T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/214 Esas - 2023/1031
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi olup cari hesap ekstresi tahsil edilemeyince; davalı şirket aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin borcu olmadığına ilişkin icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 56.897,58 TL müvekkili şirkete borçlu olduğundan icra takibi öncesi ve sonrasında davalı şirket borcunu ödememekte ısrar ettiğini, işbu nedenle borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptali için huzurdaki davayı açma gereği doğduğunu, ayrıca davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava ve takip konusu borç gerek fatura, cari ekstre raporu gerekse davalının kayıtları ile belirli olduğunu, buna karşın likit olan alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile Kahramankazan ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, 17.02.2020 tarihli arabuluculuk toplantısında da müvekkilinin belirtmiş olduğu üzere; davacı şirkete olan borca ilişkin 20.000,00 TL ve 15.000,00 TL olma üzere iki ayrı senet ödemesi yapıldığını, ancak söz konusu ödemelerin cari hesaptan düşülmediğini, takriben 20.000,00 TL değerindeki kalıpların(780 kalıp) emaneten davacı şirkete verildiğini ancak davacı şirket tarafından iade edilmediğini, müvekkilinin cari hesaptan senet ödemelerinin düşüldükten sonra kalan bakiyeyi kabul ettiklerini ancak söz konusu emaneten verilen kalıpların (780 kalıp) iadesini talep ettiklerini belirttiklerini, 30.06.2016 tarihinde 15.000,00 TL değerindeki çek ödemesi dekontunu dilekçe ekinde sunduklarını, yine 20.000,00 TL değerindeki senete ilişkin ödeme de yapıldığını, müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin yapıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak söz konusu ödemeleri cari hesaba geçirmediğini, davacı tarafın bahse konu icra takibini başlatması ve itirazları neticesinde işbu davayı açmakta hiç bir hukuki yararı olmadığını, ortada bir borç olmadığı gibi borç bulunsa dahi borca itirazın açıkça kötü niyetli ve haksız bir biçimde itiraz edildiğinin ortaya konması gerektiğini, davacı tarafın öncelikle alacaklı olduğunu ispatlaması ve devamında ise borca itirazın kötü niyetli olarak yapıldığını ispatlaması gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın , zamanaşımı defileri, hak düşürücü süreler ve dava şartları göz önüne alınarak usulen reddine, aksi takdirde müvekkili aleyhine açılan haksız davanın - davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilerek esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılarak müvekkili davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, tarafların BA-BS formları, bilirkişi raporları, yemin edası ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 16/11/2022 tarihli raporu ile özetle; Davacı ... Şti. ile Davalı ... Şti. arasındaki “İtirazın İptali” davasında davalıya ait defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının 2016 yılında davacıya borçlu olmadığı; 2017 yılı defter kayıtları incelendiğinde davacıya olan borcuna karşılık 1 adet çek verdiği dönem sonunda ise davacıya 56.837,78 TL borçlu olduğu sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 20/02/2023 tarihli raporu ile özetle; Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında 01.03.2019 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalı-borçludan 56.897,58 TL alacağını, asıl alacağın takip tarihinden itiharen işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiği, davalının talimatla dosya kapsamına aldırılan 16.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ticari defter kayıtlarının incelendiği ve “davalıya ait defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının 2016 yılında davacıya borçlu olmadığı, 2017 yılı defter kayıtları incelendiğinde davacıya olan borcuna karşılık 1 adet çek verdiği, dönem sonunda ise davacıya 56.837,78 TL borçlu olduğu”, 2 adet senede ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı tespitlerine varıldığı, davacının 2016-2017 yılı kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 56.897,58 TI. alacaklı olduğu, kayıtlarda davalıdan alınan çekin kayıtlarda yer aldığı ve davalının borcundan mahsup edildiği, ancak davalının iddia ettiği 2 adet senedin davacı kayıtlarında davalı hesabından mahsup edildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, tarafların yasal kayıtları arasındaki farkın 59,80 TL olduğu, bu tutarında davalının kayıtlarındaki farklılıktan kaynaklandığının düşünüldüğü, zira davalının sunduğu muhasebe dışı takip edilen davacıya ait cari hesap dökümü ile davalının bilirkişi marifetiyle incelenen yasal kayıtları arasında rakamsal farklılıklar bulunduğu, muhasebe dışı tutulan cari hesap dökümünün davacının incelenen yasal kayıtları ile senetler hariç birbiriyle uyumlu olduğu, her iki tarafın kayıtlarında davalının davacıya verdiği ve burçtan mahsup edilen çekin tularının yer aldığı, ancak hem davalı hem de davacı kayıtlarında 15.000,00 TL ve 20.000,00 TL tutarlı senetlere ilişkin yasal kayıtlarda tarafların borç alacak ilişkisini gösteren hesaplarda herhangi bir mahsup kaydının yer almadığı, icra takip tarihi olan 01.03. 2019 tarihi itibariyle;davacının kayıtlarına göre; davacının davalıdan 56.897,58 TL alacaklı olduğu, şayet toplamı 35.000,00 TL olan iki adet senet tutarının davalı taratından davacıya ödendiği yönünde kanaat oluşur ise davacının davalıdan bakiye alacağının 21.897,58 TL olacağı, davalının kayıtlarına göre; davalının davacıya 56.837,78 TL borçlu olduğu, şayet toplamı 35.000,00 TL olan iki adet senet tutarının davalı tarafından davacıya ödendiği yönünde kanaat oluşur ise davalının davacıya bakiye borcunun 21.837,78 TL olacağı, davalının iddia ettiği davacıya emanet olarak verilen kalıplara ilişkin hususunda Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ... yemin edasına ilişkin beyanında;"30/09/2017 ödeme tarihli 29/03/2016 düzenleme tarihli 20.000,00 TL bedelli senede ilişkin ödeme aldığımı hatırlamıyorum. Kızımın alıp almadığını hatırlamıyorum. Ödeme yapıldıysa da ben bilmiyorum. Kızım ...'e de bu senede ilişkin ödeme yapıldığını bilmiyorum. Ödeme yapıldıysa da senedi almışlardır. Bizim 58.000,00 TL'lik alacağımız bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 12/06/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 12/06/2019 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder (Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349; 18.06.2020, 709/1122). Gelir İdaresi Başkanlığı'nca dava dosyasına kazandırılan Ba/Bs formları incelendiğinde her iki tarafın fatura kayıtlarının örtüştüğü anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı,kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu kanaatine varılmıştır.Bu kapsamda tarafların ticari defter kayıtları karşılıklı incelendiğinde Bilirkişi 20/02/2023 tarihli raporu ile özetle; Davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında 01.03.2019 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalı-borçludan 56.897,58 TL alacağını, asıl alacağın takip tarihinden itiharen işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiği, davalının talimatla dosya kapsamına aldırılan 16.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ticari defter kayıtlarının incelendiği ve “davalıya ait defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının 2016 yılında davacıya borçlu olmadığı, 2017 yılı defter kayıtları incelendiğinde davacıya olan borcuna karşılık 1 adet çek verdiği, dönem sonunda ise davacıya 56.837,78 TL borçlu olduğu”, 2 adet senede ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı tespitlerine varıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalının davacı şirket yetkilisine ödemeler yaptığı, Hal böyle olunca, söz konusu ödemelerin başka bir ilişkiye yönelik olduğu iddiasını, davacı yan usulüne uygun bir şekilde kanıtlamak zorundadır.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu dekont ve senet incelendiğinde her iki senet bilgileri de incelendiğinde senetteki lehtarın davacı taraf olduğu keşidecisinin davalı olduğu Dolayısıyla davalı tarafın başkaca bir ticari ilişki olmadığına göre davalı taraf savunmasını yazılı delillerle ispat ettiği anlaşıldığından davacının davalıdan 56.897,58 TL alacaklı olduğu, toplamı 35.000,00 TL olan iki adet senet tutarının davalı tarafından davacıya ödendiği ispat edildiğinden davacının davalıdan bakiye alacağının 21.897,58 TL olacağı davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2019/203 esas sayılı dosyası takibe itirazının 21.897,58 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası takibe itirazının 21.897,58 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, Fazlaya dair istemin reddine,
2.21.897,58 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.a)Alınması gereken 1.495,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 971,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 524,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 508,01 TL'sinin davalıdan, 811,99 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)Davacı tarafından yatırılan 971,67 TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.063,87 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 273,00 TL tebligat ve posta gideri ile 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.273,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 874,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6.Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7.Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/10/2023
Katip Hakim
(e-imzalıdır)