadığı ve müvekkile ait faturaların davacı tarafından ödendiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin abonelikleri devralamamış olmasının sebebinin halen okul devrinin gerçekleşmemiş olmasından kaynaklandığını, davalı tarafın abonelik sözleşmelerini feshetmeyerek gelen faturaları ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kullandığı elektrik, su, internet, doğalgaz vb. giderleri müvekkilinin ödemesinin beklenemeyeceğini, davacı tarafın müvekkile ait herhangi bir borcu ödemesinin söz konusu olmadığını, bu yönde bir ödeme var ise yalnızca fatura değil faturaların ödendiğine dair yazılı belge (makbuz) ibraz etmesi gerektiğini, müvekkilinin yaptığı tahsilatların mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacının davasının tüm alacak kalemleri yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi ek ve kök raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince devir tarihinden sonra davalının yapması gereken ödemelerin davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı bedelleri davalıdan talep etmesinde haklı olduğu kanaatine varıldığından, 52.910,07-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Açılan davanın kabulü ile, 10.000,00-TL'nin dava tarihi olan 17/06/2021 tarihinden ıslah ile artırılan 42.910,07-TL'nin ise ıslah harcının yatırıldığı 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesine özetle; İstinafa konu karar ile dava tarihinden sonraki durumu da kapsar şekilde bir değerlendirme yapıldığını, netice itibariyle hatalı sonuca ulaşıldığını,

18/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda 13.815,00 TL alacak tutarı hesaplanmış iken 27/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda 52.910,07 TL alacak tutarı hesaplandığını, bilirkişi raporunda sayılan dava ve icra dosyaları müvekkile ihbar edilmediği için bahse konu dosyalara ödenen tutarlardan müvekkilin sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkil şirketin devirden sonra abonelikleri üzerine almadığını, müvekkile ait faturaların davacı tarafından ödendiği iddia edilmiş ise de bu iddia gerçek dışı olduğunu, müvekkilin abonelikleri devralamamış olmasının sebebi halen okul devrinin gerçekleşmediğini, müvekkil aboneliklerini üzerine almamış ise davalı tarafın abonelik sözleşmelerini feshetmeyerek gelen faturaları ödemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği şekilde kendi kullanımında olmayan bir işletmenin faturalarını niçin ödediği hususu açıklığa kavuşturulması gereken bir konu olduğunu, davacının kullandığı elektrik-su-internet-doğalgaz vb. giderleri müvekkilin ödemesi kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkil kendisine ait borçları ödemiş olup davacı tarafın müvekkile ait herhangi bir borcu ödemesi söz konusu olmadığını, bu yönde bir ödemesi var ise yalnızca fatura değil faturaların ödendiğine dair yazılı belge (makbuz) ibraz etmesi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilin öğrencilerden haksız olarak tahsilat yaptığı iddia edilmiş ise de müvekkilin tüm tahsilatı mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu, tahsil ettiği bedeller devir öncesine ait olup bu bedelleri tahsil hakkı müvekkile ait olduğunu, dava dilekçesinde zikredilen personelin açmış olduğu işçilik alacakları müvekkil ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, dava dilekçesinde adı geçen personel davacı tarafın sigortalı personeli olduğunu, tazminat ve ücret gibi giderleri de davacıya ait olduğunu, davacının bu bedelleri müvekkile rücu etmesini gerektirir herhangi bir yasal dayanak mevcut olmadığını, bahse konu davalar müvekkile ihbar dahi edilmediğini, belirtilen sebeple haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/441 E. 2023/401 K. 24/05/2023 tarihli kararının kaldırılmasını, davacının davasının tüm alacak kalemleri yönünde reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı her ne kadar bilirkişi raporunda sayılan dava ve icra dosyalarının davalıya ihbar edilmediği gerekçesiyle konu dosyalara ödenen tutarlardan sorumlu olmayacağını iddia etmişse de bu iddianın mesnetsiz olduğunu, devir sözleşmesinde, devralan malvarlığı veya ticari işletmenin borçlarını iç ilişkiler bakımından üstlenmiş sayılacağını, devreden kendisine başvuran alacaklılara karşı ödemede bulunduğu takdirde, borcun tamamı için devralana başvurulacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/10-70 Esas, 2007/163 Karar. 21.03.2007 Tarihli kararının konuya ilişkin olduğunu, söz konusu devir 02.05.2019 tarihinde gerçekleştiğini, ancak devir tarihinden sonra doğmuş olan elektrik, internet, telefon aboneliklerine ilişkin tüketim bedelleri müvekkile yükletildiğini, müvekkilin işbu sebepten doğan zararları borçlu davalı şirketin, borcunu ifa etmemesinden kaynakladığını, konuya ilişkin zarardan TBK madde 112 gereği davalı sorumlu olup bu zararın tahsil edilmesinin gerektiğini, 2001/23 sayılı Avrupa Birliği yönergesi devirden önce doğmuş borçlardan devralanın sorumlu tutulacağına dair bir düzenleme getirildiğini, bu kapsamda yapılacak olan iç hukuk düzenlemeleri devirden önce doğmuş borçlardan devralanı sorumlu tutmadığı takdirde AB mevzuatına aykırı bir iç hukuk düzenlemesi ortaya çıkacağını, hukukumuzun AB yönergelerine uygun bir şekilde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında devralanın sorumluluğunun düzenlendiğini, buna göre; “..devir tarihinde işyerinde veya bir bölümüne mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile devralana geçer.” (md. 6/1) hükmü yer aldığını, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2010/29056 Esas, 2012/41621 Karar sayılı kararında devirden sonraki işçilik alacaklarından devralanın tek başına sorumluluğundan bahsedildiğini, davalı vekili, davalının kendisine ait borçları ödemiş olduğunu, 'davacı tarafin, davalıya ait herhangi bir borcu ödemesinin söz konusu olmadığını, davacının bu yönde bir ödemesi var ise faturaların ödendiğine dair makbuzları ibraz etmesi gerektiğini” iddia etmişse de bu iddia gerçek dışı olduğunu, davalının iddia ettiği yazılı belgeler dava açılırken dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, hali hazırda dosyada mevcut olduğunu, davalı, tahsilatları hukuka ve sözleşmeye uygun olarak yaptığını ve tahsil hakkının kendisine ait olduğunu iddia etmişse de, yapılan tahsilatın davalı ve müvekkil arasındaki yapılan sözleşmenin 5.8. Maddesine aykırı olduğunun açık olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ile de ticari işletmenin malvarlığı unsurlarından bazılarının devir kapsamı dışında bırakılabileceği hükme bağlandığını, devir sözleşmesinde açıkça kapsam dışı bırakılmadığı sürece, işletmeye sürekli şekilde tahsis olunan tüm malvarlığı unsurları devralana geçecek olsa da huzurdaki dosyada bahsi geçen öğrenci alacakları, devralan davalı ile müvekkil arasında akdedilen sözleşmenin 5.8. maddesince ortak irade beyanıyla kapsam dışı bırakıldığını, davalı her ne kadar işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını iddia etmişse de, devir işleminin hüküm ifade edebilmesi için işyerinde yürütülen faaliyetin devralan tarafından devam ettirilmesi gerektiğini, iş sözleşmelerinin hak ve borçları ile işverene geçmesi için işçinin onayı aranmadığını, müvekkil ve davalı tarafından imza edilen sözleşmenin 5.3. maddesinde “Mevcut çalışan personellerin kıdem ve ihbar tazminatları ile her türlü işçilik alacakları devralan tarafından ödenecek oluppersonellerin özlük hakları saklı kalmak üzere yeni imzalanacak iş akitleri ile devam edecektir. Devredenin bu personellere ilişkin olarak 2 yıl süresince devam edecek olan yasal sorumluluğu nedeniyle doğan zararları doğrudan devralana rücu etme hakkı saklıdır.” hükmü bulunduğunu, davalının imza ettiği sözleşmeye aykırı davrandığını, hükümlere riayet etmediğini, devir tarihinden sonra doğmuş borçlar müvekkile yükletildiğini, müvekkile ait olması gereken alacaklar ise, davalı tarafından tahsil edildiğinden davalının sözleşmeye aykırı davranışından sorumlu tutulması gerektiğini, ticari işletmenin devrinde kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk, salt alacaklılara güvence verme amacına yönelik olduğunu, aslında, devreden sorumlu olmayacağı bir borçtan, bir başka ifadeyle paya sahip olmadığı bir müteselsil borçluluk ilişkisinde, kanunun alacaklıları koruma amacı nedeniyle sorumlu olduğunu, izah edilen nedenlerle davalının istinaf başvuru iddialarının reddi gerektiğini, davalının mesnetsiz iddiaları ile istinaf başvurusunun reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davacı dava dilekçesinde; Davacı davalı ile 22.04.2019 tarihli "özel eğitim kurumu devir sözleşmesi" imzaladıklarını bu devir sözleşmesi gereği: "1- Müvekkil, davalıya ait olması gerekirken adına tescil yaptırmadığı telefon aboneliğing ilişkin Ankara MTS'nin 2019/749553 E. Sayılı dosyasına 735,71 TL ödeme yaptığını

2.Davalının ödemesi gereken Mayıs 2019 ayına ait 2.030,03 TL tutarında, Haziran 2019 ayına ait 27,15 TL tutarında Temmuz 2019 Yılı Temmuz Ayı'na ait 813,23 TL tutarındaki toplam 2.870,41 TL fatura bedellerini ödediğini

3.Davalıya ait olması gerekirken ödenmeyen ve devrolunan kuruma ait devredilen dönemden sonraki dönemlere ilişkin 21.1080,92 TL tutarındaki sigorta prim aslı ve 1.884,33 TL tutarmdaki işsizlik prim aslı ile 142,80 TL tutarındaki damga vergisi aslı bedellerini ödediğini

4.Devir tarihi olan 22/4/2019 tarihinden evvel doğmuş ve Sözleşmenin 5.8. maddesine göre kendilerine ait olan eğitim ücretlerinin davalı tarafından tahsil edilen bedellerini

5.Devredilen kuruma ait ve devir tarihinden sonra tahakkuk etmiş internet aboneliğinden kaynaklanan 13/5/2019 Son Ödeme Tarihli 942,80 TL tutarlı , 12/6/2019 Son Ödeme Tarihli 953,50 TL tutarlı , 11/7/2019 Son Ödeme Tarihli 950,50 TL tutarlı , 15/8/2019 Son ödeme Tarihli 973,50 TL tutarında, 12/9/2019 Son Ödeme Tarihli 950,40 TL tutarında , 14/10/2019 Son Ödeme Tarihli 965,90 TL tutarlı , 13/11/2019 son ödeme tarihli 941,20 TL tutarlı, 12/12/2019 Son ödeme târihli 993,50 TL tutarlı , 13/1/2020 Son ödeme tarihli 964,30 TL tutarlı, 13/2/2020 son ödeme tarihli 363,10 TL tutarlı faturaların davalı tarafça yatırılmadığını

7.Devredilen kuruma ait ve devir tarihinden sonra tahakkuk etmiş telefon aboneliği de devralan tarafından ödenmediğini

8.Davalını, sözleşmeye göre işten çıkarmaması gerekirken işten çıkarttığı ... isimli çalışanın özlük haklarını ödemediğinden, çalışan tarafından aleyhlerine Kayseri 6. İş Mahkemesi'nin 2020/349 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını davada hükmedilecek tazminatın da davalıdan tahsili gerektiğini

9.Davalı, sözleşmeye göre işten çıkartmaması gerekirken işten çıkarttığı ... isimli çalışanın özlük haklarını ödemediğinden, çalışan tarafından aleyhlerine Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 2019/870 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığın bu davada hükmedilen tazminatın da davalıdan tahsili gerektiğini" belirterek eldeki davayı açmıştır.

Davalı davacı tarafça halen okul devrinin yapılmadığını bununla birlikte kendilerine ait borçların ödendiğini davacı tarafça kendilerine ait bir borcun yatırılmasının söz konusu olmadığını iş mahkemesinde dava açan personelin davacının personelleri olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

5580 sayılı Özel Öğretim Kanunun 7/son maddesinde Kurumların devri ve nakline ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiş olup 20.03.2012 tarih 28239 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Öğrenim Kurumları Yönetmeliğinin "Devir ve kurucu temsilcisi değişikliği" başlıklı 14. Maddesinde Özel Eğitim Kurumunun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesinin şartları sayılmış Kurum devir işlemlerinin, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatını veren merci tarafından sonuçlandırılmadıkça kurum devredilmiş sayılmayacağı düzenlenmiştir.

Mahkemece davacı ve davalı arasında imzalanan 22.04.2019 tarihli devir sözleşmesi uyarınca davalı tarafça 28239 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Öğrenim Kurumları Yönetmeliğinin 14. Maddesi uyarınca baş vuru yapılıp yapılmadığı, kurum devir işleminin ilgili Valilik tarafından onaylanıp onaylanmadığı, onaylanmış ise onaylanma tarihi sorulmadan onaylanma tarihi itibariyle kurumun devir edilmiş sayılacağı aksi halde geçersiz sözleşme uyarınca tarafların ancak ödediklerini sebepsiz zenginleşme çerçevesinde talep edebilecekleri hususu gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.O halde mahkemece ilgili valiliğe müzekkere yazılarak Özel Öğrenim Kurumları Yönetmeliğinin 14. Maddesi uyarınca devir olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edildikten sonra devir olgusunun gerçekleştiğinin tespiti halinde devir olgusunun gerçekleştiği tarih ve sözleşme hükümleri dikkate alınmak suretiyle devir sonrası döneme ait davacı tarafça yatırılan meblağlar olup olmadığı devir olgusunun tamamlanmadığının tespiti halinde ise davacı tarafça varsa davalının borçları için yatırılan meblağlar bulunup bulunmadığı hususlarında rapor aldırılarak oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekir. Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

2.HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/05/2023 tarih ve 2021/441 E - 2023/401 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3.HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

4.Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,

5.İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

7.H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda,

HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 05/10/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.