11. Ceza Dairesi         2021/22026 E.  ,  2023/5888 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/124 E., 2015/463 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Antalya 6.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/124 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 31.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, Karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.12.2019 tarihli ve 2015/417866 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, şikayetçi sahibi olduğu iş yerinden inşaat malzemesi alıp suça konu 19.100,00 TL bedelli sahte çeki vermek suretiyle üzerine atılı banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.

2.Sanık, çeki kimden aldığı, kimin üzerini doldurduğu ve kimden mal aldığı konusunda aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş, savunmalarını ispatlayacak yazılı delil sunamamıştır.

3.Şikayetçi ..., sanığın keşideci şirket adına geldiğini söylediğini, keşideci şirketi araştırıp güvenilir olduğunu öğrendikten sonra malı verdiğini, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.

4.Tanık N.Y., sanığın çek fotokopisiyle gelip yeğeni olan şikayetçiden mal istediğini, araştırdıktan sonra mal sattıklarını beyan etmiştir.

5.Tanık T.B., sanığı ve diğerlerini tanımadığını, sanığın savunmasında belirttiği hususlarla alakası olmadığını beyan etmiştir.

6.Uzmanlık raporuna göre; çekin üzerinde yazılı bir kısım yazıların fiziksel yolla silinmesinden sonra tahrifen oluşturulduğu, yapılan tahrifatın ilk bakışta dikkati çekmeyeceğinden belgenin aldatma yeteneği taşıdığı belirtilmiştir.

7.Çekte keşideci görünen firma yazısına göre, çekin firmalarına ait olmadığı ve şikayetçiyle bu şekilde alış verişlerinin olmadığını bildirdikleri görülmüştür.

8.Mahkemece, suça konu çek incelenip aldatma kabiliyeti olduğu kabul edilerek, sanığın, bir şekilde ele geçirdiği üzerindeki yazıların bir kısmı fiziksel olarak silindikten sonra yeniden sarf olunarak düzenlendiği sahte çeki şikayetçiden satın aldığı mala karşılık ciro etmeksizin vererek kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Tebliğname Yönünden Tekerrüre esas alınan ilama konu tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/124 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.09.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
06.09.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu