11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/346 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 7.000,00 TL ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/346 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/2100 Esas, 2020/6364 Karar sayılı ilâmıyla; " Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2020/855 Esas, 2021/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç kasının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanlar ... ve ...'un birlikte işlettikleri Gölcük Meydanında bulunan 3-5 Babacan adlı birahaneyi 2011 yılının Ekim ayında işlerin kötü gitmesi nedeniyle kapatmak zorunda kaldıklarını, katılanların iş yerlerine ait olan muhtelif sayıda ve özellikteki malzemeleri, sanık ile yaptıkları sözlü kira kontratına istinaden, sanığın deposuna koyduklarını, daha sonra yaptıkları kontrolde eşyaların depoda olmadığını tespit ettiklerini, bu şekilde sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, söz konusu dükkanını katılanlara depo olarak kullanmaları için 3 aylığına kiraladığını ancak katılanların uzun süre gelmediklerini ve kendilerine ulaşamadığını, iş yerini birkaç kez kanalizasyon suyu bastığını eşyaların bir kısmının kullanılamaz hale geldiğini, eşyaların bir kısmını pasaja ayırdığını katılanlardan ücret almadığını, atılı suçu işlemediğini savunduğu anlaşılmıştır. 3.Mahkemece sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Katılanların kapattıkları iş yerlerine ait olan muhtelif eşya ve malzemeleri, kira karşılığında sözlü olarak anlaşmış oldukları sanığa ait depoya koyduklarını, ancak suç tarihinde katılan ...'nin depoyu kontrol ettiğinde malzemelerin depoda bulunmadığını fark ettiğini bu şekilde atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; Sanığın aşamalardaki savunmalarında, katılan ... ile 3 aylık depo olarak kullanması şartı ile 1.000,00 TL karşılığında anlaştıklarını ve ...'in iş yerine ait malzemeleri kendisine ait depoya getirerek bıraktığını, 3-4 ay geçmesine rağmen kimsenin kendisini aramadığını, katılan ...'e de ulaşmaya çalıştığını ancak ulaşamadığını, bir süre sonra deponun kilidinin kırılmış olduğunu ve içeride bulunan katılanlara ait eşyaların bir kısmının depoda olmadığını gördüğünü, daha sonrasında da depoyu iki defa kanalizasyon suyunun bastığını, depoda kalan diğer tüm eşyaların da kullanılamaz hale geldiğini, yine ...'e ulaşmaya çalıştığını ancak ulaşamadığını bunun üzerine de depoda kullanılamaz halde bulunan eşyaları kanalizasyon suyu basması nedeni ile tahliye ettiğini, katılan ...'in de eşyaları koyduktan 1,5 ay sonra ceza evine girdiğini beyan ettiğini, katılan ...'nin ise 6 ay sonra depoyu kontrol ettiğini ve 2014 yılı Ocak ayına kadar da gitmediğini bildirdiğini, katılan ...'in oğlu tanık ...ın da depodan bazı eşyaları almış olduğu, katılanların bu süre içerisinde herhangi bir ödeme de yapmamış olmaları karşısında tüm dosya kapsamından sanığın savunmasının aksine, sanığın suç kastının bulunduğuna dair kesin delil olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre ; Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2020/855 Esas, 2021/37 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap