9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/3943 E. , 2023/4055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen kararında ilk hükümde bulunmayan yeni gerekçelere yer verilmesi ve önceki gerekçenin de kısmen daraltılması nedeniyle direnme olmayıp yeni hüküm niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2015/155 Esas, 2016/453 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.03.2017 tarihli ve 2017/520 Esas, 2017/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/3081 Esas, 2022/2430 Karar sayılı kararı ile "...Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince sanığın olay günü on altı yaşındaki mağdureye yönelik istismar eylemini cebirle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, bu kapsamda mahkemenin kabulünde yer alan delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, tanık anlatımıyla sabit olarak mağdurenin kendisini on beş yaşından büyük gösterdiğine, fiziksel olarak da on beş yaşını geçmiş gösteren mağdureyle sanık arasında karşılıklı rıza ile flörtleşme olduğuna, sanığın cezalandırılmasına ilişkin gerekçenin bir kez dudaktan öpüşmeleri ve sanığın mağdureyi bir kez de boynundan öpmesi olduğuna, sanık hakkında verilen cezanın ağır ve hakkaniyete aykırı olduğuna, mağdurenin yaşında yanılma-hata ileri sürülmüş olmasına rağmen bu hususun gerekçeli kararda detaylı dikkate alınmamış olmasının hatalı olduğuna, sanığın olay günü on altı yaşındaki mağdureye yönelik istismar eylemini cebirle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayıp, bu kapsamda mahkemenin kabulünde yer alan delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığına, verilen kararın usul, kanun, uygulama ve gerçekliğe aykırı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İstemi Özetle, hukuka ve hakkaniyete aykırı kararı temyiz ettiklerine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadan en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ve katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
İddia, savunma, mağdure ve katılanların beyanları, mağdureye ait 12.08.2014 tarihli doktor raporu, mağdureye ait mernis doğum tutanağı ile nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamına göre, katılan mağdureyle sanığın suç tarihinden bir gün önce 11.08.2014 tarihinde Çubuk'da bir parkta tanıştıkları, arkadaş olup telefon numaralarını birbirlerine verdikleri, sanığın saat 21.00 sıralarında mağdureyi arayarak buluşmayı teklif ettiği, katılan mağdurenin iddiasına göre sanığın ısrarları üzerine evden çıktığı, evin yakınına arabası ile gelen sanığın zorla kendisini araca bindirdiği, sanığın savunmasına göre mağdurenin sanığa gelip kendisini evinden almasını söylemesi üzerine sanığın aracıyla gidip mağdureyi evinin yakınından aldığı, mağdurenin kendi isteğiyle araca bindiği, birlikte Çankırı yoluna doğru gittikleri, boş bir arazide sanığın aracını durdurduğu ve sanığın savunmasına göre burada sadece sohbet ettikleri, mağdurenin kendisini dudağından öpmesi üzerine onu dudağından öptüğü, yine mağdurenin isteğiyle boynundan öptüğü, mağdurenin beyanına göre ise mağdurenin sadece dudağından öpmesine izin vermesine rağmen zorla boynundan ve göğüslerinden de öptüğü, mağdurenin çocuk izleme merkezinde psikolog eşliğinde alınan beyanında da sanığın arabanın içerisinde zorla boynundan, göğüslerinden öptüğünü ifade ettiği, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.