6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1969 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit, şantaj ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 delaletiyle 107/1, 53/1; 106/1-1.cümle, 53/1 (şikayetçiye yönelik eylemi) 123/1, 53/1 inci (mağdura yönelik eylemi) maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2015/111 Esas, 2015/590 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 62, 52-2, 50/1 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1. Sanığın şantaj kasdı olmadığına, 2. Vesaire, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay tarihinde katılan ...'nın şikâyetçi ...'nin kızı olduğunu, şikâyetçinin eşinden boşanmış dul bir bayan olduğu ve kızı ile yaşadığı, sanığın ve şikâyetçi ...'nin telefonda tanışarak arkadaşlık ettikleri, ...'nin sanığa kendisine ait bir fotoğraf gönderdiği ve daha sonra sanıktan ayrılmak istediğinde sanığın bu fotoğrafı katılanın ailesine göstereceğini söyleyerek katılan ...'yi tehdit ettiğini, telefonuna mesaj göndererek hakaret ve tehdit ettiğini, daha sonra sanığın katılan ...'ye ait açık fotoğrafı katılan ...'nin kızı olan katılan ...'nın kullanmakta olduğu cep telefonuna SMS gönderdiği anlaşılmıştır. 2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 62 nci maddelerine uyan şantaj suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Şantaj suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 nci maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 16.09.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2015/111 Esas, 2015/590 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname gerekçesinden farklı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın