11. Hukuk Dairesi         2022/4257 E.  ,  2023/4361 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/4 Esas, 2021/43 Karar
HÜKÜM: Asıl ve karşı davanın reddi

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması (asıl dava) ve haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminatın tahsili (karşı dava) davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA VE CEVAP

Davacılar karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; Elginkan Holding bünyesinde faaliyette bulunan müvekkili şirketlerin gerçek kişi sahipleri olan ...-...'in baş harflerine izafeten 1960'lı yıllarda ECA kelimesini marka olarak tescil ettiklerini, ECA markası ile üretilen sıhhi tesisat malzemelerinin kalite, satış sonrası servis ve hizmet desteği nedeni ile tüketiciler düzeyinde iyi bir ün kazandığını ve aranılan malzeme durumunda olduğunu, davalı şirketin kurulup faaliyete geçmesinden sonra 2004 yılında müvekkili şirketlerin WEB sayfasındaki katalogları ile diğer basılı evraklarındaki musluk grubu ürünlerinin resimlerini kendi ürünlerinin resimleri gibi basıp piyasaya sürdüğünü, keza müvekkili şirketlerce üretilen muslukların birebir benzerinin veya iltibasa yol açacak şekilde benzerlik taşıyan ürünleri üreterek piyasaya sürdüğünü, dilekçede ayrıntılı olarak gösterilen 21 adet davalı ürününün müvekkillerinin ürünlerine birebir benzetilmek ya da iltibasa yol açacak şekilde benzetilmek sureti ile üretilmesinin ve piyasaya sürülmesinin, ayrıca kataloglarda gösterilmesinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 56 ncı ve 57 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden davranışlarının menine, refine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davalı karşı davacı hakkında yalan beyanlarda bulunduğuna ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sadece davalının hukuka aykırı eylemlerine karşı yasal haklarını kullandığını, bu durumun haksız rekabet teşkil etmediğinin kuşkusuz olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. KARŞI DAVA VE CEVAP

Davalı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; karşı davalıların müvekkillerinin müşteri ve bayileri ile rakiplerine müvekkilinin taklit mal sattığını yaymakta olduklarını, bu durumun müvekkillerinin şerefi ve haysiyeti ile itibarına zarar verdiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, menine ve 5.000,00 TL manevi tazminatın karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davaya konu oluşturan hiçbir armatürün davacıya ait olmadığını, müvekkilinin kullandığı markanın NEWARC olduğunu ve bu markanın tüm mal ve hizmet grubunda tescilli olduğunu, dava konusu armatürlerin dünyadaki diğer armatür firmaları tarafından da üretilip satıldığını, tescilsiz tasarımların haksız rekabet teşkil etmeyeceğini ve bu şekilde ilelebet korunamayacağını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin, 20.02.2014 tarihli, 2013/171 E., 2014/33 K. sayılı kararı ile davaya konu 2, 3 ve 4. sırada yazılı batarya kollarının davalıya ait tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde yazılı 2, 3, 4, 9, 10, 11 ve 15 nolu ürünlerin herhangi bir teknik, zorunluluk olmaksızın iltibasa yer verilebilecek şekilde davalı tarafından üretilerek kataloğunda gösterildiği, bu ürünler açısından haksız rekabet oluştuğu gerekçesiyle davalının bu eylemlerinin 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı ve 57 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalı ve karşı davacının bu şekilde oluşan haksız rekabetinin menine, hüküm özetinin ilanına, kalan 1, 5, 6, 7, 8 ve 12 kod nolu ürünlerin davalı adına tasarım tescillerinin bulunduğu, hükümsüz kılınıncaya kadar geçerliliklerini sürdüreceği gerekçesiyle fazla istemin reddine; karşı dava yönünden ise karşı davalıların dava konusu edilen ürünleri özgün bir şekilde tasarlayarak kullanmaya başladıkları, davalı tarafın ürünlerini iltibasa yer verecek şekilde üretip pazarlamasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 08.12.2014 tarihli, 2014/13234 E., 2014/19203 K. sayılı kararı ile "bozma sebep ve şekline göre, karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmeksizin, davacının asıl davada dayandığı ürünler bakımından tescilli bir tasarımı bulunmadığı, bu nedenle davalı ürünlerinin davacının dayandığı ürünlerle birebir aynı olmasının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı v.d maddeleri uyarınca haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için dürüstlük kurallarına aykırı şekilde başkasının iş mahsulleri ile ilgili olarak iltibas tehlikesine yol açacak eylemler bulunması ve ürünlerin tanıtıcı işaret ve benzer ibareler suretiyle kullanılması gerektiği, Mahkemece, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve davalı ürünlerinin davalı savunmasında belirtilen tescilli tasarımlar kapsamında olup olmadığı belirlenmeden eksik ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, her iki tarafın da armatür üretimi ve satışı yaptıkları, davaya konu tasarımların bir kısmının dava dışı Yusuf Ziya Tufan adına tescilli oldukları, tescil kayıtları hükümsüz kılınmadığı sürece sahibi adına koruma sağladığı, tescilsiz tasarımların ise ilk kez davacı-karşı davalı tarafça üretilen özgün tasarımlar olduğu, davalı-karşı davacının tescilli olan tasarımlar dışında kalan ve davacı-karşı davalının tasarımları ile benzer olan davaya konu tasarımları kendisine ait "NEWARC" markası ile tanıttığı ve satışa sunduğu, davaya konu tasarımların yer aldığı katalogda kendi ticaret unvanının ve davacı-karşı davalının "E.C.A." markası ile hiç bir benzerliği bulunmayan "NEWARC" markasının yer aldığı, bu nedenle tüketicilerin ürünlerin kime ait olduğunu rahatça ayırt edebilecekleri, davalı-karşı davacının bu ürünleri ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya sürdüğü, dürüstlük kurallarına aykırı şekilde davacı-karşı davalının iş mahsulleri ile ilgili olarak iltibas tehlikesine yol açacak bir eyleminin bulunmadığı, davacı-karşı davalıya ait veya onları çağrıştıracak, tanıtıcı işaret ve benzer ibareler kullanmadığı, bu nedenle eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği, karşı dava yönünden ise, her ne kadar davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalıların kendileri hakkında müşterilere taklit mal sattıklarına dair bildirimde bulunmak suretiyle haksız rekabet yaptıklarını iddia etmişse de, ilk kez davacı-karşı davalı tarafça üretildiği anlaşılan tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı-karşı davacı tarafça satışa sunulduğu, tarafların ürünlerinin birbiri ile benzer olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davacı-karşı davalının bu konuda davalı-karşı davacı hakkında dava açmasının ve kendi tasarımlarını taklit ettiklerine dair iddiada bulunmasının tamamen yanlış ve yanıltıcı olmadığı, yasal haklarını kullanılması niteliğinde olduğu ve haksız rekabet kastıyla hareket edilmediği, haksız rekabetin koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporlarının tamamında, davalı yanca üretilen ürünlerin müvekkillerince üretilen ürünlerle ayniyete yakın derecede benzer olup haksız rekabet teşkil ettiğini belirtilmesine rağmen Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkillerine ait markalarının ve ürünlerin tanınmış olduğunu, davalının bu tanınmışlıktan haksız bir şekilde istifade etmek amacıyla taklit ürünler ürettiğinin dosya kapsamı itibariyle sabit olduğunu, Mahkemece, davaya konu bir kısım ürünlerin, dava dışı Yusuf Ziya Tufan adına tescilli tasarımlar kapsamında kaldığı belirtilmişse de davalı tarafından sonradan geliştirilen bu savunmanın savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmemelerine rağmen bu savunmaya itibar edilmesinin doğru olmadığını, ayrıca Mahkemece, bu tasarımların müvekkilince açılan dava sonucunda hükümsüz kılınarak sicilden terkin edildiğinin gözden kaçırıldığını, Mahkemece, karşı davanın reddine karar verilmesi sebebiyle her bir davacı ve talep için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş oldukları deliller değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, davacı yanca asıl davaya dayanak yapılan ürünlerin anonim mahiyette olup herkesin kullanımına açık olduğunu, armatür sektöründe faaliyet gösteren davacının bu ürünlerin anonim olduğunu bilmemesine imkan bulunmadığını, anonim ürünleri sahiplenen davacının bu ürünlerinin taklidini ürettiğinden bahisle müvekkili hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu, bu davranışın haksız rekabet teşkil ettiğinin açık olduğunu, Mahkemece, bu hususta davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğundan bahisle uyuşmazlığın bu yönden incelenmemesinin doğru olmadığını, bunun yanında, Mahkemenin, taraf ürünlerinin benzer olduğuna ilişkin tespitinin de doğru olmadığını, benzerliğin teknik zorunluluklardan kaynaklandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, davalı yanca üretilen ürünlerin davacı yanca, tescilli bir tasarıma bağlı olmaksızın üretilen ürünlere benzer olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı, karşı dava bakımından ise, karşı davalıların, dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde bir davranışının bulunup bulunmadığı varsa bu davranışın haksız rekabet teşkil edip etmediği ve bu davranış sebebiyle manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin 56 ncı v.d maddeleri

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacılar-karşı davalılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
11.07.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6762 sayılı Kanun 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu