8. Ceza Dairesi         2021/9265 E.  ,  2023/7175 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/51 E., 2016/318 K.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 3.000.00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.04.2021 tarihli, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz istemi, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın rızası ile sanığa ait eşyaların suça konu taşınmazda kaldığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın katılana ait taşınmazı haklı bir gerekçe göstermeden zapt ettiği ve gelen kiracıları kovduğu iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE

A. Tebliğnameye yönelik;

Sanığın dükkanı bir an önce boşaltması için katılanın kendisini taciz ettiğini, katılanın 2015 yılı ekim ayı içerisinde icra kanalıyla boşalttığını, kendisini 15.09.2015 tarihinde şikayet ettiğini öğrenince 19.10.2015 tarihinde suça konu anahtarı katılana teslim ettiğini beyan etmesi karşısında ve sanığın katılanın iş yerinden uyarılara rağmen çıkmayarak suça konu taşınmazı işgal ettiği anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerine yönelik;

Suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 07.01.2016 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1.Sanık hakkında kurulan hükümde, iddianame anlatımı, sanığın savunmaları, katılan ve tanık beyanları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, katılan ve sanığın öncesinde suça konu iş yerinde ortak iş yaptıkları, sanığın piyasaya olan borçlarının ödenmesi karşılığında suça konu iş yerindeki hissesini ve mülkiyet hakkını katılana devrettiği, suça konu binanın iki katlı olduğu, alt katında sanığa ait fazlalık eşyaların bulunduğu, üst katın kiracıya verildiği, ancak kiracının ölümünden sonra sanığın kendisinde bulunan anahtar ile iş yerinin kapısını açmak suretiyle üst katta faaliyette bulunmaya başladığı, katılanın uyarılarına rağmen iş yerinden çıkmayarak suça konu taşınmazı işgal ettiği anlaşıldığından atılı suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın iki katlı suça konu taşınmazı katılana devrettiğini, 2. katında bulunan kiacının kira sözleşmesini de katılana aktardığını, kendisi dükkan kiralayıncaya kadar eşyalarının kalması için katılanın izin verdiğini, uzun süre dükkan aradıysa da bulamadığını, ara sıra dükkandaki eşyalarını kontrol için gittiğini, kendisin de anahtar olduğu için bilgi vermediğini, dükkanı bir an önce boşaltması için katılanın kendisini taciz ettiğini, katılanın 2015 yılı ekim ayı içerisinde icra kanalıyla boşalttığını, kendisini 15.09.2015 tarihinde şikayet ettiğini öğrenince 19.10.2015 tarihinde suça konu anahtarı katılana teslim ettiğini beyan etmesi karşısında; sanık müdafiinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın rızası ile sanığa ait eşyaların suça konu taşınmazda kaldığına ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

Katılan vekilinin lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz isteği, sanık hakkında cezalandırma yapılırken, yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, cezasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasında ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
09.10.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar