9. Ceza Dairesi 2021/4049 E. , 2023/4091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/385 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararı ile sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.01.2018 tarihli ve 14-2015/80330 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun dikkate alınmaması, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Bilirkişi raporunun usulüne uygun hazırlanmaması, şantaj, zorlama ve yardım olması nedeniyle cezanın orantılılığı ilkesiyle çelişir şekilde ceza tayin edilmesi ve katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun dikkate alınmaması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
C. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İsteği
Tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmaması, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olması ve yaşça büyük kişilerle olan ilişkilerini sosyal medya hesabında paylaşması, katılan mağdure tarafından tespiti yapılan evde ve tarihte sanığın kalmaması, raporlarda katılan mağdurenin bakire olduğunun ve ruh sağlığının bozulmadığının belirlenmesi, somut delil bulunmaması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
D. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin ve tanıkların çelişkili anlatımları dışında delil olmaması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
E. Sanık ...
... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin sanık ile savcılık aşamasında bir defa, Mahkemede birden fazla kez cinsel ilişki yaşadığını beyan ederek çelişkiye düşmesi, diğer sanıklarla ilgili tam tarih verirken sanığın eylemleri ile ilgili tarih belirtememesi, sanık ile ilgili verdiği ayrıntıların hatalı olması ve sanığın evi ile ilgili ayrıntıların ise her evde bulanacak şeylere ilişkin olması, sanığın katılan mağdurenin gerçek yaşını ve başka erkeklerle görüştüğünü öğrenmesi üzerine ilişkisine son vermesi nedeniyle husumet sebebinin bulunması, raporlarda katılan mağdurenin bakire olduğunun ve ruh sağlığının bozulmadığının belirlenmesi nedeniyle kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihlerinde on beş yaşından küçük katılan mağdurenin sanıkların farklı tarihlerde birbirlerinden bağımsız olarak direncini kırarak organ sokma suretiyle cinsel istismarda bulunduklarını iddia ettiği, sanıkların katılan mağdure ile kısa süreli görüştüklerine ancak cinsel temaslarının olmadığına yönelik savunmada bulunarak atılı suçlamaları reddettikleri, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıklar ve katılan mağdure arasında duygusal ilişki olduğunun beyanlar ile sabit olduğu, katılan mağdure anatomik bakire olup sanıklar da katılan mağdureyi iddia konusu yerlere götürmediklerini söylemiş iseler de katılan mağdurenin sanıklarla cinsel ilişki yaşadığı yerleri kolluk görevlilerine gösterdiği, bu yerlerin fiziki konumları, eşyaların durumu ile ilgili gitmeyen birinin bilemeyeceği ayrıntılı ifadelerde bulunduğu, katılan mağdurenin anlatımlarında zaman, kişi ve mekan örgüsünün bütünlük arzettiği ve farklı aşamalarda istikrar gösterip değişmediği, husumetin iddia edilmediği ve bulunmadığı, bu itibarla olmamış bir olayı sanıkları ağır bir ceza tehdidi altında bırakacak şekilde kurgulayıp, değişen koşullarda ayrıntıları dahi değişmeyecek şekilde aktarması ve sanıklara özgü durumları da dayanak yapacak şekilde belirtmesinin katılan mağdurenin yaşı da dikkate alındığında olağan hayat tecrübelerine uymadığı dikkate alınarak sanıkların atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İntikal zamanı, katılan mağdurenin kendisini terk etmesi nedeniyle sanık ... ile aralarında husumet bulunduğuna dair beyanı ile annesine intikal öncesi evden kaçtığı dokuz günlük zaman içerisinde yaşça büyük evli bir erkekle kamp yaptıkları şeklindeki anlatımını yargılama sırasında doğrulamaması, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle katılanlar vekillerinin katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle cezadan artırım yapılması, temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin hatalı olduğu ve sair hususlara ilişkin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemenin kabulüne göre tüm sanıklar yönünden 01.06.2011 ve sonrası olması gereken suç tarihinin karar başlığında 01.06.20211 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2013/385 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.